Haberler

Haberler (106)

Şükrü Hüseyinoğlu, Fevziye Şenoğlu ve bazı kardeşlerimiz, NATO’nun Türkiye’de düzenlenen zirvesini protesto amacıyla yaptıkları açıklamalar nedeniyle gözaltına alınmış bulunmaktadır.

Biz Müslümanlar için NATO, uluslararası bir ifsat ve sömürü örgütüdür. NATO zirvesinin ülkemizde yapılmasını kabul edilemez bulduğumuz gibi, bu zirve gerekçe gösterilerek halka ve Müslümanlara yönelik baskıların artırılmasını da kabul etmiyoruz.

Kurulduğu günden bu yana üstlendiği misyon gereği NATO, Müslüman halkların faydasına değil zararına olacak faaliyetlerde bulunmuştur. Nice Müslüman coğrafyanın talan edilmesinde doğrudan veya dolaylı rol oynayan bu organizasyon, Müslüman halklardan toplanan vergilerle ayakta tutulmaktadır. Bununla birlikte NATO zirvesi gerekçe gösterilerek Ankara’da ve ülkenin diğer şehirlerinde çeşitli kısıtlamalara gidilmiştir.

Özellikle NATO’nun en büyük ortağı olan ABD’nin, Gazze’de yaşanan katliamlara doğrudan katkı sunduğunu; bunun yanında komşumuz olan İran’a yönelik bombardımanlarda da birçok masum insanın hayatını kaybettiğini hepimiz biliyoruz. Akan Müslüman kanına rağmen, bu yapıya hizmet eden bir kurumun sorunsuz şekilde ağırlanabilmesi için kendi vatandaşlarına karşı baskı uygulanmasını, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasını ve yapılan gözaltı işlemlerini hukuksuz buluyor, kınıyoruz.

Her Müslümanın ve vicdan sahibi her insanın gönlünde NATO gibi küresel bir ifsat örgütüne ve onu temsil eden emperyalist devlet başkanlarına karşı tepki vardır. Ülkemizde gerçekleştirilen zirveyi protesto etmek amacıyla eylem yapan, yazı yazan ve haklı tepkilerini dile getiren başta Şükrü Hüseyinoğlu ve Fevziye Şenoğlu olmak üzere tüm Müslümanlara ve vatandaşlara yönelik gözaltı kararlarını şiddetle kınıyoruz.

Herhangi bir şiddet olayına karışmadıkları hâlde yalnızca düşüncelerini ve tepkilerini ifade eden insanlara yönelik bu hukuksuz baskıların kabul edilemez olduğunu hatırlatıyoruz. NATO zirvesine yönelik olarak "eylem yapabilirler" gerekçesiyle insanların günlerce gözetim altında tutulması, en temel insan hakkı olan özgürlük ve güvenlik hakkının ihlalidir.

NATO’ya "Hayır!" dedikleri için üç-beş Müslümanın nezarette tutulmasını, muhtemel bir eylem bahanesiyle haklarının kısıtlanmasını ve farklı muamelelere maruz bırakılmalarını da hukuksuzluk olarak değerlendiriyoruz. Müslümanları, Epsteinci ahlaksız ABD Başkanı hatırına bu muameleye tabi tutanların da maksatlarının ne olduğunu ayrıca sormak isteriz.

Ellerinde Müslümanların kanı bulunan yöneticileri memnun etmek adına, mazlum ülke insanlarının baskılara maruz bırakılmasını Müslümanlar olarak kınıyoruz. Yaşanan bu süreç bir kez daha göstermiştir ki ülkeyi yöneten kadrolar, Müslüman halkın temsilcisi olmaktan ziyade uluslararası güç odaklarını memnun etmeyi öncelemektedir. Bu nedenle Müslümanlara yönelik baskı uygulamaktadırlar.

Yapılan bu haksız ve hukuksuz uygulamalara derhâl son verilmesini, NATO zirvesi gerekçe gösterilerek gözaltında tutulan tüm Müslümanların ve vatandaşların bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyor; bu çağrımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Çeşitli İslâm kuruluşların ortak organizesi olan "Kur'an Ayı Ramazan İle Dirilmek" paneli yapıldı.

Panel 14 Şubat 2026 tarihinde Camlica Camii konferans salonunda yapıdlrı.

Panelde sunuculuğu Heseyin Karabacak yaptı.

Panel Osman Dinç hocanın okuduğu Kur'an tilâvetiyle başladı.

Sonra organize ekibin adına hoşgeldin konuşmasını Hüseyin Güzel yaptı ve sonra panele geçildi. 

Panelin yöneticiliğini Asım Şensaltık yaptı. Panelde sırasıyla Yazar Ali Kaçar, Yazar Mehmet Dumuş ve Prof. Dr. Şinasi Gündüz'un 20 dakikalık konuşma yapmalarıyla ilk tur tamamlandı. Sona konuşmacılara sözlerini tamamlamaları ve sorulan sorulara cevap vermeri için 10 dakika da süre virildi.

Panelin tamamlanmasının ardından Şükrü Hüseyinoğlu'nun yaptığı duayla program sona erdi. Program sonunda misafirlere ikramda bulunuldu. Ayrıca Yazar Mehmet Pamak'ın "Kullluk Eksenli Hayatta Ramazan ve Kur'an" kitabı da katılımcılara hediye edildi.


Progarmın video kayıtlarını sizlerin istifadesine sunuyoruz:

Daha önce olduğu gibi yine sosyal paylaşım sitesi Youtube, videolarımızı yayınladığımız kanalımızı Filistin halkının kutlu direnişine verdiğimiz destekten, küresel manada başta Müslümanlar olmak üzere toplumlara, uluslar arası şebekeler tarafından yapılan zulümleri dile getirmemiz sebebiyle "yayın politikalarını ihlal" gerekçesiyle yeniden kapattı.

Sözde fikir özgürlüğünün temsilcileri olan bu paylaşım sitelerini ellerinde bulunduranlar, söz konusu Müslümanların kendi fikirlerini gündeme getirmeleri olduğunda adeta fikir hürriyetini ortadan kaldıran despot zihniyetlere dönüşüveriyorlar.

Bizler Müslümanlar olarak, bu despot baskılara rağmen İslâm'ın bize belirlediği ölçüler içerisinde fikirlerimizi gündeme getirmeye, insanları uyarma görevimizi ifa etmeye devam edeceğiz.

Sizlerden ricamız bu konuda bizlere desteklerinizi sürdürerek yeni açmış olduğumuz sayfamıza abone olmanızı, beğenide bulunarak ve paylaştığımız videolar yorum yaparak destek olmanızı bekliyoruz.

Şimdiden hakkı ayakta tutmak için Müslümanlar tarafından yapılan tüm çalışmaların bereketlenmesini ve insanların bilinçlenmesine vesile olmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz.

Destekleriniz için de şimdiden teşekkür ediyor, Rabbimize verdiğiniz destekleri zayi etmemesi için yakarıyoruz!

YENİ SAYFA LİNKİMİZ:

www.youtube.com/@KURANYURDU-k8h

Kur'an Penceresinden Gazze İmtihanımız Konferansı Yapıldı!

Kur'an Yurdu olarak organize ettiğimiz 2024-2025 eğitim döneminin son konferansı olan "Kur'an Penceresinden Gazze İmtihanımız" konferansı yapıldı! Prof. Dr. Abdurrahman Ateş hocanın konuşmacı olarak katıldığı konferans Kur'an Yurdu dernek binasında 14 Haziran 2025 Cumartesi günü yapıldı.

Abdurrahman Ateş Hocanın, Kur'an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin hayatında zikredilen çeşitli olayların Gazze imtihanımızla ilgilerini anlattığı programın video kayıtlarını sizlerin istifadesine sunuyoruz.

 

Yazar Mehmet Pamak Hoca'nın 3 yeni eseri Hira Yayınlarından çıktı. 

Tevhid Dinine Karşı Statükonun Dini Üst başlığını taşıyan kitapları, Hira Yayınlarından temin edilebiliyor. 

 

Kitap Temin Bilgileri:

Tel: 0555 038 50 51

Mail: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

mehmet pamak yeni kitap

Tâziye

Aralık 02, 2024
İlkav Vakfı'nın çok kıymetli hocalarından Şeyho Duman hocamızın vefatını üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Lakin şuna iman ediyoruz ki her doğan birgün mutlaka ölecektir. Rabbimizin taktir ettiği ecel elbet herkes için birgün tecelli edecektir. Merhum hocamız da kendisi için taktir edilmiş eceline ulaşmış bulundu.
 
Kimi insanlar için ölüm bir kurtuluşun ifadesidir. Ölüm, dünyanın her türlü dert ve kederinin olmadığı bir diyara göçmektir. Hocamız içinde böyle olmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz.
Hayatını İslâm'a ve mücadeleye adamış bir ilim adamıydı. Geriye miras olarak çok kıymetli Müslümanlar bıraktı.
 
Kerametin uçma ve kaçmada değil de muvahhid olarak kalmanın olduğu, hemen her kesimden insanların savrularak ifrat ve tefrit olan uçlara kaydığı bir çağda, istikametini koruyarak Rabbine yürüdü.
 
Rabbim kendisine gani gani rahmet eylesin. Oraya koyduğu mücadeleyi günahları için kefâret eylesin. Geriye bıraktığı sevenlerine öncelikler sabırlar ve onun bıraktığı bayrağı daha ileri ufuklara taşımayı onlar lütfeylesin!
 
İlkav Vakfı ailesine de başsağlığı diliyoruz.

Onkoloji doktoru Mehmet Arslan sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımda Taksim anıtı ile Yahudilerin Hz. Musa’nın yolundan sapıp tapmaya başladıkları bir buzağı resmini beraber kullandığı için tutuklandı.

Mehmet Arslan 10 Kasım gününde Taksim anıtı önünde halka fikirlerini beyan ederken polis tarafından gözaltına alındı. Bugün çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Amacı sadece fikirlerini beyan ederek halkı bilinçlendirmek olan Dr. Mehmet Arslan, sanki bir teröristmiş gibi göz altınması ve hemen tutuklanması tepkilere sebep oldu. Bazı çevrelerin Mustafa Kemal üzerinden yıllardır uyguladığı baskıların yeniden Müslüman davetçilere yönelik uygulanmaya koyulması, ülkenin insan hakları ve fikir hürriyeti konusunda geldiği yerin tedirginlik verici boyutlara yeniden ulaştığı değerlendirmesinde bulunuldu.

Dr. Mehmet Arslan'ın bireysel olarak sokaklarda fikirlini gündeme getirmek dışında toplumun düzenini olumsuz etkileyecek şekilde bir eyleminin olmamasına rağmen, Müslüman davetçilere yönelik fikir hürriyetini bir insan hakkı olarak görmeyen çevrelerin devlet üzerindeki etkilerinin endişe verici olduğu değerlendirmesinde bulunuldu.  

Dr. Mehmet Arslan’ın Taksim anıtı önünde gerçekleştirdiği konuşma:

İktibas Dergisi'nin her ay yaptğı konferansların bu ayki konuğu yazar Asım Şensaltık idi. "Kur'an'da Yahudilik ve Yahudileşme" başlığını taşıyan konferans İktibas Dergisi'nin mekez binasında 27 Nisan 2024 Cumartesi günü gerçekleştirildi.

Kur'an'da bizler için olumsuz örnek olarak gösterilen Yahudilere ait birçok özelliğin bugün kendilerini İslâm'a nispet eden Müslümanlarada görüldüğünü ve bu durumdan kurtulmadan Siyonist Yahudilerle olan mücadalede başarının elde edilmeyeceği vurgulandı. Zihinsel olarak Yahudileşenlerin bu durumlarından arınmadan Filistini kurtamalarının mümkün olmadığının üzerinde duruldu.

 

 

Aksa Tufanı’na ve Filistin’in yiğit evlatlarının direnişine şahitlik eden ve bu mücadeleye, bu cihada seyirci kalmayı kabul etmeyenlerin eylemlerden birisi, 24 Aralık 2023 Pazar akşamı Ankara’da, TDV Kocatepe konferans salonunda gerçekleşti.

Genç Birikim tarafından organize edilen “Aksa Tufanı ve Uyanış” üst başlıklı panelin oturum başkanı, Genç Birikim’den Ali Kaçar idi. Konuşmacılar ise “Aksa Tufanı’nın Oluşumu, Sonuçları ve Bölgeye Yansımaları” konusuyla Musa Akkarî“Aksa Tufanı ve Müslümanların Sorumlulukları” başlığıyla Muhammed Yorgancıoğlu idi. Yorgancıoğlu, aynı zamanda Akkarî’nin konuşmasının tercümanlığını da yaptı.

1971 Kudüs doğumlu olan Musa Akkarî, Siyonist İsrail tarafından 340 yıl hapse mahkûm edilmiş, 20 yıl kadar işgalci Siyonistlerin hapishanelerinde kalmış, 2011 yılında Gilad Shalit esir takasında, bir daha Filistin topraklarına geri dönmemek şartıyla serbest bırakılmıştır. Serbest bırakıldığı zamandan bugüne kadar Türkiye’de yaşayıp Filistin’le ilgili çalışmalar yapmaktadır. Muhammed Yorgancıoğlu ise Zonguldaklı olup uzun yıllar IHH İnsani Yardım Vakfı bünyesinde Suriye koordinatörü olarak görev yapmış ve hâlihazırda Filistin davası için insani diplomasi çalışmalarını devam ettirmektedir.

Panel programı, öncesinde tufan operasyonunu konu alan kısa bir video izletildikten sonra Kur’an-ı Kerim tilaveti ve okunan bölümlerin meallerinin verilmesi ile başladı. Daha sonra oturum başkanı ve panelistler yerlerine davet edilip kısa özgeçmişleri paylaşılarak söz, oturum başkanına verildi.

ali 1

7 Ekim 2023, Bir Milattır

Aksa Tufanı’nın Filistin tarihi için çok önemli bir gelişme olduğunun altını çizerek ve Kassam Tugaylarına muzaffer olmaları duasında bulunarak sözlerine başlayan oturum başkanı Ali Kaçar, “7 Ekim 2023, bir milattır. Gelecekte Filistin ya da Siyonist İsrail tarihini inceleyenler, bu konuyla ilgili araştırma yapanlar, bundan sonra -zannediyorum- ‘7 Ekim öncesi ve sonrası’ diyerek bir araştırmaya girişeceklerdir. Çünkü işgalci siyonist rejim, kuruluşundan şu ana kadar böyle bir operasyonla karşı karşıya gelmemişti. Hep kendisi saldırı yapıyor ve buna karşılık veriliyordu. Ama şimdi, Aksa Tufanı operasyonuyla Kassam Tugayları, ilk kez hem siyonist rejime ve hem de arkasındaki bütün küresel emperyalist güçlere büyük bir ders vermişlerdir. Tufan operasyonunun, aynı zamanda biz Müslümanlar için de bir uyanışa vesile olmasını umut ve temenni ediyoruz” diyerek sözlerini sürdürdü.

İslam Dünyası, Filistin Davasına Dönemsel Destek Veriyor

Aksa Tufanı vesilesiyle bir araya gelmelerinden ve iştirak etmelerinden dolayı misafirlere teşekkür edip selam verdikten sonra sözlerine başlayan ilk konuşmacı Musa Akkarî, konuşmasını üç başlık etrafında sürdüreceğini belirterek şunları ifade etti:

ali 2

“6 Ekim, tufan öncesi ve onu doğuran sebepler (1); 7 Ekim Aksa Tufanının detayları (2) ve sonrasında bölgeye ve dünyaya olan yansımaları (3). Bizler, Filistinli kardeşleriniz olarak bölgenin polisi, jandarması olarak pazarlanan israil’in zulmü altında yaşıyorduk. Bu tarihten önce Batı dünyasının bakış açısına göre İsrail, bölgedeki en demokratik, insan haklarına en saygılı devlet konumundaydı ve aynı zamanda da işgal ordusu, bölgenin süper gücüydü. Bu bakış açısına göre İsrail, karşı konulamaz, güç yetirilemez, karşısına çıkanları birkaç gün içerisinde yenebilecek bir ordu olarak pazarlanıyordu.

Bölgedeki bazı ülkelerin, işgalcilerle daha önce yapmış oldukları savaşlarda aldıkları yenilgileri, israil’in onların gözünde ister istemez bölgenin süper gücü olarak konumlandırdı ve onlar, Mescid-i Aksa davasına ihanet ederek, bu davayı unutarak Siyonist İsrail’le normalleşme yoluna gittiler. Son yıllarda siyonist İsrail, bölgeye dönük zulümlerinde yumuşak bir politika izlemeye başlamıştı. İsrail, son yıllarda şunu iyi gördü: İslam dünyası, Filistin davasına dönemsel ya da mevsimsel olarak destek veriyor. Bir olay, saldırı olduğunda tepkisel olarak Filistin’in yanında olan, Filistin direnişiyle beraber olan bir İslam dünyası ve zaman geçtikçe bu tepkiyi, direnişi unutan bir İslam dünyası.”

ali 3

Akkarî, sözlerinin arasında, toplamda 40 bin Kassam tugayının bulunduğunu ve bu sayının 1300 kadarının hâlihazırdaki cihad eylemini gerçekleştirdiklerini de hatırlattı.

Aksa Tufanı, Beş Alanda Başlatılan ve Sürdürülmesi Gereken Bir Mücadeledir

Aksa Tufanı operasyonu başladıktan sonra Halid Meşal ve İsmail Heniye ile görüşme fırsatı bulduklarının bilgisini veren ikinci konuşmacı Yorgancıoğlu, “Kendilerine şunu sordum: Türkiyeli Müslümanlarla bir araya geldiğimizde, muhakkak sorulacaktır. Sizlerin Türkiye’deki ve dünyadaki Müslümanlara iletmek istediğiniz mesaj ve beklentiniz nedir? Şunu söylediler: Aksa Tufanı, beş alanda başlatılan ve beş alanda sürdürülmesi gereken bir operasyon ve mücadeledir. Bir tanesini Gazze’deki mücahid kardeşlerimiz yerine getirmektedir. Diğer dört alan da siz/biz Müslümanların sorumluluğundadır. Gazze’deki mücahid kardeşlerimizin sorumluluğunda olan ilk alan, askeri olarak sürdürülen mücadeledir. Diğer dördü ise farkındalık seferberliği, medya seferberliği, insani yardım seferberliği, direnişin mali olarak desteklenmesidir” diyerek sözlerinin devamında bu dört sorumluluk ya da merhaleyi özetleyerek açıklamaya çalıştı.

Konuşmaların sonrasında panelistler, kendilerine iletilen soruları cevapladılar.

Oturum başkanı Ali Kaçar, soru cevap bölümünün ardından, yedi şıktan oluşan “Çağrımız” başlıklı bir metin paylaştı. Metin, halkı Müslüman olan ülke yöneticilerini; uyarıcı, hatırlatıcı, görev yapmaya davet edici ve bununla birlikte bütün Müslümanları da kapsayıcı hüviyetteydi.

Ve program, Musa Akkarî’nin kardeşlik, ümmet, vahdet ve zafer içeren duasıyla, duasına yükselen âmînlerle sona erdi.

Program öncesinde başlayıp sonrasında da devam edip son bulan Filistin yararına kermes etkinliği, misafirlerin yoğun ilgisiyle karşılandı ve oldukça anlamlı bulundu.

Yüce Rabbimiz, hem panel programının hem de kermes etkinliğinin her aşamasında can-ı gönülden gayret gösterip katkıda bulunan ve uzak yakın demeden vakit verip hazır bulunan, iştirak eden kardeşlerimizin ecrini, kat kat fazlasıyla versin.

Fatih PALA /Genç Birikim – Ocak 2024

Sayfa 1 / 8