Zalim Sultan Ve Zahit

Şam topraklarının içlerinde bir Allah dostu vardı.Bu zat,bir mağarada yaşardı.Sabır ve itaatle geçerdi günleri.O karanlık yeri kendisine kanaat hazinesi edinmişti.Dış görünüşü insana benzerdi,fakat hal ve hareketleri meleklerden farksız idi.Nice ulu kimseler kapısına baş koymuştu.Onun başıysa ulu kimselerin kapısından giremeyecek kadar büyüktü.Nefsini hırs ve öfkeden arındıran kişi,ilim ve irfan sahibidir.Nefsine ram olan kimseyse esir gibidir.Nefsi ondan ekmek isteyince,o köy senin bu köy benim dolanır,başkalarından ekmek isteyecek kadar rezil olur.O Allah dostunun bulunduğu diyarın zalim bir hükümdarı vardı.Bu şah en yoksul ve düşkünlere zulmederdi. Gördüğü zayıfların kollarını büker,düşkünlerin ayaklarını bağlardı.İşte bu derece zalim,despot ve merhametsiz bir şahtı.

Halkı ondan epey muzadaripti.Kaçıp kurtulanlarsa sağda solda şahlarını kötü bir dille konuşurlardı. Firar edemeyenler,daha ziyade yaşlı ve zayıf kimseler,hepsi bir ağızdan şahlarına gece gündüz ilenirlerdi.Bu zalim her nereye el atsa,orada huzur ve refahtan eser kalmazdı. Zalim şah,ara sıra bu muhterem zatın kapısına gelirdi,ne ki Allah dostu yüzüne bile bakmazdı.Allah dostunun bu halini gören şah bir gün dayanamayıp ona sordu;”Hey mübarek zat! Ne zaman yüzümü görsen,ekşitip başka tarafa bakarsın.Benden bu kadar nefret etme.Çünkü seni sevdiğimi bilirsin.Bu düşmanlığın sebebi ne? Say ki huzurunda şah değilim.Bil ki bir düşmandan daha alçak değilim.Beni başkalarına tercih et,bana hürmet et demiyorum sana.Yalnız hiç olmazsa bana da başkalarına davrandığın gibi davran olmaz mı?”

Şahın konuşması bittikten sonra Allah dostu,birden küplere bindi ve kızgınlığına hakim olmaya çalışıp cevap verdi;”Halkın senin yüzünden aç,biilaç,perişan haldeyken seni nasıl severim! Sevdiklerime düşmanlık edeni sevecek kadar alçak değilim ben.Öte yandan senin de beni sevdiğini sanmıyorum ya! Gelip elimi öpeceğine,git halkından özür dile,gönüllerini al,onları sev.Sonra Yüce Allah da seni sevmez,kendisine düşman tutar,yarın kıyamet günü helak olursun.Hem ben,seni sevmediğim halde sevdiğimi nasıl söylerim! Şu garibin derisini yüzsen;Allah’a düşman olanı, kendine dost tutmaz.Sıkıntıdan ve çektikleri acıdan halkının gözlerine bir dirhem uyku girmediği halde,taş yürekli şahın hiç bir şey yokmuş gibi huzurlu ve rahat bir şekilde nasıl uyuduğuna şaşıyorum



Kaynak= Sadi Şirazi / Bostan Ve Gülistan / bkz:42-43