Kuran Yurdu

Zulme Sessiz Kalmak

    Zulme Rıza Zulümdür



    Zalimin zulmüne yardımcı olmak belkide zalimin zulmünden daha ağırdır ve onları “Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle rahmetinden kov (1)”Çünkü sen eğer zalime yardımcı olmasaydın şüphesizdir ki o kişide o zülmü işleyemeyecekti ve yapacağını yapamayacaktı İşte bu hususta da “Cenâb-ı Hak da buyuracak ki: Hepinize kat kat azap vardır. Lâkin siz bilmezsiniz (2)”.Vurursunuz, kırarsınız,dökersiniz ondan sonra da bunun adına protesto dersiniz,hakkımı arıyorum dersiniz.”Onlara, yeryüzünde fesatta bulunmayınız, denilince onlar. “Biz ancak islâh edici kimseleriz” derler.Haberiniz olsun ki fesat çıkaran şahıslar, onların kendileridir. Fakat bunu anlamazlar (3)”.

    Çünkü “Onların kalplerinde bir hastalık vardır (4) “.Bu tiplere vuranlara kıranlara etmeyin, yapmayın günahtır,suçtur,kul hakkıdır,gasptır,tecavüzdür desende “Onlar bir takım sağırlar, dilsizler, körlerdir (5)” anlamazlar.

    Peygamberimiz Hz Muhammed’in (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    İçinizden sizi hayır yapmağa çağırarak, size iyiliği emredecek ve sizi kötülükten uzaklaştıracak bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir

    Ben X partisi,Y partisi yada Z partisini savunmadığım gibi hiçbirini suçlamıyorum.Her ne kadar siyasetle işim olmasa da vatandaşlık görevim olarak yinede rengim bellidir ancak bazı hususlar var ki aklı yerinde olan ve kıt görüşlü olmayanların anlaması gerekir.Ancak gel gör ki bunu anlatamazsın.Çünkü herker neyse ancak kendisine yakın olanı göreceği aşikardır ve bunun içinde bir delile bir şahide ihtiyaç yoktur.Katade’nin dediği gibi mümin müminin,kafir de kafirin dostudur. Gerekli açıklamalar dostmusun düşmanmısın / kötü arkadaşlık bölümünde yapılmıştır.

    Yazılı ve görsel medyaya dayanarak insanları değerlendirmeyin.Çünkü hangisi hangisine yakınsa onu savunurken diğerini karalar.Diğer bir grubu başkasının karaladığını savunur onun övdüğünü karalar.Bu yüzdendir ki yazılı ve görsel medyadan bu hususta uzak durmak gerekir.Bir insanı veya başka birisini değerlendirirken önce ülkenin önceki haline sonrada şimdiki haline bakıp ona göre değerlendirip ,ona göre hareket edeceksin.Benim cebime bir şey girmiyor diye kıt görüşlü düşünmeyeceksin.Sonuçta devlet sadece senden ibaret değil.Bu hususu burada geçiyorum. Anlayan anlayacağını anlamıştır.

    Diğer bir husus;Sen kendi evini bile geçindirmeye zorlanırken bir ülkeyi yönetmenin kolay olacabileceğini sanan kişiler bardağın dolu kısmını bırakıp sadece boş olan kısmına odaklanıp neden boş diye başlarlar sorgulamaya.Bre aklı kıt kardeşim.Boş kısmına gözünü dikeceğine birde istersen dolu kısmını gör.Belki o zaman beyin fonksiyonların daha fazla çalışacaktır.Şüphesiz ki insan beşerdir,dört dörtlük değildir hatası mutlaka oalcaktır ama yöneticilerin baris hatalar yapaması doğru olmayıp ülkeyi karıştıracağı aşikar olmakla beraber yinede hatadan kurtulması mümkün değildir.Çünkü oda bir beşerdir,oda bir insandır.Sonuçta o insanda hata yapabilir küçükde olsa.

    Bu esnafın ekmek teknesini yıkanlar,kırıp dökenler,öteye beriye saldıranlar,öldürenler yaralayanlara desen ki haydi kardeşim gel camiye gidip iki rekat namaz kılalım,döner sırtını gider.Ama iş etrafı kırıp geçirmeye,zarar vermeye gelince dört elle koşa koşa sarılıyorsunuz. Oysa kıssasa kıssas uygulanacak olsa bırak kırıp dökmeyi korkudan başını kaldırıp da başkasına kırıcı bir laf söyleyemez

    Nitekim Yüce Allah “Ve ey akıl sâhipleri! Sizin için kısasta büyük bir hayat vardır (6)” buyurmaktadır. Ama sözde demokrasi adına Allah’ın emirlerini, emir ve yasaklarını ikinci plana attınız hatta değil ikinci plana atmak tamamen unuttunuz herşeyi demokrasi adı altında değerlendirdiniz. Alın size demokrasi o zaman.Ölüp de Rabbi’nin huzuruna çıktığın zaman alacağın cevap “Denilir ki: Bu güne kavuşacağınızı unuttuğunuz gibi biz de bugün sizi unuturuz. Yeriniz ateştir, yardımcılarınız da yoktur! (7)”.Oysa Allah Teala buyurmadı ı ki:”Ey insanlar! Sizi ve sizden evvelkileri yaratmış olan Rabbinize ibâdet ediniz ki sakınmış olasınız (8)

    Peygamberimiz Hz Muhammed’in (s.a.v):”İyi işler yapmakta acele ediniz; yoksa siz şu yedi şeyi mi bekliyorsunuz? Her şeyi unutturan fakirliği, azdıran zenginliği, akıl ve bedeni bozan hastalığı, boş sözler söyleten ihtiyarlığı, birden gelen ölümü, gâiblerin en kötüsü olan Deccal’ı ve acısı hepsinden büyük olan Kıyamet’in kopması” (İyi amel işlemek için bunların gelmesini mi bekliyorsunuz)? “Allah tarafından, benden önce gönderilen her peygamberin kendisine bağlı arkadaşları ve havârîleri vardı. Bunlar onun sünnetine bağlanırlar ve emirlerine uyarlardı. Daha sonra bunların yerlerine öyleleri geçti ki, yapmadıkları işlerle öğünürler ve emrolunmadıkları işleri yaparlardı. Bir kimse, bunların emrolunmadıkları işleri yapmasına eliyle engel olursa, o kimse mümindir; dili ile bunlara karşı durursa, o da mümindir; kalbiyle bunların yaptıklarına engel olmaya çalışırsa o da mümindir, bu kadarını da yapmayan kimsede hardal tanesi kadar bile İman yoktur.” şeklinde beyanda buyurmuştur.

    Nitekim Yüce Allah

    İman edip güzel güzel amellerde bulunanlara müjde var. Şüphe yok ki onlar için altından ırmaklar akan cennetler vardır(9) şeklinde bir vaatte bulunmaktadır.

    Bari iyi işler yapamıyorsanız kötü işler yapmayında başaksına zararınız,ziyanınız dokunmasın.Eğer bir başkası senin elinden ve dilinden emin değilse ve bunlardan doalyıda senden korkuyorsa hiç kusura bakma senin islamla bir alakan olmadığı gibi ben müslümanım diyede ortalıkta dolaşma.

    Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v):”Sizden bir kimse kötü bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse kalbiyle ondan nefret etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.” buyurmaktadır.Buda demek oluyor ki kötülük yapmak için, ortalığı karıştırmak için bir araya toplanacağına ortalığı yatıştırmak,iyimser bir hava ortamı oluşturmak için birleşeceksin.

    Ortalığı birbirine katanlara destek olarak gidersen ve bu giden kişide bu milletin seçtiği ,senden benden kesilen vergilerle devletten maaş alan ve bu milleti temsil eden kişiler ise durum dahada vahim.Ama asıl olan vaheamet ise onların oralara girmesine,o yetkinin verilmesine yardımcı olan kişi yada kişilerin olması.İlk yazıya girerken belirttiğim gibi zülme rıza göstermek zulümdür.Yani ondan hiç bir farkınız yoktur ve sizde (ilgili kişide) de zerre kadar iman ve Allah korkusu yoktur vesselam…!!!

    Yukarıda denilmiştiya kıssasa kıssas da bir çok hayır vardır.Evet Allah aşkına soruyorum size:Sen sana taş atan,sana tekme tokat dalan birisne bir nefsi müdafaa yapmaz mısın? Yoksa oturup güzelce eşek sudan gelinceye kadar bir güzel dayak yersin ondan sonrada bunun adına yapacak birşeyim yoktu mu dersin? Yahu adam benim polisime askerime taş atıyor,şişe atıyor benim polisim yaralanıyor ondan sonra X partisinden bir yetkili çıkıp diyor ki orantısız güç,yok bilmem ne.Bu aklı yerine olan bir insanın yapacağı bir savunma açıklama değildir.

    Allah’ın selamı hak edenlerin üzerine olsun vesselam…!!!



    (1-Ahzab Süresi’68);(2-A’raf Süresi’38);(3-Bakara Süresi’11,12);(4-Bakara Süresi’10);(5-Bakara Süresi’18);(6-Bakara Süresi’179);(7-Casiye Süresi’34);(8-Bakara Süresi’21);(9-Bakara Süresi’25)

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.