Derya dedikleri, sanma ki sadece tuzlu su!

Deryada yaşar isen, dünya denilen gezegende tonlarca su!

Deryadır binlerin yaşam alanı!

Kaldırma kuvvetiyle, gemileri yüzdüren!

İnsanlar içinse sayısız rızık alanı!

Deryayı görüp te hayasızca soyunup dökülenler!

Deryayı çöplerle kirleten insafsızlar!

Derya; içindeki çöpleri saklamaz, insafsız sahibine iade eder!

 

Derya bu; bir bakarsın Musa (a.s.) yol açar!

Bir bakarsın; Firavun ve ordusunu boğar!

Allah bile batıramaz diyen profesyonellerin Titaniği onda batar gider!

Bâtılın her yerde batacağı gibi!

Amatörlerin gemisi olan Nûh’un (a.s.) gemisi besmele ile onda yol alır!

Hakta olanlar batmaz, hak yolda ölümü öldürdükleri için!

Deryanın dalgaları gemiyi sarınca; dini Allah'a has kılanlar!

Karaya çıkınca; tekrar sapıtanlar!

Yunûs’un (a.s.) balığın karnında, tevbe ile Allah'a yönelmesi!

Derya bu, Hak yolda olanı koruması, batıl yolun yolcusunu boğması.

Yahudilerin cumartesi günü balık yasağı ile imtihanı!

 

Derya Allah'ın emrinde; tuzlu suyu tatlı sudan ayırır!

Derya içindeki görkemli yaşamı ile ayrı bir dünya.

İçindeki türlü türlü canlılar ile Allah'ın güzel sanatı!

İnsanlığın hizmetinde, insanlık ise şükürsüzlüğün hizmetinde!

İnsan denilen varlık; bakıma muhtaç, insanı limanına almazmış!

Uçak gemileriyle denizaltı ve silah yüklü gemilerle kendi ırkına savaşı!

Hiç bitmedi Firavunların rablik savaşı!

Küçücük midesi vardı doydu da gözleri doymadı!

Deryaya ve dünyaya sığmadı da uzayda fitne ve fesat çıkaracak gezegen aradı?

Oysaki verilen onca nimetler; insanlığın imtihan vesilesiydi!

Âdem olan anladı da! Adam olamayan anlamadı!

 

Derya'nın limanı vardı; gemilerini anne şefkatiyle korurdu!

Vira bismillah diyene rızkını hep verir; cömertliği esirgememiş!

Görebilen gözler için, Allah'ın güzel sanatı her yerde!

İncileriyle, mercanlarıyla resifleriyle, aksesuarlarıyla, akvaryum görüntüleri ile muhteşem sanat!

İrili-ufaklı balıklarıyla, kabuklu-kabuksuz canlılarıyla, sayısız nimet zenginliğiyle insana sunulmuş!

Tevbe etmekte zorlanan insan için; halis tevbe imkanı!

İyi dileklerle uğurlanan, hasretle beklenen!

Derya'nın bazen çarşaf gibi sakin, bazen de dalgalarıyla hırçınlaşan insana benzer görüntüsü!

Deryadaki nimetleri şükür edasıyla paylaşan insanlık her daim kazanımda!

Ne mutlu kazananlara, ne mutlu Müslümanca yaşamlarını sürdürenlere!..

Ögeyi değerlendirin
(0 oy)

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.