Zorba Kahya Hikayesi

Zalim bir kahya vardı.Yedi bela namıyla anılırdı.Öyle zorba biriydi ki karşısında erkek aslan bile korkudan dişi kesilirdi.Birgün bu zalim bir kuyuya düştü.İnsanlara zulmedenlerin başı,kötülükten kurtulmaz.Kahya acı ve ızdırap içinde yardım eli bekledi.Sabaha kadar gözüne uyku girmedi.Gece boyunca cankurtaran yok mu diye bağırdı,ölüm korkusuyla inim inim inledi.Kuyunun başından geçen biri,yerden taş alıp kuyunun içine fırlattı.Kahyanın kafası yarıldı.Adam onunla eğlenerek ‘Nasılsın,şimdiye kadar kime yardım ettin de şimdi yardım bekliyorsun! Sürekli alçaklık tohumu ektin,işte şimdi topla meyvesini. Bu yaralı cana kim merhem sürer.Gamlı gönüllere ne yaptın. durmadan yolumuza kuyu kazdın.Kazdığın kuyuya kendin düştün işte.Oysa kuyu iki amaç için kazılır.Biri;güzel huylu insanların,oradan geçenlere su vermek için kazdırdığı kuyu,diğeriyse;kötü düşünceli insanların,halkına eziyet çektirmek için açtırdığı kuyu.

Kötülük ettiğinden,iyilik umma.Ilgın ağacı yazık ki meyve vermez.Hazanda arpa eken,hasat zamanı buğday toplayamaz.Zakkum ağacını binbir hevesle beslesen,sana ondan yemiş çıkmaz.Ağu ağacından hurma çıkar mı hiç ! Zamanında iyilik ağacı diktin mi ki,şimdi meyvesini bekliyorsun‘.



Kaynak= Sadi Şirazi / Bostan Ve Gülistan / bkz:49