Kuran Yurdu

Zariyat Süresi Beyanu’l-Hak Tefsiri

    Zariyat Süresi 1-7-8-9-19 ve 23. Ayetlerin Tefsiri



    Mekki bir süre olan Zariyat Süresi ; Hz Peygamber’in elçi olarak gönderilmesinin birinci ve dördüncü yıllarında pasajlar (bölümler) halinde indirilmiş olup,tamamı 60 ayet olan bu süre,adını ilk ayetindeki Esip savuranlara yemin edilmesinden dolayı almıştır.Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre 67,Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre ise 51. süredir.

    Cenab-ı Hak bu sürede,öldükten sonra dirilmenin ve cezanın gerçek olduğuna müşrikleri ikna etmek için rüzgarlara,bulutlara , gemilere ve görev üstlenen meleklere yemin etmektedir.Ama onlar,akılları başından gitmiş sarhoşlar gibi aşırılıklarına,yalanlamalarına , küstahça tavırlarına devam etmekle cehennemdeki ateşlerini daha da körüklemektedirler.

    Allah’a ve ahiret gününe iman edip sürekli olarak salih işler yapmakta olan müminler,ahiret hayatındaki gerçeklere iman ettikleri için geceleri bile uyanıp korku ile ümit arasında Rab’lerine ibadet etmekte,seher vakitlerinde yalvarmakta,mallarından Allah yolunda cömertçe harcamaktadırlar.

    İbrahim’e uğrayıp gereken müjdeyi verdikten sonra , Lut kavmini helak etmek üzere giden melekler,Allah’a ve elçisine iman etmedikleri,ayetleriyle alay ettikleri ve azgınlıkta ileri gittikleri için o kavmin üzerine taş yağdırdılar ; bölgenin altını üstüne getirdiler.Kur’an-ı inkar eden müşrikler,sabah akşam o bölgeden geçerken görüp durdukları o kalıntılardan ibret almıyorlar mı!

    Göğü üzerlerine bir çatı,yeryüzünü yaşamalarına müsait bir döşek ve her şeyi çift yaratan Allah’tan başka kim olabilir?

    Resulüm! Sen onlara aldırma! Zira kınanacak olan sen değilsin.Öğüt vermeye devam et.Çünkü müminlere öğüt fayda verir.

    Zariyat Süresi 1. Ayetin Meali : Esip Savuranlara

    Zariyat Süresi 1. Ayetin Tefsiri : Rüzgar,Kur’an’da yağmurun,dolayısıyla rahmetin müjdecisidir.O,buhar halinde göğe doğru yükselmekte olan su zerreciklerini önüne katıp sarsmadan sürükleyip yağmur bulutlarını aşılarken,yelkenleri şişirip gemileri denizlerde yüzdürürken,çiçeklerde tozlaşmayı gerçekleştirirken,rahmetin ta kendisidir! Fakat o,Rahman’ın gazabını taşımakla görevlendirildiğinde akıl,vicdan,peygamber ve kitap tanımayan ; hak,hukuk,adalet ve insanlık nedir bilmeyen azgın toplulukların üzerine kasırgaya dönüşüp geldiği zamanda tipik bir azaba dönüşür.

    Zariyat Süresi 7-8 Ve 9. Ayetlerin Meali : Yörüngeler sahibi göğe yemin olsun ki,Siz ey müşrikler,farklı görüşlerdesiniz. Ondan çevrilecek kimse çevrilecektir.

    Zariyat Süresi 7-8 Ve 9. Ayetin Tesiri : Peygamber’den ve ona indirilenden yüz çevirecek kimse,çevirir,bu onun bileceği iştir.Ona ne kimse karışabilir ne de Allah onu engeller.Çünkü sahip olduğu akıl ve vicdan gibi iki yüksek değere rağmen,gün gibi aşikar olan hakkı ve gerçeği örtüp görmezlikten gelen kimse,zaten insanlığından vazgeçmiş ve kendisini aşağıların da aşağısına düşürmüş demektir.Artık onun kendisine bile hayrı olmaz.

    Zariyat Süresi 19. Ayetin Meali : (Kendi takdirlerince) onların mallarında,dilenenlerin ve mahrum bırakılmışların belli bir hakkı vardır

    Zariyat Süresi 19. Ayetin Tefsiri : Muttaki müminlerin düşüncelerine göre,gerçekte varlık ve egemenlik Allah’ındır.Her mal ve servet,insanlara geçici olarak verilmekte ve zamanı gelince bir biçimde ellerinden geri alınmaktadır.O halde sahibinin elindeki geçici olan bu mal,insanlık görevini yapmak ve ahiret yurdunu kazanmak için iyi bir fırsattır ; mutlaka Allah’ın rızasına uygun bir biçimde kullanılarak kalıcı bir değere dönüştürülmelidir.Çünkü Allah,lütfettiği malı ve zenginliği hiç kimseye boş yere vermemiştir.Şahsa,dünyevi ihiyaçlarını ; hatta düzeyli bir refah ve mutluluğu yaşaması için verilen bu malın ihtiyaçtan fazlası,akrabanın,fakirlerin , yoksulların ve çevresindeki bütün ihtiyaç sahiplerinin hakkı olarak bilinmeli ve her hak sahibine hakkı kesinlikle verilmelidir.

    Zariyat Süresi 23. Ayetin Meali : Göğün ve yerin Rabb’ine yemin olsun ki sizin şu konuştuğunuz gibi o da kesin bir gerçektir.

    Zariyat Süresi 23. Ayetin Tefsiri : Siz,birisine konuşurken ‘Şu konuşan ben miyim? Acaba bu sözler benden mi çıkıyor? Söylediğim gerçek midir? şeklinde kendinizden ve konuşmanızdan hiç şüphe eder misiniz? Konuştuğunuzda siz ve konuşmanız nasıl bir gerçekse,Allah’ın ayetlerinde size haber verdiği kıyamet,tekrar dirilme,mahşer , hesap,cennet ve cehennem de aynen öyle gerçektir,onlarda da şüphe yoktur.



    Kaynak = M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:2 / bkz: 325-329

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.