Elinizi İslâm'dan Çekin!

Bugün bir vatandaş; M. Kamal'e ilgili olarak onunla dalga geçse, rencide edici şakalar yapsa!

Kendi kanunlarında cezası var mıdır? El cevap: vardır.

Ancak kendilerinin Stand-Up/komedyen olduğunu söyleyen şaklabanların; ALLAH ile, Resûl ile, Kur'an ile ve din ile dalga geçtiğinde, bunu milyonlarca insana izletildiğinde neden bu insanlar yargılanmıyorlar?

Nedeninin ben söyleyeyim:

Çünkü o zihniyetlere göre bu yapılanlar “ifade özgürlüğü”.

Biz müminlerin HARAM-HELAL ölçülerini ALLAH'ın kanunları belirliyorsa,

Bu zihniyetlerin helal ve haram sınırını da M. Kamal belirliyor.

Rahmetli Ahmed Kalkan Hocamızın şu sözlerine kulak verelim:

“T.C. Anayasasında kaç tane Atatürk kelimesi geçer. Bir tane ALLAH lafzının geçtiğini söyleyin! Böyle bir devlet. Okullar her şeyiyle müşrik vatandaş yetiştirme amacıyla hizmet eden bir kurum oldu. Müslümanlıkla ilgili en küçük bir görüntüye, şekle, uygulamaya müsaade edilir mi? Tümüyle vahiy'i reddeden bir eğitim ve ekonomi modeli uygulanıyor. Paranın dini olmaz diyen bir zihniyet. Helal-haram diye bir şey yok. Mesele “kanuna uymak” ve vergiyi vermek meselesi.”

Yüce Rabbim Ahmed Kalkan hocamıza rahmet eylesin ve mekanını cennet kılsın.

Hocamız, bu son ifadesinde ki sözleriyle demek istiyor ki!

“Sen T.c. vatandaşı olarak yasa dışı bahis sitelerinden kumar oynarsan, ben de seni yakalarsam sana ceza uygularım.

Ancak; benim milli ve yasal olarak oynattığım piyango, at yarışı, iddaa vs. gibi oyunları oynar ve bunların vergilerini bana ödersen bu durumda oynadığın kumarın bir cezası yok” denilmek isteniyor.

ALLAH'ın hükümleriyle hükmetmeyen kimselere itaat etmek, Allah’ın emrine itaatsizliktir.

“Eğer bir “hak” başkalarına 'helal' iken size 'haram' ise, bilin ki o din ALLAH'ın dini değil, sömürgecilerinizin dinidir." (Malcolm X)

Günümüz politikacılarının yaptığı gibi, A partisi veya B partisi fark etmiyor.

ALLAH (c.c.); “size din olarak İslam’ı seçtim” dediği; tertemiz dinimize zarar vermeye çalışan ister şahıs olsun, ister de topluluk olsun, şunu bilsin ki ALLAH ile olan savaşı kazanamaz.

Tertemiz İSLAM'ı kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaktan çekinmeyen ama laik seküler sistemi ayakta tutmaya yemin etmiş yalan makineleri, siz kimsiniz?

İslam ve laiklik aynı cümlede yanyana kullanılması söz konusu değilken, sizlerin sayesinde kusuru İslam’da arayan cahiliye bir toplumu siz inşâ etmediniz mi?

Evet!

Sözde peygamber Efendimiz (s.a.s) dillerinden düşürmeyen, siz yalan makinalarının gerekse din adamlarının hayatlarına bakıldığında, onun ümmeti hususunun aksine saltanat sürdüğünü görmemezlikten gelmek bir ahlak suçu değil mi?

“Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi!” (Ankebût, 64) diyen; ALLAH (c.c.) neden devreden çıkarıyorsunuz?

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), oyun ve eğlenceden ibaret olan dünya hayatının geçiciliğinin, insanın asıl yurdunun ahiret yurdu oluşunun (Mü’min ; 39) farkında olarak yaşamış ve mütevazı bir hayat sürmüştür.

Onun hayatında bu şuurla yaşadığına dair pek çok örnek görmek mümkündür.

Nitekim bir gün, Abdullah b. Mes’ûd, Hz. Peygamber’in bir hasır üzerinde yattığını, hasırın izinin de onun mübarek yüzüne iz yaptığını gördüğünde; “Anam babam sana feda olsun yâ Resûlallah! Keşke bize haber verseydin de hasırın üzerine seni koruyacak bir şey serseydik.” dedi.

ALLAH Resûlü (s.a.s.) ise, dünya hayatında kendisini yalnızca garip bir yolcu olarak tanımlayan şu sözleri söyledi: “Benim dünya rahatlığı ile işim yok. Ben dünyada, bir ağacın altında bir süre gölgelenen ve sonra oradan ayrılarak yoluna devam eden binitli bir yolcu gibiyim.” (İbn Mâce, Zühd, 3)

Şimdi “peygamberimizin yaşamını ve davasını anlama noktasında, onun ümmetinin bir parçası mıyım” diye herkes kendisini sorguya çekmeli değil mi?

Siz yalan makineleri; eğer peygamber efendimizin davasını anlamadıysanız?

O kirli siyasetinize alet ederek ismini de anmayın.

Yeter artık, dinimiz olan İslam’a verdiğiniz zarar.

Rabbimiz bizi razı olacağı, hakkı ve sabrı tavsiye eden, dinini yeryüzüne hâkim kılacağı kullarından eylesin.

Selam hidayete tabi olan kimselerin üzerine olsun!