Login to your account

Username *
Password *
Remember Me

Create an account

Fields marked with an asterisk (*) are required.
Name *
Username *
Password *
Verify password *
Email *
Verify email *
Captcha *
Reload Captcha
Hızır Yıldırım

Hızır Yıldırım

İnsan bilirim, kafası var beyni yok!

İnsanda kalite düştü, yeryüzü ifsad edildi.

Gazze'de insanlık yok ediliyor, insan olmayanlar sadece izliyor.

Katliama göz yumdu, kafasını kuma gömdü insanlık.

 

Aç bıraktı, yaktı yıktı, talan edip, katletti.

Ne çocuk bıraktı ne kadın bıraktı, vahşileştiler.

Vampirlik içlerine işlemiş, kan içmekten doymadılar.

Gazze'de soykırım var, filim gibi izliyorlar.

 

Siyonistler kanla beslenen aşağılık yaratıklar.

Çağ atlayan insanlık, çağın gerisinde.

Vahşilikte hayvanları geçtiler, insan katleden barbarlar.

İnsanlık Gazze'de sınıfta kaldı.

 

Müslümanlar sadece ismi ile kalınca?

İnsanlık iflas etti, ‘ahsen'den esfele düştü.

Şu dünya hayatı herkes için son bulacak.

Son olmayan öteki âlemde hesap ağır olacak.

 

Cehennemde unutulacak, azabı katmerleşecek.

İnsanlığı hatırlayıp müslim olanlar ise yaratıkların en hayırlısı.

Sonsuz âlemde çilesi ve ızdırabı son bulacak.

O iman eden ve imanını şahit kılanlara korku olmayacak.

"İşte onlar iflas etmeyecektir!.."

Bu diyarlardan bir ramazan hoca geçti. Sakin, sade ve öz yaşamıyla geride güzel anılar bırakarak -inşaAllah- Rahman'ın rızasını kazanmış olarak Rabbine döndü. "Ölümsüzlüğü tattım, ne yapar bana ölüm" diyerek Rab katında diriler kervanına katıldı.

"Bu evrenin, yerlerin ve göklerin Sahibi yüce Allah, Resuller göndermiş; Nuh (a.s.)'mın İlahı, İbrahim (a.s.)'mın İlahı, Musa (a.s.)'mın İlahı, İsa (a.s.)'mın İlahı, Adı övülmüş son peygamber Muhammed (s.a.v.)'mın ilahı. İnsanları uyarmak için içlerinden peygamberler göndermiş; iyilerin cennete, zalimlerin sonsuz cehennemde yanacağına söz vermiştir!" Ashab-ı Kehf’in yiğit gençleri böyle hakkı haykırmıştı. Ramazan Hoca'da hakkı net bir şekilde "haykırmış" bizler de de tasdik ediyor ve kardeşimizin yanındayız!...

Ramazan hoca; Müslümanların ihmal ettiği iyiliği emr, kötülükten nehy görevini üstlenmiş ender şahsiyetlerden biri olmuştur. Mecnun ve deli diyerek yaptıkları hakaretlere aldırmadan Hakkı, eğmeden ve bükmeden dosdoğru mesajı insanlara ulaştırmaya çalışmıştır.

Kimseden teşekkür beklemeden, Allah rızasını sürekli ön planda tutarak insanlara sürekli tebliği yapmış bir çok Müslümanın vebalini kısmen de olsa kaldırmıştır. Mesajlarını açık ve net bir şekilde Kur'an ve sünnet ışığında gündemleştirdiği gibi herkesin anlayabileceği bir dil kullanması da takdire şayandır.

Akademik dil kullanmadan mesajlarını anlaşılır şekilde sunmaya çalıştı. Kendisi de söylediklerini bir fiil yaşayan ve kimseden korkmadan, çekinmeden Allah'ın mesajını, Resûl sav örnekliğiyle, inanmayanların putlarına sövmeden, yürüyen Kur'an misali anlattı da anlattı.

Mazlumu savunan, zalime zalim olduğunu haykıran, Allah'ın otoritesini bütün beşer sistemlerden üstün tutan, çözümü sunan, teferruata boğulmadan öncelikleri sıralayan, cennet yolundaki barikatları kaldırıp yol açan, iman hakikatlerin ne olduğunu, nasıl kurtuluşa erilir reçetesini sunan, samimi üslup ile bu yola kendini adayan ve bedel ödeyen, mü'minin nasıl olacağını örnekleyerek bizlere ayan beyan gösterdi.

Dili yumuşak, din konusunda taviz vermeyen, kendini İslam'a adayan, nefsi istek ve arzularını öteleyen, Allah'ın dini yeryüzüne hakim olması için gece gündüz çalışan, kınayanın kınamasından korkmayan, toplumun yabancı olduğu Tevhidi, şirki, tağutu net ve anlaşır bir şekilde anlatan, bunları anlamadan İslam'ın eksik olacağını, amellerin salihata dönüşemeyeceğini sürekli anlatmıştır.

Sırça köşklerden din anlatmadı. Kendisi zengin gibi yaşaraken fakir peygamberi anlatmadı. Kur'an'ı anlayamazsınız demedi, bu dini hocalar anlar demedi, insanları kandırmadı, yalan söylemedi, rant devşirmedi, ihale almadı, ledun ilmi ile uçmadı, ilmi ile amel etti, halktan biri gibi yani “beşerim” dedi.

Ümmetin ortak değeri güzel mü'min. Müslim olan herkes onu sevdi. Müslümanlıkta sorunu olanlar ise sevmedi, sevemedi, hatta aşağıladı hakaret ettiler. O yılmadı ve hakkı dimdik ayakta tuttu. O çok sevdiği Rabbine şehadetle kavuştu. Artık o güzel yiğidi üzemeyecekler ve katilleriyle ahirette; o büyük mahkemede hesaplaşacak.

Şubat ayı şehadet ayı; sana da nasip oldu. Şehadetin kutlu olsun!

Şehrin uzak diyardan geldi anlattı ama azgınlar onu katletti. Allah için yaşadı, Allah yolunda şehadete ulaştı. "Selam olsun Ramazan hocaya, selam olsun davasını omuzlayan mü'minlere, selam olsun Müslümanca yaşayana, selam olsun mü'mince ölebilene! "

"Rahmet olsun sana yiğidim; şahit gibi yaşayıp, şehadet mertebesine ulaşan güzel Muvahhid!.." Mekânın cennet olsun!...

Gazze şehit ve şehadet şehri.

Çocukları hem şahit, hem şehit.

Vekilim Allah diyen, şehadet erleri.

Bilmem ki kaç Kerbela yaşandı?

 

Gazze'den yayılan ışık aydınlattı dünyayı

Işıl ışıl güzel insanlar var.

Cennete nasıl gidilir, örnek nesil.

Doğup da yürümeden cennete uçanlar.

 

Çocuklar yaşayan âlimler gibi.

Analar şehit çocuk doğurur.

Babalar fedakâr, acıları gömer benliğine

Cihad eder, ölümsüz yiğitler.

 

Korkak ve en vahşi zalimler.

İnsanlığın yüz karası yamyamlar.

İnsansız yaratıklar, insan şeytanlar.

Dünyanın en zalimi siyonistler.

 

Çocuklar vaiz olmuş, tebliğde mahirler.

Şehadete yürüyen minik yavrular.

Filistin-Gazze şehadete kan verir.

Dünyanın zalimleri fesat saçarlar.

 

Batıdan doğan güneş aydınlattı.

Filistin için tek yürek oldu.

Vicdanı körelmemiş sadece insan.

Gazze'den yayılan ışık aydınlattı batıyı.

 

Gazze'de mücahidler çetin savaşçı.

Mücahid hem mü'min, hem hatip.

Esir takasında merhametli ve şefkatli.

Dünya izledi, bu nasıl insanlık diye.

 

Gazze'den yayılıyor, İslam güneşi.

İslam nasıl yaşanır, güzel örneklik.

Zalimler yok edelim derken, insanlık dirildi.

İslam'ı Kur'an'dan alınca, İslam'la tanıştı.

 

İslam'ın yüz akı Gazze destan yazıyor.

Şehadetin şahitliği yapan şehit yiğitler.

Diriliyor, diriltiyor insanlığı kaybetmemiş olanlar.

Gazze'nin fedakar ve güzel insanları selamlar olsun sizlere!

İnsanın baş düşmanı cin şeytanı, vesveselerle ve kuruntularla insana günahları güzel gösterir ve insanı saptırır. Aslında buna izin veren insanın kendisidir. İnsan Kur'an ve sünnetüllah boyutunda akleder ve bunun neticesi olarak iman ederse bunun üstesinden gelebilir; cin şeytanın yaptırım gücü yoktur. Hani bir söz var ya: “aklını kiraya vermek”. Kiraya verilmiş akıl insanın kendi kontrolünde değildir; veya aklını vahiy ekseninde kullanmayan insan birileri tarafından yönlendiriliyor demektir.

Rabbimiz birçok ayette bildiriyor.

“Şüphesiz şeytan sizin düşmanınızdır; siz de onu düşman tanıyın. O kendi grubunu alevli ateşin halkından olmaya çağırır.” (Fatır, 6)

En tehlikeli olan ise insan şeytanlardır, çünkü bunların yaptırım gücü vardır. İnsan şaytanın babası da siyonistlerdir.

Dünyanın her alanına sirayet etmişlerdir. Sürekli fitne peşindeler, hangi taşı kaldırsan altından bunlar çıkıyor. İnsanlığın baş düşmanı siyonistler, saptırıcı güçlerini insan üzerinde kullanmışlar, en pis işleri başkalarına yaptırmışlardır.

İnsan anatomisini iyi biliyorlar, bu aşağılıkların, insan deri bankaları bile var.

Gazze'de 80 Filistinliyi öldürüp organlarını çalıp ceset olarak Gazze'ye geri gönderdiler; alçaklıkta sınır tanımayan yamyamlar ordusudur bu zalimler.

İnsanın arzularını, isteklerini, zaaflarını, meylini iyi biliyorlar ve ona göre imalat yapıyorlar. Hangi markete gidersen git çoğunlukla bunların zararlı ürünlerini görürsün. Kendileri bu ürünleri ne tüketirler, nede kullanırlar; ama üretirler.

Ticaretin her alanında faaliyet yürütüyorlar. Banka ve faiz sistemi, sosyal medya, teknolojik aletler, kozmetik ürünler, her tür elektronik aletler, temizlik ürünleri, içecekler, meşrubatlar, moda, avm'ler, sinema, sözde sanatçılar, siyasetçiler, yöneticiler, ajanlık, mafya vs. velhasıl her şeyde parmakları var.

Saptırıcı güçleri; sömürgecilik, katliam, soykırım, cimrilik, barbarlık, kuzu postuna bürünmüş kurt gibidirler. Her ne olumsuzluk aklına gelirse, bunlardan fazlası mevcut. İnsan şeytanı olan siyonistler sadece Yahudiler değildir, Hıristiyan, Budist ve diğer inançlarda da mevcuttur.

Gazze'de katliam ve soykırım yaparak, insanlığa apaçık olarak barbarlık nasıl yapılır gösteriyorlar. Kendinden olmayanları hayvan gibi kabul ediyor ve onlara her şeyi mubah görüyorlar. Kur'an bunlar için “belhum-adal” diyor; hayvanlardan da aşağıda, aşağılık mahluklar.

Yaptırma gücü ise; dünyayı ahtapot gibi sarmış, ağına düşürmediği nerdeyse kimse yok gibi. Müslüman liderler, Müslüman çocukları ve gençleri, sürekli kaos, ifsad, nesli yok etme, faili meçhul cinayetler, işkence vs.

İnsan şeytanı olmanın vasıfları, cin şeytanlara nal toplatacak seviyede çoktur. Cin şeytan, bir kez Allah'a karşı geldi ve onu devam ettiriyor. İnsan şeytanı siyonistler ise Allah'a neredeyse her şeyde itiraz ediyorlar; emri dinlememe, asi olmak, peygamberleri bile katletmek, çıkarları için her şeyi yapabilecek kadar gözü dönmüş aşağılık yaratıklardır.

Asi olduğu konular ise şunlardır: “Üzeyir (a.s.) (haşa) Allah'ın oğlu” demeleri. (Tövbe, 30) “Melekler, Allah'ın kızlarıdır” demeleri. (Nahl, 57) “Allah fakir biz ise zenginiz demeleri, peygamberleri öldürmeleri.” (Al-i İmrân, 181) “Sen ve Rabbin savaşın, biz oturacağız” demeleri. (Mâide, 24) “Cumartesi yasağına uymamaları” (A’raf 163) “Gökten indirilen nimetlerle yetinmeyerek, -yani Allah'a güvenmemeleri- yerden nimet istemeleri” (Bakara, 61) “Allah'ın eli bağlanmıştır” diyerek O’na (cimrilik) isnat etmeleri. (Mâide 64) “Yeminlerini tutmamaları.” (Bakara, 27) “Ahitlerine sadakatsizlik.” (Bakara, 100) “Peygamber, yanlarından ayrılmaya görsün hemen puta taparlar.” (Tâhâ, 83-94) 10 emirin içinden biride “öldürmeyeceksin” buyruğuna uygun hareket etmezler. (İsrâ, 33) “Kendilerinden gelmedi diye Hz. Muhammed’i (s.a.v.) kabul etmemeleri ve Müslümanlara düşman olmaları” (Mâide, 82) vs. birçok meselede Allah'ın emirlerine asi gelmeleri insan şeytanı vasfını fazlasıyla hak ederler.

Cin şeytanın: “Uzak dur, benden. Ben, Allah'tan korkarım” dediği insan tipi siyonistler ve yardakçılarıdır.

“Şeytanın durumu gibi; çünkü insana 'İnkâr et' dedi, inkâr edince de: 'Gerçek şu ki, ben senden uzağım. Doğrusu ben, alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım' dedi.” (Haşr, 16)

Ey Alemlerin yegane ve tek sahibi Yüce Allah! Ey Sahibimiz! Cin şeytanı olmaktan sana sığındığımız gibi insan şeytanı olmaktan da sana sığınıyoruz. Onların emirlerini ve vesveselerini dinlemekten ve onlara tabi olmaktan sana sığınırım! Müslümanca yaşamayı ve Müslümanca ölmeyi bizlere nasip eyle ey Rabbimiz!

Şiir: EBÛ UBEYDE!

Aralık 15, 2023

Filistin direnişinin örnek mücahidi!

Sabırla yoğrulmuş güzel Müslüman!

Dünya Siyonizm’ine kafa tutan adam!

Direnişin ve mücadelenin yiğit evladı!

İslam'ın neferi, Allah'a kulu, halkın önderi!

 

İbadette abid, merhamet timsali, hakkın kulu!

Esir alınamayan, korkusuz yiğit!

İyi öğrenci, iyi öğretmen, güzel mücahid!

Anlatan, anlattığını yaşayan güzel insan!

Mühendis, iş bilen, kılıç kuşanan savaşçı yiğit!

 

İbadetse ibadet, kulluksa kulluk, cihatsa cihat!

Çalışmaktan yorulmayan, üreten, hizmet adamı!

Zâlimlerin korkulu rüyası, mazlumlara müşfik!

Esirlere kendinde olanı paylaşan, cömert mü'min!

Direnişin sembol ismi, İslam'la dirilişe yol açan!

 

Gazze'nin can damarları tünelleri inşa eden!

Çocukların gerçek kahramanı!

Gece Hira’da ibadet, gündüz mücahid!

Dünyanın zâlim ordusuyla nasıl savaşılır, cihadıyla örnek komutan!

Selam olsun sana güzel müslüman, selam olsun tüm mücahidlere!

Gazze; Filistin diyarının teslim alınamayan efsane şehri! Direnişi ile dünyaya örnek şahit ve şehit nasıl olunur, yaşayarak gösteren rol model boyutunda güzel insanlar topluluğu! Büyüğüyle ve küçüğüyle, mücahidi ve müştehidiyle, aile yapısıyla, devlet yapısıyla, şahidi ve şehidiyle ve iman ile salih amel bütünlüğüyle İslâm nasıl yaşanırın örnek ve şahidi müslimler! "Selamlar olsun sizlere!"

Cennet ehli nasıl olunur yaşayarak anlatan; (Kerbela ve Ashab-ı Uhdud gibi mazlumların can yoldaşları) Sadece seyretmekle yetinen, sözde İslâm ülkeleri liderleri; size de iyi seyirler. Yine bol bol kınayın, yerinizden kımıldamayın ve ebabilleri bekleyin bakalım, ebabiller gelse ilk sizi taş yağmuruna tutardı.

Gazze İslâm Üniversitesi; bazen mezun olamayan veya hiç mezun vermeyen dünyada eşi benzeri olmayan başarı oranı çok yüksek talebeler yetiştiren bir üniversitedir.

Mezun olamayan bile cennet yolcusu minik çocuklar.

Gazze İslâm Üniversitesi talebeleri; birçok meslek erbabı, hem ibadeti tam olarak ifa etmeleri, hem de mesleğin gerçek anlamda hakkını vermeleri, akıl nimetini Kur'an üzerinden tam idrak eden ender müminler topluluğu.

Gazze açık bir hapishaneden ziyade; kanunsuz bir şekilde insan katledilen mezbehane gibi bir yerde yaşam ve ölüm bir arada. Şahitliği, gereği gibi yerine getirip şahit olan, şahitliği şehadete dönüştüren şehit ümmet.

Dünya üzerinden cennete en kestirme yoldan gidilebilen şehitler şehri Gazze'de, ölüm öldürülmüş; Rab katında diri olmayı seçen bir toplum her daim Kur'an anlamı ile dirilen ve dirilten özelliği var olan örnek nesil.

Zalimler ne kadar çok katliam yapsalar bile bir ölüp, bin dirilen ve bin dirilten özelliği vardır. Apaçık tebliğ nasıl yapılır; büyüğüyle, küçüğüyle, mücahidiyle dünyaya mesajı tam veren, merhametleriyle öne çıkan güzide talebeler.

Dünyayı zalimlikleri, ekonomik gücü, silah gücü ile insanları sindiren siyonistler bir tek Gazze'yi alamadılar. O yüzden topyekûn zalim devlet yöneticileriyle saldırmakta ve yok etmeye çalışmaktalar. Şehadeti yaşam haline getirmiş bir toplumu yok edemeyeceksiniz, yenilecek ve toptan cehenneme sürüleceksiniz!

"Gavur dediklerimiz nerdeyse imana geldi ama bizim yerli gavurlarımız imana gelmedi!" O bile nasip olmuyor, nasipsizlere. Dünya halkları uyanıyor, inşaAllah İslâm'a fevc fevc girecekler.

Ey Rabbimiz! Ey Sahibimiz! Filistin Gazze'de zalimlerin tuzaklarını ve planlarını boz ve ağır yenilgiye tarumar eyle! Mücahid kardeşlerimize şanlı zaferle yardım eyle! Görünmez ordularına destekle, direnişi başarılı eyle! Biz Müslümanların vahdetini nasip eyle! Bizlerin elleriyle o barbar insan kasapların yıkılışını nasip eyle, Ey Yüce Mevlamız!

Filistin sen nasıl şehirsin ki: Yediden yetmişe sürekli şehit verirsin!

Küçüğü, büyüğü, kadını ve erkeğiyle şehitler şehri!

Toprağın kan kırmızısı, can veren, can alansın!

İmtihan burada, yaşam ve ölüm burada!

Cennetin burada, cehennemin burada!

Seçin beğenin; vicdanlı da burada, vicdansız da burada!

Zâlim burada, mazlum burada, ölüm burada, yaşam da burada!..

Kan kusan makinalar; ölümün acısını nasıl bilsin ki!?

Vicdanlar dumura uğradı, insansız yaratıklar kana doymadı!

Çocuk ne yapsın, çocukluğunu bilmeden göçtü ölümsüz diyarlara!

Filistin'de, yaşlanmadan genç körpecikler düşer toprağa!

Filistin'de vuruldum, bir avuç mülk için!

 

Doymaz ki kana zalim İsrail ve ABD!

Kanla beslenen zâlim yaratıklar;

Döktüğünüz kanda boğulmanız yakındır!

Sanmayın ki yaptığınız yanınıza kâr kalır; cehennem size öyle susamış ki sabırla bekler sizleri!

Orda ne ölür nede yaşarsınız!

Dünyadakiler filim gibi izler ölümleri!

Kendine dokunmadığı için rahatını bozmaz!

Ölen yine ben, acı çeken yine ben!

 

Ben Filistin'li şehit çocuk!

Vurdular beni Gazze Hastanesinde!

Sessiz olun dünya insanlığı; ölümlerimizi de sessiz izleyin!

Sahi suçum neydi? Yoksa Musa’lar, Ömer’ler, Yavuz Selim’ler, Selahaddin’ler doğar diye mi korktun ey zâlim!

Kıydınız masum canlara, insansız zâlim yaratıklar!

Dünya imtihanını bilmeden göçtüm bu diyardan!

Bu vahşetin içinde doğum da ölüm de bir arada!

Kanım toprağa düşünce, bereketleniriz biz, bir ölürsek bin diriliriz!

Korkun ey zâlimler! Sonunuz yakın, ebedi cehennem azabı sizleri bekler!

Selam sizlere ey ümmetin onuru ve şerefi; Kassam’ın yiğitleri ve Ebu Ubeydeleri!

Ümmet ne zaman kendini hatırlar bilinmez ama bir ve birlik olunursa önünde hiçbir güç duramaz.

Kendini İslâm'a nispet eden İslâm coğrafyasındaki ülkelerde yaşayan bireylerin söylemi: “Kusura bakma sağ yanım Filistin! Bizlerde hem esir hem de mahkûm konumda yaşıyoruz.”

Bu zilletten çıkmak gerek, birlikte mücadele etmeden olmaz.

Batılıların birçok tükettikleri ürünler, sömürdükleri İslâm ülkelerinden gidiyor. Sömürge çarklarına çomak sokmak gerek.

Teferruat meselesini öteleyip Kur'an hakikati üzerine birlik ve beraberlik sağlanması her Müslümanın görevidir.

Batılı zalimlerin azgınlaşmasının sebebi bizlerin pasif bir yaşantıya sahip olmamız sebebiyledir.

Batının ve küreselcilerin yaramaz çocuğu siyonist İsrail, zalimlikte level atlayıp kan içmeye devam ediyor. Bunu bütün dünya izliyor ve cılız kınamalar azgın İsrail'i frenlemiyor. Kendi dilinden anlatacak yiğitler aranmakta. İslam coğrafyasına sömürgeci İngilizler İsrail'i habis ur bıçağı gibi ümmetin kalbine sapladı. Kızılderili sözü: “İki balık nehirde kavga ediyorsa oradan kırmızı çizmeli İngiliz geçmiştir.”

“Belki Rabbiniz size merhamet eder; fakat siz eğer yine (fesatçılığa) dönerseniz, biz de sizi yine cezalandırırız. Biz cehennemi kâfirler için bir hapishane yaptık.” (İsrâ, 8)

Batılı zalimlerin yalanları ve katliamları bitmez. Laiklik ideolojisini üretirler ve insanların dine nasıl inanılacaklarını kendileri belirler, demokrasi üretip, İslam coğrafyasına çökerler yani işgal edip yağmalarlar. Bunlar yalan hayatı yaşar, yalan hayatı empoze ederler. Yeryüzünde fitne ve fesat çıkarıp ekini ve nesli de ifsad ederler.

“Bu gibileri, işbaşına geçti mi, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekonomik ve sosyal düzeni bozmaya çalışırlar. Ama Allah bozgunculuğu sevmez.” (Bakara, 205)

Müslümanların kıyamı ile bâtıl zihniyetlerin çöküşe uğrayıp tarihin çöplüğüne atılacakları günler çok yakındır. Kur'an, hayat kitabımız olur ve Allah'ın gerçek kulları olursak; Allah'ın ilahi yardımı gelecek zalimler nasıl bir inkılâpla devrileceğini anlayacaklar.

“İman edip salih ameller işleyen, Allah’ı çokça zikreden, zulmedildikten sonra düşmanına karşı mukabele etmek isteyenler hariç. Ve onlara zulmedenler, nasıl bir inkılâp ile devrileceklerini bileceklerdir (göreceklerdir.)” (Şuara, 227)

Olan ise oranın Müslüman halkına olmakta ve en büyük zararı görmekte, adeta kendilerine soykırım uygulanmakta, dünya ise sadece izlemekte. Batılı kâfirlerden geçtim, Müslüman ülkelerde bu zulmü izlemekteler. Müslümanlar kendi ülkelerinde İslâm'ı hakkı ile yaşayamıyor, elinden geldiğince bir şeyler yapmaktalar; boykot, yürüyüş ve sloganla destek verebiliyor ama yeterli de olmuyor. İsrail ve ABD zalimlikleri tüm hızıyla devam ediyor.

Müslümanlar kıyama kalkmazsa bu zalimler durmayacak ekini ve nesli ifsad etmeye devam edecekler. İsrail belli ki çok azdı lakin sonu inşaAllah yakındır. ABD'nin cürümleri belli; Irak'ta, Suriye'de, Afganistan'da demokrasi adına birçok katliama imza attı. Durduramazsak, durmayacak bu zalim yaratıklar. Müslümanlar kendi iç meselesini ertelemeli ve bu zalimlerle nasıl mücadele edilir diye bir araya gelmeli ve kafa yormalı, yoksa o kafamız da kalmayacak.

"Ey Rabbimiz! Ey göklerin ve yerin sahibi! Biz müslim kullarına birlik beraberlik ve feraset ver; bizi bu zalim ve azgın kâfirlere karşı bizlere yardım et, bizleri bu zalimlere karşı galip getir!

"Bekle bizi ey FİLİSTİN!.."

"Bekle bizi ey Filistin, dünyevileşmekten kurtulursak geleceğiz!"

"Bekle bizi, hele bir pahalılıktan kurtulalım, geleceğiz!"

"Bekle bizi, Mehdi gelsin geleceğiz!"

"Bekle bizi, hilafeti kuralım geleceğiz!"

"Bekle bizi, prangalardan kurtulursak geleceğiz!"

"Bekle bizi, Kur'an'ı hayat kitabı haline dönüştürürsek geleceğiz!"

"Bekle bizi, ölülere okuduğumuz Yâsîn sûresini dirilere okur ve onunla dirilirsek geleceğiz!"

"Bekle bizi, Yâsîn sûresindeki Habib-i Neccar’ın nasıl şehit olduğunu anlar istek geleceğiz!"

"Bekle bizi bekle ey FİLİSTİN!"

 

"Bekle bizi, horozlar sabah namazına kaldırırsa geleceğiz!"

"Bizim buralarda horozlar ötmüyor, herhalde horozlar küstü bize!"

"Bekle bizi, hocalarımız Kur'an hakikatlerini öğretirse geleceğiz!"

"Bekle bizi, ihtilaflardan kurtulursak geleceğiz!"

"Bekle bizi, Müslümanlar kardeşliği hatırlarsa geleceğiz!"

"Bekle bizi, hala ilmihâl meselesini çözemedik, çözersek geleceğiz!"

"Bekle bizi, nefisle cihadı yapar ve nefsimizi ıslah edebilirsek geleceğiz!"

"Bekle bizi, bekle ey FİLİSTİN"

 

"İslâm ülkeleri kıyama kalkarsa, geleceğiz!"

"Batılı zalimlerden kurtulursak, geleceğiz!"

"Söz geleceğiz; hele şu Şiî ve Sünnî meselesini halledelim, geleceğiz!"

"İslâm ülkelerin başındaki, tâğût ve Firavunlardan kurtulursak geleceğiz!

"İslâm ülkeleri İslâm'a kesin dönüş yaparsa geleceğiz!"

"İslâm topraklarında yaşayanları “vehen” hastalığı sardı, tedavi olursak geleceğiz!"

"Sloganlarımızı eyleme dönüştürürsek geleceğiz!"

"Keler deliğine girdik, oradan çıkarak tekrar İslâm yoluna dönebilirsek geleceğiz!"

"İç benliğimizde Yahudilere benzemez; Kur'an İslâm'ına dönüş yaparsak geleceğiz!"

"Bekle bizi ey FİLİSTİN!

 

Onlar hayatı sevdikleri kadar; bizde ölümle barışık bir hayatı önceliklediğimizde hem Filistin hem de Mescid-i Aksa kurtulacaktır inşaAllah!.."

“(Resulüm!) De ki: "Rabbim size ne kıymet verir duanız olmasa? (Ey inkârcılar! Size bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; o halde azap yakanızı bırakmayacaktır!” (Furkan, 77)

İnsan aciz bir varlık olduğu için sürekli duaya ihtiyacı vardır. Duanın kabul olması için neye, nasıl ve kimden isteyeceğini bilmesi gerekir. Kendisi gibi aciz varlıktan isteyenler kulluk bilincini kavrayamamış veya fıtratını bozmuştur.

Ölmeyen, Hay ve Diri olan, hayat bahşeden âlemlerin yegâne tek sahibi olan Allah'tan istemek gerekmektedir.

"Allah (c.c.) en çok sevdiğin olsun, sevincini O'nunla paylaş ve samimi ve içten yakar, üzüntünü O'na arzet ve sakın isyan etme ve güzel bir sabırla sabır göster." Kazanan hep sen olacaksın.

Bir âlimin dediği gibi: "Allah verdi, ben O'nun yolunda verdim; bu yarışım ölüm gelinceye kadar sürdü."

Allah'a borç veren ve içten dua edenin hiç kaybı olmadığı gibi onu cennete sayısız sürprizler bekliyor olacak.

Sıkıntı ile karşılaştın ve çaresizce yol alıyorsan Musa (as)'ı hatırla ve şöyle dua et:   “...Ey Rabbim! Doğrusu bana göndereceğin her türlü hayra, muhtacım” (Kasas, 24)

Yeni evlenecek olan bekârlar için ise: “(Ve o kullar): Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takvâ sahiplerine önder kıl! derler.” (Furkan, 74)

Cahilce günah işleyince Nuh (as)'ı hatırla: “Nuh dedi ki; «İçyüzünü bilmediğim bir şeyi yapmanı istemekten sana sığınırım. Eğer sen beni affetmez, bana merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum.” (Hûd, 47)

Yakınlarımızdan inkâr da direnen ve öğüdü dikkate almayanlar için; İbrahim (as)'ı hatırla ve şöyle dua et: “...Ey inananlar deyin ki: «Rabbimiz, sana güvendik, sana yöneldik, dönüşümüz sanadır.» Rabbimiz! Bizi, inkar edenlerle imtihan etme; bizi bağışla, doğrusu sen, güçlü olan, Hakim olansın.” (Mümtahine, 4-5)

Anne ve baban senin yanında yaşlanırsa onlara öf bile deme onlara şöyle dua et: “Onlara karşı besleyeceğin acıma duygusunun etkisi ile önlerinde alçak gönüllülük kanatlarını indir ve de ki; «Ey Rabbim onlar küçükten beni nasıl büyüttüler ise, sen de öyle merhamet et.» Rabbiniz kalplerinizdeki duygularınızı herkesten iyi bilir. Eğer iyi kalpli kimselerseniz, O kendisine başvuranların günahlarını affeder.” (İsrâ, 24- 25)

Namaz kılan her mü'min anne-babasına ve mü'minlere dua etmeden namazdan ayrılamaz. “Ey Rabbimiz, hesaba durulacağı günde beni, ana- babamı ve tüm mü'minleri affeyle.” (İbrahim, 41)

Günümüzde putlar değişti. Kavram ve ideolojiler artık birer put oldu. Kendimizi ve neslimizi korumakla mükellefiz. Atamız İbrahim (a.s.) duası bizimde duamız olmalı: “Hani İbrahim dedi ki; «Ey Rabbim, bu beldeyi güvenli kıl, beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan uzak tut.” (İbrahim, 35)

Gereksiz yere canlı hayvanları öldürme ve ezip geçme: “Süleyman, karıncanın dediklerini işitince gülümseyerek dedi ki; «Ya Rabbi gerek bana ve gerekse ana babama bağışladığın nimetlere olanca gücümle şükretmemi ve hoşnut olacağın iyi işler yapmamı nasip eyle, rahmetinle beni iyi kullarının arasına kat.” (Neml, 19)

Cahiller sataşınca onlara tebessümle selam vererek ayrıl: “Rahman'ın hâs kulları o kimselerdir ki, onlar yeryüzünde yumuşak adımlar atarak yürürler. Kendini bilmezler onlara sataştıklarında yumuşak sözlerle karşılık verirler.” (Furkan, 63)

Müslüman olarak yaşadığımız bu hayatta Müslüman gibi de ölmeyi, Rabbim biz kullarına nasip etsin.

“Rabbim, sen bana egemenlikten pay verdin, beni olayları (ya da rüyaları) yorumlamaya ilişkin bazı bilgiler ile donattın. Ey göklerin ve yerin yaratanı! Gerek dünyada, gerek ahirette tek dayanağım sensin; canımı Müslüman olarak al ve beni iyi kulların arasına kat.” (Yusuf, 101)