Kuran Yurdu

Zümer Süresi Beyanu’l-Hak Tefsiri Ve İçeriği

    Zümer Süresi,Hz Peygamber’in elçi olarak gönderilmesinin birinci,dördüncü ve sekizinci yıllarında üç bölüm halinde indirilmiştir.Tamamı 75 ayet olan bu süre ; İnsanların cennete ve cehenneme zümreler halinde gireceklerinden bahseden ayetleri sebebiyle bu adı almıştır.Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre 59,Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre 39. süredir.

    Kur’an,boş yere değil,yüce bir amaç için indirilmiş olup dünya ve ahirete ait hakikatleri tanıtmakta ve bilimsel gerçeklere ışık tutmaktadır.Düşüncesiz kimselerin taptıkları şeyler,onları ancak Allah’tan uzaklaştırır ve kendilerinden nefret ettirirler.Bu yüzden putların şefaatini bekleyen beyinsizler  batıl inançlarını ve boş hayallerini terk etmedikleri sürece,ne kadar gösterilmeye çalışılırsa çalışılsın,doğru yolu göremezler.

    Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah’ındır ; her şeye egemen olan O’dur.İnsanların ve cinlerin dışındaki her varlık,ister istemez O’na boyun eğmiş durumdadır.İnsanları da ana rahminde üç karanlık içerisinde bir yaratılıştan diğerine geçerek evreler halinde yaratan O’dur.Dönüş de O’nadır.Gözlerinin önündeki gerçekleri görmeyen gafiller,ancak dara düştüklerinde Allah’ı hatırlar ; sıkıntıları giderilince de sanki hiç yalvarmamış gibi O’na nankörlük ederler.

    Hakk’a ve hakikatlere bağlı olurlarsa Allah’ı dolayısıyla sorumluluklarını hiç unutmazlar.Ortam ne kadar geniş ya da daraltılmış olursa olsun,onlar Rab’lerine samimiyetle itaatte ve ibadete devam ederler.Onlar için Allah’ın arzı geniştir.O’ndan başkasına kulluğa razı olup da bir lokma için zillete boyun eğmezler.Mülk Allah’ındır,rızkı veren de O’dur.Gelecek olan büyük günün azabı çok çetindir.

    Gerçek müminler,tohumun toprağa saçıldığı andan hasat edilinceye kadar şekilden şekle ve renkten renge giren ekinlerin,nasıl samana çevrilip yok olduğunu ibretle seyrederler.Onlar,insan ömrünün de doğumundan ölünceye kadar çeşitli renklere boyanarak nasıl sona erdiğinin de fakındadırlar.Onlar Kur’an’ı okurken de renkten renge girerler,bazen derileri ürperir,tüyleri diken diken olur bazen de aldıkları müjdelere neşelenirler.

    İndirildiği zaman ve zemin itibariyle tarihsel olan Kur’an,insana hitabı,sözü,özü ve hedefleri itibariyle evrensel bir kelamdır.O da sünnetullah gereği ilk muhataplarının diliyle indirilmiştir.Kur’an,konular göz önünde bulundurularak dilin bütün imkanları kullanılarak ve en uygun anlatım tarzıyla ; söz gelimi teşbihler,temsiller , semboller,kıssalar ve tekrarlarla daha da anlaşılır hale gelmiştir.Buna rağmen kendilerine gelen gerçekleri yalanlayanlarla tasdik edenler hiç bir tutulur mu? Birtakım beyinsizler,Allah’tan sakınacakları yerde yüce Peygamber’i putlarıyla korkutmaya çalışıyorlar.Allah’ın birliğinden söz edildiğinde kalpleri nefretle dolan bu zavallılar,putları anıldığı zaman sevinçten gözlerinin içi gülecek kadar şaşkındırlar.

    Rahman ‘Ey kendi aleyhlerine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi mesmeyin.Ondan başkasına bel bağlamayın.Size hayat veren Allah olduğu gibi amellerinizi değerlendirecek ; size acıyacak ya da azap edecek olan O’dur.O halde yol yakınken dönün Allah’a.Zira O,çok bağışlayıcıdır’ diye rahmetine çağırmaktadır.

    İsrafil,Sur’a ilk defa üflediğinde ne kadar canlı varsa hepsi ölür.Sur’a ikinci defa üflenir ve bütün insanlar diriltilip dünyadaki hayatlarıyla yüz yüze getirilmek ve kazandıklarının karşılığın almak üzere mahşer yerine götürülürler.Yer başka yere gök de başka göğe çevrilmiştir.Etraf Allah’ın nuruyla aydınlatılmaktadır.En son duruşma sonra erdikten sonra cennetlikler cennete,cehennemlikler de cehenneme zümreler halinde sevk edilirler.O gün,cennete girerken müminleri tatlı dilli ve güler yüzlü teşrifatçılar,kafirleri ise korkunç çehreleriyle,hay huylarıyla zebaniler karşılayacaktır.

    Zümer Süresi 29 Ayetin Meali : Allah kötü huylu,ortak birkaç efendisi olan bir adam ile yalnızca bir efendiye ait olan bir diğer adamı misal verir.Bu ikisi örnek olarak eşit olurlar mı? Hamd,yalnız Allah’adır,fakat onların çoğu bilmezler.

    Zümer Süresi 29 Ayetin Tefsiri : Her aklıselim sahibi bilir ki hiç ortağı olmayan,mülkünde egemen,hak ve adalet sahibi bir patronun işçisi olmak,birbirleriyle sürekli çekişen,hiçbir zaman anlaşmaları mümkün olmayan birden fazla patrona işçilik etmekten elbette daha kolay ve iyidir.Allah’a kulluğu beğenmeyen kimselerin durumu bunun tam aksinedir ; onlar kendilerince,güya özgürlüklerinin tadını çıkartıyorlar,ama birden fazla tanrıya kulluk ettiklerinin farkında değildirler.Bu tanrılardan kimi şahsın nefsi arzularıdır,kimi tutsağı olduğu mal ve servet,kimi şan ve şöhrettir,kimide onlara kavuşmak için boyun eğmek durumunda oldukları makam ya da makam tutkusudur.

    Korkularını ve ümitlerini bağladıkları pek çok şey ise hariç.Allah’a kulluk eden gerçek mümin ise,O’ndan başka hiçbir şeyin ne kulu olur ne de kölesi.O her türlü istek ve arzularını,sevgi ve nefretlerini hep Allah’ın rızasına göre ayarlamıştır.Onda aşırılık olmaz

    Zümer Süresi 53 Ayetin Meali : Deki: Ey nefisleri aleyhine ile giden kullarım.Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin,çünkü Allah bütün günahları mağfiret eder.Muhakkak O,çok mağfiret edendir,rahmet edendir

    Zümer Süresi 53 Ayetin Tefsiri : Bu ayet,ne durumda olursa olsun,bütün insanlara hitap etmektedir.Çünkü bazı kişiler,günahının büyüklüğünü ya da çokluğunu ileri sürerek artık affedilmeyeceği zannı ve şeytanında vesvesesiyle ümitsizlik gırdabına kapılırlar.Hayır,kul zamanında ve şartlarını havi bir tövbe ile Allah’a yöneldikten sonra,Allah’ın affetmeyeceği hiç kimse ve hiçbir günah yoktur.Sözgelimi kul,içtenlikle yaptıklarına pişmanlık duyar,tövbe eder,iman eder ve kalan ömründe salih işler yapmaya devam ederse,Allah bundan dolayı çok sevinir ve o kulu kesinlikle affeder,hatta kötülüklerini bile hasenata çevirir.Öyle ki değerli bir varlığını kaybedip de geceyi derin bir üzüntü ve keder ile geçiren bir kimsenin,sabah kalktığında kaybettiği şeyi kapısının önünde görüp de büyük bir sevinç yaşayan kimseden daha fazla.Ancak zalimler ve kafirler Allah’tan ümidini keserler.Fakat ölürken yapılan tövbe,tövbe değildir.’Ölüm gelip çatıncaya kadar kötülükleri işleyip de can verme anında: Ben şu anda tövbe ettim diyen günahkarlar ile küffar olarak ölenlerin tövbeleri tövbe değildir (Nisa 17-18).

    Zümer Süresi 60 Ayetin Meali : Kıyamet gününde Allah’a yalan söyleyenleri yüzleri kararmış göreceksin.Büyüklük taslayanlara cehennemde yer mi yok?

    Zümer Süresi 60 Ayetin Tefsiri : Yüzü kara olmak,Türkçemizde ki , yanıldığının ve hata ettiğinin farkına varınca toplum karşısında veya sorumlu olduğu kimselere karşı içten içe mahcubiyet duymak anlamında olabileceği gibi,karşılaşacakları azabın etkisiyle,üzüntüden pişmanlıktan ve kendisine öfkesinden dolayı yüzü simsiyah kesilmek anlamına da gelebilir.

    Şimdi bunlar cehennemi hak etmediler mi,oraya atılmalı değil mi,böylesi kimseleri Allah’a ve ahiret gününe iman edip görev ve sorumluluklarınıın bilincinde olarak salih amel işleyen iyi insanların arasına koymak,diğerlerine haksızlık olmaz mı? Bunları cehennemden başka neresi kabul eder?

    Zümer Süresi 67 Ayetin Meali : Onlar Allah’ı gereği gibi takdir edemediler.Halbuki kıyamet gününde arz bütünü ile onun kabzasındadır.Gökler ise onun sağ eli ile dürülmüş olacaktır.O şirk koştuklarından münezzehtir ve çok yücedir.

    Zümer Süresi 67 Ayetin Tefsiri : Bilim ve tefekkür yoluyla Allah’ı tanıyan ve O’nun her şeye kadir olduğunu bilip iman eden kimse,O’nu gerektiğince takdir etmiş olur ; bu bilgi ve imana erişmeyen kimse ise,Allah’ı gerektiğince takdir edemez.Çünkü aklını kullanmayan,kendisi ve çevresindeki varlıklar üzerinde durup düşünmeyen ; görmekte ve yaşamakta olduğu harikulade olaylar karşısında etkilenmeyen kimse Rabb’ini tanıyamaz.Onlar eşyanın sadece zahirini görür,bilir ve kullanırlar ; batınını idrak edemezler.Böylesi kimselerin insafı ve adaleti olmaz ; dinleri kör,ilimleri ise topaldır.Kimileri kendisini,haşa Allah’tan büyük sayar ; kimi O’nun yarattıklarını O’na denk tutar,kimi de Allah var mı yok mu düşünmez bile.

    O halleriyle uçcus bucaksız evrenin sahibi ve yöneticisi olan yüce Allah’ı takdir edemez onlar.O’nun yüceliğinden bahseden ayetlerini de istihza konusu ederler.Halbuki yüce Rabb’ini tanıyan arifler Allah’ın ayetlerini dinledikleri zaman tüyleri diken diken olur.’Gerçek müminler,Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir,kendilerine ayetleri okunduğunda imanları artar ve sadece Rabb’lerine tevekkül ederler (Enfal 2).

    Allah’ın sahip olduğu azameti tanımayan,O’na hak ettiği saygıyı duymayan,layık olduğu tazimi göstermeyen,hasılıkelam haşyetullah sahibi olmayan ; özellikle de O’nu,O’nun yarattıklarıyla aynı seviyede gören kimse Rabb’ini gerektiğince takdir edememiş demektir.Kıyamet koptuğunda yerler ve gökler onun iradesi ve buyruğuyla alt üst olup parçalanma ve yok olma sürecine girdiği zaman kendisinde tanrısal güç vehmeden nice zalimler dehşetten dolayı sığınacak yer ararlarken,yüce Allah sınırsız kudretiyle yerküreyi avucuna almış,yedi kat göğü de bir sahifeyi dürer gibi sağ elinde dürmüştür.O’nu tanıyan ya da tanımayan herkes artık O’nun elinde ve iradesi altındadır.



    Meal : İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri (Tefsiru’l Kur’an’il Azim) / C: IX / bkz: 373-445

    Tefsir : M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C: II / bkz: 189-209

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.