Kuran Yurdu

Ve İnsan Aldandı Final

    Bu da şeytanın kalbinde yalanla bozduğu mukayese bozukluğunun yolunu bilmesidir. Çünkü gururlanan her insanın bu gururuna sebep olan, aldandığı bir şey vardır. Bu sebep de delildir. Her ne kadar bütün insanlar, alimler gibi önceden küçükler ve büyükler diye sınıflandırma yapıp sonuca gidemeseler de, her delil, içten doğma bir çeşit mukayeseden olur ve kıyasa bağlanır. Şeytanın düzenlediği bu kıyasın aslı ikidir;

    a-) Dünya peşin,ahiret veresiyedir ki, bu bölüm doğrudur

    b-) Peşin veresiyeden daha iyidir ki, burada iki şeyi bir birine benzetme vardır. Gerçek öyle değildir. Çünkü şayet peşin adet ve maksat itibariyle veresiyeye benziyorsa, o zaman peşin hayırlıdır. Fakat veresiye adet ve kıymet yönünden daha çok ise o hayırlıdır. Çünkü aldanan kafir veresiye on dirhem fazla alabilmek için ticarette bütün servetini verir de, Peşin veresiyeden daha iyidir, malın elinde kalsın demez

    Hekim tatlı yemeklerin ileride kendisine zararı dokunacağını söylediği zaman hemen o yemekleri yemekten vazgeçer. Peşin veresiyeden iyidir deyip o andaki zevkine baksın. İleride başına gelecek tehlikeleri düşünür ve o andaki peşin zevklerinden vazgeçer. Ticaret yapan tacirlerin hepsi yanlarına mallarını alır, kara, deniz,(hava) demeden bir sürü sıkıntılara katlanırlar. Gayeleri peşin paraları ile ileride alış veriş yapmaktır. Gelecekte alınacak on dirhem şu andaki bir dirhemden kat kat fazla olduğuna göre, zaman bakımından dünya ile ahiret karşılaştırıldığında görülür ki, dünyanın ömrü ahiretin ömrü yanında milyonda bir kadar bile değildir. Dünyanın ömrü aşırı olarak kabul edilse, ahiretin ömrü sonsuzdur. Dünyada biri terk etmekle ahirette milyonlarca hak kazanmış gibidir. Sonsuz ve sınırsız bir karşılık alacaktır. Eğer çeşit bakımından bir kıyaslama yapacak olursa,görecektir ki, dünya nimetleri sıkıntı ve meşakkatlerle doludur. Buna karşılık ahiret zevkleri ise temiz ve karşılıklardan uzaktır.O zaman da ;

    Peşin veresiyeden iyidir görüşünün ne kadar yanlış olduğu görülür. Bunun aldanma olduğu açıktır. Bunun doğuşu meşhur olan genel sözü bırakıp özelini istemektir.

    Aldatan insan bunun özel manasından gaflet etmiştir. Çünkü peşin veresiyeden iyidir diyen ve bu sözü kesin olarak sarf eden onun özel manasını kastetmiştir ki, ikisi bir olduğu zaman peşin veresiyeden iyidir demeyi arzu etmiştir. Şeytan o zaman da daha başka bir kıyaslamaya yönelir ve der ki  ‘Kesin ve şüphe götürmeyen şeyler, şüpheli ve kesin olmayandan daha iyidir. Dünyanın varlığı kesindir ve varlığında şüphe yoktur, ahiret ise şüphelidir ve kesin değildir.

    Bu mukayese, birinci mukayeseden daha bozuktur. Çünkü bunun iki aslı ve iki mukaddemesi de batıldır. Şüphesiz olarak bilinen şeyin, şüpheli olan şeyden daha iyi oluşu, ikisi eşit olduğu zamandır. Yoksa tüccarın çektiği sıkıntı kesin, kar’ı şüphelidir. Talebenin çektiği sıkıntı kesin, fakat ders veren müderrisler seviyesine çıkması şüphelidir.

    Avcının girdiği sıkıntı kesin, avını avlaması şüphelidir. Bunların hepsinde kesin olan şeyi şüpheli olan şeye terk etmek vardır. Fakat ‘Ben alış veriş yapmazsam zararım büyük olur,sonunda aç kalırım. Eğer alış veriş yaparsam az sıkıntı ile çok kazanırım’ der. Hasta da bunun gibidir, iyileşip iyileşmeyeceği kesin olarak beli olmadığı gibi, gene de ilaçların acılığına dayanır ve ileride gelmesi ihtimal dahilinde olan hastalığa karşı tedbir olan ilaçların acılığı kadar hafiftir der. Bütün bunlar gibi ahiret konusunda şüphesi olan kimseye de gereken ahiretin sonu yoktur. Eğer ahiret hakkında söylenenler yalan ise, yaşantımda bazı zevklerimden yoksun kalacağım. Ama aslında ezelden dünyaya gelinceye kadar da zaten yokluk ve mahrumiyette idim. Şimdi de yoklukta kalsam ne çıkar? Eğer söylenenler doğru ise cehennemde sonsuza dek yanacağım. Buna kimse dayanamaz. Öyle ise icap eden ne ise onu yerine getireyim demeli ve öylece kendini düzene sokmalıdır.

    Hz Ali bazı mülhid ve inkarcılara hitaben yaptığı konuşmada şöyle dedi;
    Eğer sizin dediğiniz doğru çıkarsa hep beraber siz de biz de kurtuluruz. Eğer bizim dediğimiz doğru ise (ki doğrudur) kurtulan biz oluruz, siz ise helak olursunuz

    Hz Ali’nin bu şekilde konuşması ahirete olan şüphesinden dolayı değil, fakat inkarcılara kendi akıl ve mantıklarının anlayacağı şekilde konuşur, eğer ahirete inançları yoksa aldandıklarını bildirmek içindi

    Konuşmasındaki ikinci asıl ve mukaddime ‘ahiret şüphelidir‘ sözüdür. Bu da birinci fasıl gibi kusurludur. Ahiret müminler için şüpheli değil, aksine kesindir. Bu kesin inancın da iki yolu vardır.



    Kaynak= İmam Gazali / İhyau Ulumi’d-Din / C:3 / bkz:1045-1047

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.