Kuran Yurdu

Zariyat Süresi İbn Kesir Meali Ve Tefsiri

    Zariyat Süresi Meali Ve Tefsiri



    1- Andolsun tozutup savuranlara 2- Ağır yük taşıyanlara 3- Kolaylıkla akanlara 4- Emri paylaştıranlara ki; 5- Şüphesiz vaat olunduğunuz elbette doğrudur 6- Ve şüphesiz ki din elbette gerçekleşecektir 7- Güzel yolları bulunan gök hakkı için 8- Gerçekten siz birbirini tutmayan sözler içindesiniz 9- Ondan döndürülenler döndürülür; 10- Kahrolsun yalancılar 11- Onlar ki,kuşatıcı bir cehalet içinde gafil kimselerdir 12- Din günü ne zamandır? diye sorarlar 13- O günde onlar azap azap için ateşe sunulurlar 14- Azabımızı tadın,işte bu,çabucak gelmesini istediğinizdir.

    15- Şüphesiz takva sahipleri cennetlerde ve pınarlardadırlar 16- Rablerinin kendilerine verdiğini alırlar,çünkü onlar bundan önce ihsan edicilerdi 17- Onlar gecenin az bir bölümünde uyurlardı 18- Seherlerde de onlar mağfiret dilerlerdi 19- Mallarında dilenenin ve yoksulun da bir hakkı vardır 20- Yakinleri olanlar için yeryüzünde ayetler vardır 21- Kendi nefislerinizde de artık görmez misiniz? 22- Rızkınız ve vaat olunduğunuz semadadır 23- Göğün ve yerin Rabbi hakkı için o sizin konuştuğunuz gibi kesin bir gerçektir.

    24- İbrahim’in şerefli kılınmış konuklarının haberi sana geldi mi? 25- Hani yanına girdiklerinde ‘Selam’ demişlerdi.O da ‘Selam’ demişti.’Tanımadık bir topluluk’ 26- Hemen ailesine gidip,semiz bir buzağı getiriverdi 27- Onu önlerine yaklaştırıp ‘Yemez misiniz’ dedi.

    Bu ayet-i kerime misafir ağırlama halinde dikkat edilmesi gereken edepleri sıralamaktadır.Evvela o,onların farkına varamayacakları bir şekilde hızlıca kendilerine yemek getirdi.Hemen söze,biz size yemek getirelim mi diye minnet ederek sözlerine başlamadı.Aksine çabucak ve gizlice onlara yemek getirdi.Malının bulunan en değerlilerini onlara getirdi ki o da genç,semiz ve kızartılmış bir buzağı idi.Önlerine takdim etti,bir yere koyup siz yaklaşın,demedi.Aksine yemeği önlerine bıraktı.Dinleyene ağır gelecek şekilde kesin bir emir kullanmayarak aksine nazik ve kibar bir teklifte bulunmak suretiyle ‘yemez misiniz’ dedi.Nitekim günümüzde de şöyle ifade edilir:Eğer lutfedip,iyilik yapmayı,sadaka gibi bağışlamayı uygun görüyorsan yapıver denilir.

    28- İçinde onlardan gizli bir korku duydu.’Korkma!’ dediler ve ona çok bilgili bir oğul müjdesini verdiler. 29- Bunun üzerine hanımı feryat ile yönelip yüzüne vurdu ve:’kısır bir kocakarı’ dedi 30- Dediler ki: Bu böyledir,Rabbin buyurmuştur.Şüphesiz ki O Hakim olandır,her şeyi en iyi bilendir.

    ‘Yüzüne vurdu’ yani eliyle alnına vurdu.Bu açıklamayı Mücahid ve İbn Sabit yapmıştır.İbn Abbas ise kadınların garip buldukları hallerde hayret ve şaşkınlıklarını açığa vururken yaptıkları gibi yüzüne vurdu.’Ve kısır bir kocakarı’ yani ben gençken bile gebe kalmayan kısır birisi iken,bu yaşlanmış kocamış halimle mi doğuracağım dedi.Dediler ki:Bu böyledir.Rabbin buyurmuştur:Şüphesiz ki O,hakim olandır,her şeyi bilendir.Sizlerin ne gibi lütufları hak ettiğinizi çok iyi bilir,sözlerinde ve fiillerinde hikmeti sonsuzdur.

    31- Ey elçiler! O halde asıl işiniz nedir? dedi. 32- Onlar ‘Şüphe yok ki biz günahkar bir topluluğa gönderildik’ dediler 33- Üzerlerine çamurdan taşlar atalım diye 34- Rabbinin nezdinde haddi aşanlar için işaretlenmiş olan 35- Biz de orada bulunan müminleri çıkardık 36- Ama orada Müslümanlardan bir ev halkından başkalarını bulmadık 37- Ve orada acıklı azaptan korkanlar için bir alamet bıraktık

    38- Ve Musa’nın kıssasında da .Hani onu Firavun’a apaçık bir delille göndermiştik. 39- O bütün güç kaynaklarıyla yüz çevirip ‘Sihirbazdır,yahut delidir’ dedi 40- O halde kendisini kınar olduğu halde onu da,ordularını da alıp hepsini denize attık 41- Ve Ad kavminde de.Hani onların üzerine kısır,hayırsız ve bereketsiz rüzgarı göndermiştik 42- O neye uğradıysa mutlaka onu ufaltıp,kül gibi koyuyordu 43- Semud da.Hani onlara Bir süreye kadar faydalanın denilmişti. 44- Onlar ise Rablerinin emrine uymayıp,baş kaldırmışlardı.Bu yüzden onlar bakınırken yıldırım onları yakalayıvermişti. 45- Ayağa da kalkamadılar,onlara yardım da edilmedi. 46- Önceden de Nuh kavmini! Çünkü onlar fasık bir kavim idiler.

    47- Ve biz göğü kudret ve kuvvetle bina ettik ve muhakkak biz genişleticileriz 48- Yeri de döşedik,ne güzel döşeyenleriz! 49- Her şeyden de çift çift yarattık.İyi düşünürsünüz diye 50- O halde Allah’a kaçın.Muhakkak ben sizi ondan apaçık uyarıp,korkuturum 51- Allah ile birlikte başka bir ilah edinmeyin.Muhakkak ki ben sizi ondan apaçık korkutup,uyarıyorum

    52- Onlardan öncekilerine gelen rasullerin her birine de mutlaka böylece: Sihirbaz yahut deli,derlerdi. 53- Acaba bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler? Hayır onlar azmış bir kavim idiler. 54- Sen yüz çevir onlardan,artık kınanacak değilsin 55- Ama öğüt ver,çünkü öğüt muhakkak müminlere fayda verir 56- Ben cinleri de insanları da ancak bana ibadet etsinler diye yarattım

    Bazı ilahi kitaplarda şöyle denilmektedir:Yüce Allah buyuruyor ki: Ey Ademoğlu,ben seni bana ibadet etmen için yarattım,oyun oynama.Ben senin rızkını kendi teminatımın altına aldım,kendini yorma.Beni iste,beni bulursun.Beni buldun mu her şeyi bulursun.Beni bulamazsan,hiçbir şey bulmamış olursun.Halbuki beni her şeyden çok sevmelisin.

    57- Ben onlardan bir rızık da istemiyorum,bana yedirmelerini de istemiyorum 58- Çünkü şüphesiz ki Allah’tır hem rızkı veren,hem pek çetin kudret ve kuvvet sahibi olan 59- Muhakkak benzerlerinin azaptan payları olduğu gibi,zulmedenlerin de azaptan bir payları vardır.Artık acele etmesinler 60- Tehdit olundukları o (azap) günlerinden dolayı vay o kafir olanlara!



    Kaynak : İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri / C:10 / bkz:341-364

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.