Kuran Yurdu

Zümer Süresi İbn Kesir Açıklamalı Meali Ve Tefsiri

    Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

    1- Kitabın indirilmesi mutlak galip,her işi hikmet dolu Allah tarafındandır

    2 Muhakkak bir sana kitabı hak ile indirdik.O halde dini Allah’a yalnız O’na halis kılarak ibadet et

    3 Uyanık olun.halis olan din yalnız Allah’ındır.Ondan başka veliler edinenler : Biz bunlara ancak bizleri Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz (derler).Muhakkak Allah ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında aralarında hüküm verecektir.Şüphe yok ki Allah yalan söyleyen,kafir olan hiçbir kimseye hidayet vermez

    4 Eğer Allah bir evlat edinmek istese idi,elbette yarattıklarından dilediğini seçerdi.O bundan münezzehtir,O Allah’tır,birdir,her şeye hükmünü geçirendir.

    5 Göklerle yeri hak ile yarattı.Geceyi gündüze dolar,gündüzü de geceye dolar.Güneşi ve ayı musahhar kıldı.Her biri belirli bir süreye kadar akıp gitmektedir.Uyanık olun,o galip olandır,günahları çok çok bağışlayandır

    6 Sizi bir candan yarattı.Sonra ondan eşini yarattı ve sizin için davarlardan sekiz çift yarattı.Sizi analarınızın karnında üç karanlık içinde bir yaratılıştan sonra öbür yaratılışa geçirerek yaratıyor.İşte bunları yapan Rabbiniz Allah… Mülk yalnız O’nundur,O’ndan başka ilah yoktur.Böyle iken nasıl döndürülüyorsunuz?

    7 Eğer kafir olursanız şüphesiz Allah size muhtaç değildir.Bununla birlikte O kullarının kafir olmalarına razı olmaz.Eğer şükür ederseniz faydanız için ondan razı olur.Yük yüklenici hiçbir kimse başkasının yükünü yüklenmez.Sonra dönüşünüz Rabbinizedir.O size neler yapmakta olduğunuzu haber verecektir.Çünkü o göğüslerin özünü çok iyi bilendir

    8 İnsana bir zarar isabet etse o Rabbine dönerek ona dua eder sonra ona kendi lütfundan bir nimet verirse ona yalvardığını unutur ve yolundan saptırmak için Allah’a eşler koşar.De ki : Küfrünle biraz eğlene dur! Muhakkak sen cehennemliklerdensin.

    9 (O mu) yoksa Ahiretten korkarak,Rabbinin rahmetini umarak,gece saatlerinde kıyamda durarak,secde ederek itaatte bulunan kimse mi (hayırlıdır?)  Deki : Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak özlü akıl sahipleri öğüt alır.

    10- Deki : Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkun.Bu dünyada ihsanda bulunanlara bir güzellik vardır.Allah’ın arzı da geniştir.Sabredenlere de ecirleri hiç şüphesiz hesapsız verilir.

    11- Deki : Ben Allah’a,dini yalnız ona halis kılarak ibadet etmekle emrolundum

    12- Müslümanların ilki olmakla da emrolundum.

    13- Deki : Ben Rabbime isyan edersem gerçekten büyük bir günün azabından korkarım

    14- Deki : Ben dinimi kendisine halis kılarak ancak Allah’a ibadet ederim.

    15- Artık siz ondan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin.Deki : Gerçekten zarar edenler kıyamet gününde hem kendilerini,hem de bağlılarını kaybedenlerdir.Uyanık olun! İşte bu,apaçık hüsranın ta kendisidir.

    16- Onların üzerlerinde de ateşten tabakalar,altlarında da tabakalar vardır.İşte Allah bununla kullarını korkutuyor.Ey benim kullarım,benden korkun.

    17- Tağuta ibadet etmekten sakınıp Allah’a dönenlere,işte onlara müjde vardır.O halde sen de müjde ver o kullarıma ki,

    18- Onlar sözü işitip,en güzeline uyarlar.İşte onlar Allah’ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir ve işte bunlar özlü akıl sahibi olanların ta kendileridir.

    19- Ya aleyhine azap sözü hak olmuş kimseyi,(bu yüzden) ateşte bulunan kişiyi sen mi kurtaracaksın?

    20 Fakat Rablerinden korkanlar için,onlar için konaklar,birbirleri üzerine bina olunmuş ve altlarından nehirler akan köşkler vardır.Allah’ın vaadidir,Allah vaadinden dönmez.

    21 Görmez misin ki Allah gökten bir su indirip,onu yeryüzünde kaynaklara yerleştirmekte,sonra onunla renkleri türlü türlü ekinler çıkarmakta sonra o ekinler kurumaktadır? Sen de onu sararmış görürsün.Sonra da onu ufalanmış çöplere döndürür.Muhakkak bunda özlü akıl sahipleri için ibret vardır.

    Bundan öğüt alıp dünyanın da bu durumda olduğu ibretini çıkartanlar için öğüt vardır.Dünya önceleri yeşil,göz alıcı ve güzeldir.Sonra da oldukça çirkin bir koca karıya dönmüştür.Genç olan yaşlanır kocar,gücünü kaybedip zayıflanır.Bütün bunların sonra da ölüm gelir.İşte mutlu olan kişi ölümden sonra hali hayırlı olan kimsedir.

    22 Acaba kendisi Rabbinden gelmiş bir nur üzere bulunup da Allah’ın göğsünü İslam için genişlettiği bir kimse (gibi) midir? Allah’ı anmakta kalpleri kaskatı olanların vay haline! İşte bunlar apaçık bir sapıklık içindedirler.

    23 Allah sözün en güzelini müteşabih,tekrar edilen bir kitap halinde indirmiştir.Ondan dolayı Rablerine kalpten saygı duyanların derileri ürperir.Sonra Allah anıldığı için derileri ve kalpleri yumuşar.Bu Allah’ın hidayetidir.Onunla diğediğine hidayet verir.Allah’ın saptırdığı kimseyi doğru yola ileten olmaz

    Mümin İle Facir Ve Günahkarı Birbirinden Ayıran Bazı Özellikler

    Sonra Allah anıldığı için derileri ve kalpleri yumuşar.Bun sebep ise onun rahmetini,lütfunu ümit etmeleridir.Onlar çeşitli bakımlardan kendileri dışında kalan facir ve günahkarlardan ayrılmaktadırlar.

    a- Bunların dinledikleri güzel şeyler Allah’ın ayetlerinin okunmasıdır.Öbürlerinin dinledikleri ise şarkıcı cariye ve kadınların sesleriyle nağmelenen beyitler,şiirlerdir / şarkılardır

    b- Bunlara Rahman olan Allah’ın ayetleri okunduğu zaman edeple,haşyet duymak,ümitle,sevgiyle , anlayarak ve bilerek secde ederek,ağlayarak yerlere kapanırlar.Nitekim şanı yüce olan mübarek Rabbimiz şöyle buyurmaktadır :’Gerçek müminler ancak o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalpleri titrer.Ayetleri karşılarında okunduğu zaman (bu) onların imanını artırır ve onlar ancak Rablerine dayanıp güvenirler.Onlar namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden de infak ederler.İşte onlar gerçek müminlerin ta kendileridir.Onlar için Rableri katında dereceler,mağfiret ve bitmek tükenmek bilmez bir rızık vardır (Enfal 2-4).Onlar ki Rablerinin ayetleriyle kendilerine öğüt verildiğinde bunlara karşı sağır ve kör kimseler olarak  yıkılmazlar (Furkan 73).Yani bu ayetleri dinlediklerinde başka her şeylerle meşgul olarak,başka şeylerle oyalanarak geçip gitmezler.Aksine bu ayetlere manalarını anlayarak,basiretle görerek,dikkatle kulak verirler.Bundan dolayı onlar bu ayetlerin gereğini yerine getirirler.Ona göre amel edenler,bilgisizce ve başkalarına uyarak değil,basiret üzere bu ayetlerin okunduğu yerde secde ederler.

    c- Bu ayetleri dinledikleri vakit edeplerini takınırlar.Tıpkı ashabın (r.a) yüce Allah’ın kelamını Resulüllah (s.a.v)’den dinledikleri gibi onların da derilerinin ürperip sonra Allah’ın anılmasından ötürü kalplerinin yumuşaması gibi.Onlar içlerinde bulunmayan halleri varmış gibi yapay olarak göstermeye kalkışmaz,bağırıp çağırmazlardı.Aksine bu hususta kimsenin onlara yetişemeyeceği derecede sebat,sükun,edep ve haşyet sahibidirler.İşte bunun için dünyada da ahirette de yüce Rabbimizin övgüsüne mazhar olmuşlardı.’Ondan dolayı Rablerine kalpten saygı duyanların derileri ürperir.Sonra Allah anıldığı için derileri ve kalpleri yumuşar’ ayeti hakında şöyle denmiştir: İşte bu Allah dostlarının niteliğidir.Yüce Allah onları derilerinin ürperdiğini,gözlerinin ağladığını ve Allah’ı zikretmekten dolayı kalplerinin yatıştığını söyleyerek nitelendirmektedir.Onları akıllarının başlarından gitmesi ve ayılıp,bayılmalarıyla nitelendirmemiştir.Çünkü bu haller ancak bid’at ehli kimselerde görülür ve bu şeytandandır

    24 Kıyamet gününde azabın kötüsünden yüzünü korumaya çalışan kimse mi? Zalimlere de Kazandıklarınızı tadın denilir.

    25 Onlardan öncekiler yalanlamıştı da bilmedikleri bir yerden azap onlara geliverdi.

    26- Bu sebepten Allah dünya hayatında onlara rüsvaylığı tattırdı.Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür,eğer bilselerdi.

    Allah’ın Verdiği Misal

    27 Andolsun ki biz insanlara,bu Kur’an’da -belki öğüt alırlar diye- her misalden getirdik

    28 Hiçbir eğriliği olmayan Arapça bir Kur’an olarak,olur ki sakınırlar

    29 Allah kötü huylu,ortak birkaç efendisi olan bir adam ile yalnızca bir efendiye ait olan bir diğer adamı misal verir.Bu ikisi örnek olarak eşit olurlar mı? Hamd,yalnız Allah’adır,fakat onların çoğu bilmezler.

    30- Muhakkak ki sen de öleceksin,hiç şüphesiz onlar da öleceklerdir

    31- Sonra muhakkak sizler kıyamet gününde Rabbinizin huzurunda muhakeme olacaksınız

    İbn Abbas’ın şöyle dediği nakledilmektedir: Kıyamet gününde insanlar birbirleriyle davalaşacaklar.Öyle ki ruh ceset ile davalaşacak,ruh cesede : Sen yaptın diyecek,ceset de ruha: Sen emrettin,sen güzel gösterdin diyecek.Bunun üzerine yüce Allah aralarında bir hüküm vermek üzere bir melek gönderecek,melek her ikisine de şöyle diyecek: Sizin misaliniz gözleri gören yatalak bir adam ile diğeri gözleri görmeyen bir kimsenin durumuna benzer.Bu iki kişi bir bahçeye girerler.Yatalak kişi gözleri görmeyene : Ben buralardan birtakım meyveler görüyorum fakat onlara ulaşamıyorum der.Bu sefer gözleri görmeyen kişi : Seni sırtıma alayım,o meyveleri al der.Onu sıtına alır,o da meyveleri alır.Peki bunların hangisi haksızlık yapmıştır diye sorar.Her ikisi : İkisi de deyince bunun üzerine melek onlara : Kendi aleyhinize hüküm vermiş oldunuz diyecek.Yani ceset ruhun bineği,ruh da onun binicisi gibidir.

    32- Allah’a karşı yalan söyleyenden ve hak kendilerine geldiğinde yalanlayandan daha zalim kimdir? Kafirler için cehennemde yer mi yok?

    33- Doğruyu getiren ve onu doğrulayan ise,onlar sakınanların ta kendileridir

    34- Onlar için Rablerinin yanında diledikleri her şey vardır.İşte bu ihsan edenlerin mükafatıdır

    35- Ta ki Allah yaptıklarının en kötü olanlarını örtsün ve yapageldiklerinin en iyisi ile onları mükafatlarını versin.

    Allah Kuluna Kafi Değil Mi?

    36- Allah kuluna yetmez mi? Halbuki onlar seni ondan başkaları ile korkutuyorlar.Allah kimi saptırırsa onu doğru yola ileten bulunmaz

    37- Allah kime hidayet verirse onu da saptıracak olmaz.Allah muhakkak galip ve intikam alıcı değil midir?

    38- Andolsun ki onlara : Gökleri kim yarattı diye sorsan elbette Allah diyeceklerdir.Deki Bana haber verin,Allah’tan başka şu ibadet ettikleriniz eğer Allah bana bir zarar vermek dilerse onlar onun zararını giderecekler mi veya bana bir rahmet dilerse onlar o rahmetini tutabilirler mi? Deki : Bana Allah yeter,tevekkül edecekler yalnız Ona güvenip dayanır.

    Bir hadis-i şerifte Resulüllah (s.a.v) şöyle buyuruyor: Allah’ı hükümlerine riayet etmek suretiyle koru ki,Allah da seni korusun.Allah’ı hükümlerine uyarak koru ki onu hep karşında bulasın.Bolluk ve rahatlık zamanında Allah’ı tanı,hatırla,Allah için birşeyler yap ki,darlık ve sıkıntı zamanında da Allah seni tanısın,imdadına yetişsin.Dilekte bulunacak olursan Allah’tan dile,yardım istersen Allah’tan iste.Şunu da bil ki bütün ümmet sana Allah’ın aleyhine yazmamış olduğu bir zarar vermek üzere bir araya gelip toplansalar dahi sana zarar veremezler ve eğer Allah’ın senin lehine yazmamış olduğu bir faydayı sana sağlamak için toplanacak olsalar sana faydalı olamazlar.Sahifeler(in mürekkebi) kurumuş,kalemler kaldırılmıştır.Yakin içerisinde şükrederek

    Allah için amel yap ve şunu bil ki hoşuna gitmeyen şeylere sabretmende pek büyük bir hayır vardır.Zafer sabırla birliktedir,kurtuluş sıkıntı ile beraberdir ve zorlukla beraber kolaylık vardır

    39- Deki : Ey kavmim haliniz üzere yapabileceğinizi yapın.Doğrusu ben de yapacağım.Pek yakında bileceksiniz

    40 Kendinizi rezil edecek azabın kime geleceğini ve kalıcı azabın kimin üzerine ineceğini

    41 Şüphesiz ki biz sana kitabı insanlar için hak ile indirdik.Artık kim hidayet bulursa kendi lehine,kim de saparsa kendi aleyhine sapmış olur.Sen onların üzerinde bir vekil değilsin.

    42 Allah ölümleri vaktinde ruhları alır,ölmeyerinkini de uykusunda (alır).Hakkında ölüm hüküm ettiğini tutar,diğerini ise belirli bir süreye kadar salıverir.Muhakkak bunda iyice düşünen bir topluluk için ayetler vardır.

    Allah’tan Başka Şefaatçılar

    43 Yoksa onlar Allah’tan başka şefaatçiler mi edindiler? Deki : Ya onlar bir şeye malik olmasalar ve akıl erdimeseler de mi?

    44 Deki : Bütün şefaat Allah’ındır.Göklerle yerin mülkü yalnız O’nundur.Sonra Ona döndürülürsünüz.

    45 Allah bir olarak anılsa Ahirette inanmayanların kalpleri titrer.Ondan başkası anılsa hemen yüzleri güler.

    Ey Göklerin Ve Yerin Yaratanı

    46 Deki: Ey gökleri ve yeri yaratan,gizliyi ve açığı bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kullarının arasında sen hüküm vereceksin

    47- Eğer yeryüzünde olanların hepsi ve onunla birlikte bir o kadarı daha zulmedenlerin olsa,kıyamet gününde azabın şiddetinden onları muhakkak fidye vererek kurtulmak isteyeceklerdi.Halbuki Allah’tan ummadıkları şey kendilerine görünür.

    48 Kazandıkları amellerin fenalıkları kendilerine görünecek ve alaya aldıkları şey onları çepeçevre kuşatıp saracaktır.

    49 İnsana bir zarar dokunduğunda bizi çağırır,sonra biz ona tarafımızdan bir nimet lütfedersek Bu bana ancak bir bilgiden dolayı verilmiştir der.Bilakis o bir imtihandır,fakat onların çoğu bilmezler

    Yüce Allah ‘Bilakis o bir imtihandır‘ buyurmaktadır.Yani durum onların sandıkları,iddia ettikleri gibi değildir.Aksine bizim,ona bu nimeti vermemizin sebebi ona ihsan etmiş olduğumuz bu nimet ile itaat mi edecek yoksa isyan mı edecek,imtihan edelim diyedir.Biz bunun nasıl gerçekleşeceğini bilmekle birlikte böyle yaptık.O halde bu bir fitne yani bir imtihan,bir sınamadır.’Fakat onların çoğu bilmezler’ Bundan dolayı o sözleri söyler,o iddiaları ileri sürerler.

    50 Gerçekten onlardan önce geçenler de bunu demişlerdi,ama onları kazandıkları şeyler kendilerine fayda vermedi

    51 Sonunda da kazandıkları o amellerin kötülükleri kendilerine gelip çattı.Bunlardan zulmedenleri de kazandıklarının kötülükleri yakında gelip bulacaktır.Onlar aciz bırakamazlar

    52 Bilmezler mi ki muhakkak Allah rızkı dilediği kimseye yayar ve kısar? Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için ayetler vardır.

    53 Deki: Ey nefisleri aleyhine ile giden kullarım.Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin,çünkü Allah bütün günahları mağfiret eder.Muhakkak O,çok mağfiret edendir,rahmet edendir

    54 Size azap gelmeden önce Rabbinize dönün ve O’na teslim olun,sonra size yardım olunmaz

    55 Farkında olmadan ansızın azap gelmezden önce Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun

    56 Ta ki kimse : Allah’a karşı işlediğim kusurlardan dolayı vay benim halime ve gerçekten ben alay edenlerdendim demesin

    57 Yahut : Eğer Allah bana hidayet etse idi elbette takvalılardan olurdum demesin

    58 Ya da azabı gördüğünde Eğer benim için bir dönüş imkanı olsaydı,ihsan edicilerden olurdum demesin

    Günahkarlar dünyaya dönmeyi temenni edip,Allah’ın ayetlerini doğrulamış,rasullerine uymuş olmadıklarından hasret çekecekleri için şanı yüce Allah’da şöyle buyuracaktır :Hayır sana ayetlerim gerçekten gelmiş idi.Sen ise onları yalanlamış,büyüklenmiş ve kafirlerden olmuş idin.Yani ey dünyada iken yaptıklarına pişman olan kulum; Sen dünyada iken ayetlerim ortaya konulmuştu ama sen bunları yalanladın,onlara uymayıp büyüklük tasladın ve sen onları inkar eden,onları kabul etmeyen kafirlerden oldun

    59 Hayır,sana ayetlerim gerçekten gelmiş idi.Sen ise onları yalanlamış,büyüklenmiş ve kafirlerden olmuş idin.

    Yalan Uyduranlar

    60- Kıyamet gününde Allah’a yalan söyleyenleri yüzleri kararmış göreceksin.Büyüklük taslayanlara cehennemde yer mi yok?

    61- Allah takva sahiplerini umduklarına erdirmek sureti ile kurtarır.Onlara hiçbir fenalık dokunmaz ve onlar üzülmezler de.

    62- Allah her şeyin yaratıcısıdr.O her şeye vekildir.

    63- Göklerle yerin anahtarları yalnız Onundur.Allah’ın ayetlerini inkar edenler ise onlar zarara uğrayanların ta kendileridir

    64- Deki : Artık ey cahiller,bana Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi emredeceksiniz?

    65- Andolsun sana ve senden öncekilere vahyolundu ki : Eğer şirk koşarsan andolsun ki amelin boşa çıkar ve muhakkak zarar edenlerden olursun

    66- Hayır-işte bundan ötürü- yalnız Allah’a ibadet et ve şükredenlerden ol.

    Allah’ı Yeterince Tanımayanlar

    67- Onlar Allah’ı gereği gibi takdir edemediler.Halbuki kıyamet gününde arz bütünü ile onun kabzasındadır.Gökler ise onun sağ eli ile dürülmüş olacaktır.O şirk koştuklarından münezzehtir ve çok yücedir.

    Sur’a Üfürüldüğü Gün

    68- Sura üfürülmüş -Allah’ın diledikleri müstesna- göklerde ve yerde olanların hepsi ölmüş olacaktır.Sonra ona ikinci bir defa üfürülür,o anda onlar ayağa kalkar bakınırlar

    69- Yer Rabbinin nuruyla aydınlanacak,kitap konulacak,nebilerle şahitler getirilecek.Aralarında hak ile hükmedilecek.Onlara asla zulmedilmez

    70 Ve her nefse işlediğinin karşılığı eksiksiz ödenecek.O yapmakta olduklarını en iyi bilendir.

    Cehenneme Sürülenler

    71 Kafirler de cehenneme zümre zümre sürülecek.Nihayet onlar oraya geleceklerinde kapılar açılacak ve bekçileri onlara şöyle diyecek : Size aranızdan Rabbinizin ayetlerini üzerinize okuyan ve bugününüze kavuşmakla sizi korkutan peygamberler gelmedi mi? Onlar : Evet,fakat azap sözü kafirler üzerine hak olmuştur diyecekler.

    Nitekim yüce Allah bir başka ayet-i kerimede onların durumlarını şöyle haber vermektedir: İçine her bir grup atıldığında bekçileri onlara : Size uyarıcı bir peygamber gelmedi mi diye sorarlar.Onlar : Evet,gerçekten bize bir uyarıp korkutucu geldi fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir.Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz dedik diye cevap verdik.Yine derler ki: Eğer biz dinleseydik ve aklımızı kullanmış olsaydık,cehennemlikler arasında olmazdık.Yani böylelikle kendilerini kınayacak ve pişman olacaklar.’Böylece günahlarını itiraf edecekler.Allah’ın rahmeti cehenneliklerden uzak olsun (Mülk 8-11)’.Yani onlar uzak dursunlar,hüsrana uğrasınlar

    72 Denilecek ki : Orada ebedi olduğunuz halde cehennemin kapılarından girin.Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür?

    Zümre Zümre Cennete Götürülenler

    73 Rablerinden korkanlar da cennete zümre zümre götürülecek.Nihayet oraya gelip,kapıları açılacağında cennetin bekçileri onlara: Selam size olsun! Tertemiz geldiniz.Hemen oraya ebediler olarak girin diyecek

    74 Onlar da diyecekler ki: Bize olan vaadini yerine getiren,cennetten dilediğimiz yere konmak üzere arzı bize miras veren Allah’a hamdolsun.(Güzel iş) işleyenlerin mükafatı ne güzeldir!

    Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurdu: ‘Kim kendi malından Allah yolunda iki avuç infak edecek olursa cennet kapılarından çağrılacaktır.Cennetin birçok kapısı vardır.Namaz ehlinden olan kimse namaz kapısından davet olunacak,sadaka ehlinden olan kimse sadaka kapısından çağrılacak,cihad ehli olan kimse cihad kapısından çağrılacak,oruç ehlinden olanlar Reyyan kapısından davet olunacak.Ebu Bekr (r.a) : Ey Allah’ın Resulü! Bu kapılardan birisinden çağrılan herhangi bir kimse için hangi kapıdan çağrılırsa çağrılsın herhangi bir sıkıntı olmaz.Peki ey Allah’ın Resulü! Bu kapıların hepsinden çağrılacak birisi olacak mı diye sordu.Allah resulü (s.a.v) Evet,senin onlardan olacağını ümit ederim buyurdu.

    75 Melekleri de Arşın etrafını kuşatmış görürsün.Rablerini hamd ile tesbih ederler.Aralarında hak ile hükmolunur ve Alemlerin Rabbi Allah’a hamdolsun denilir.



    Kaynak : İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri (Tefsiru’l Kur’an’il Azim) / C: IX / bkz: 373-445

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.