Kuran Yurdu

Ve İla Rabbike Müntehal

    Son Durak Allah’ın Huzurudur



    “Bilinmelidir ki Allah,iman edip salih iş yapan müminin amelini zayi etmez.Helakı hak etmiş bir toplumun da artık dönüşü olmaz.Bireysel kıyamet/ölüm herkese yakındır.Büyük kıyamet de muhakkaktır.Adalet terazilerinin konulacağı,amellerin tartılacağı ve zalimin “Bize yazıklar olsun!” diyeceği hesap günü mutlaka gelecektir (1)”

    Yüce Allah buyuruyor ki;

    “İnsanlara hesapları yaklaştı. Halbuki, onlar gaflet içinde yüz çeviren kimselerdir (2)”.Adım adım hatta koşa koşa kendi bitiş noktana koşmana rağmen,ölüme gün be gün yaklaşmana rağmen halen gaflet ve dalalet içinde çırpınıyorsun.Allah’ın nuruyla aydınlanmış olduğu yolu ve o yolda nasıl yürünebileceğini anlatan ve izah eden Resulü’nün yolunu terk edip,en ufak bir rüzgara bile direnç gösteremeyen bir mum ışığı ile karanlıkta yol bulmaya uğraşıyorsun. O zaman “Artık sen onları kendi sapıklıklar! içinde bir zamana kadar terk et (3)”

    “İnsan için bütün sıkıntılar ölmekle bitmiyor ki.Dünya hayatında Allah’ın ve elçilerinin anlatmaya çalıştıkları hakikatleri dinlemeye bile tenezzül etmeyenler,o korkunç akıbetleriyle yüz yüze geldiklerinde “Keşke bana kitabım verilmez olsaydı;hesabımın ne olduğunu bilmez olaydım;n’oalydı her şey ölüm ile son bulsaydı!” diyecekler,ama ne çare? Mahşerdeki hesap ortamının sıkıntısı,ebedi cehennem ve orada inkarı mümkün olmayan daha bir çok azap çeşidi de onları beklemektedir.Aklını ve iradesini kullanıp doğru yola giren mü’minler ise,hak ettikleri mükafatları fazlasıyla almışlardır.Ahiret hayatının bütün refah,mutluluk ve güzellikleri onlar içindir.Tabi ki her şey onlara ‘Helal-u hoş olsun! (4)”

    Nitekim Allah’ın rızasını gözeterek,O’nun bahşedeceği nimetlere kavuşmak için nefsiyle mücadele gösteren,Hakkın rızasına kavuşmak maksadı ile Hakk’ın azabından korktuğu için emirlerine,farzlarına ve yükümlü kıldığı görevleri yerine getirmek için mücadele gösteren, O’nun rızasını kazanmak için O’nun yolunda ve uğrunda cihad eden ve diğer görevleri yerine getirenler için Allah-u Teala “Ve Rabbinizden bir mağfirete ve eni gökler ile yer genişliğinde olan bir cennete koşunuz ki, takvâ sahipleri için hazırlanmıştır (5)” ve başka bir ayet-i celile de ise;

    “Şüphe yok ki, İslâmiyet’i kabul eden erkekler ve İslamiyet’i kabul eden kadınlar ve iman eden erkekler ve iman eden kadınlar ve itaate müdavim, erkekler ve itaate devam eden kadınlar ve sadakatli erkekler ve sadakatli kadınlar ve sabırlı erkekler ve sabırlı kadınlar ve hak için mütevazi erkekler ve tevazuda bulunan kadınlar ve sadaka veren erkekler ve tasaddukta bulunan kadınlar ve oruç tutan erkekler ve oruçlu kadınlar ve namuslarını koruyan erkekler ile muhafaza eyleyen kadınlar ve Allah Teala’yı çokça zikir eden erkekler ve zikir eyleyen kadınlar var ya onlar için Allah Teala bir mağfiret ve pek büyük bir mükâfat hazırlamıştır (6)” muhatabına mazhar olmuş kişilerdir.

    Bunun yanında da nefsi arzularına uyanlar için,hak-hukuk,helal-haram, güzel-çirkin,sevap-günah dinlemeyenler için, nefsinin ve arzularının esiri olanlar için de Allah-u Teala ;”Bunların, kendilerini uğruna sattıkları şey ne kadar da fena!…(7)”

    “Müşriklerin,imkansız görüp inkar ettikleri şey,öldükten ve toprağa karıştıktan sonra tekrar yaratılmaları değildir; onların asıl karşı çıktıkları ve inkar etmekle kurtulacaklarını sandıkları,Rabb’lerinin huzuruna çıkarılıp sorgulanmaları ve yaptıklarının cezasını çekecek olmalarıdır. Oysa korkunun ecele hiçbir faydası yoktur.İnkar etmekle de var olan ve varlığı gerçek olan hiç bir şey yok olmaz.Onlar mutlaka en son duruşma günü Rab’lerinin huzurunda sorgulanacaklar ve cezalarını çekeceklerdir (8)”

    “Ayetlerimizi inkâr edenleri yanan cehenneme sokacağız. Derileri kızarıp yandıkça, yerine taze deri yaratacağız, ta ki cezaları olan azabı iyice tatsınlar (9)”

    “Hem onları Rab’lerinin huzuruna getirilip hesap meydanında durduruldukları zaman bir görsen! Hak Teâla: “Nasıl, diyecek, şu gördüğünüz diriliş gerçek değil miymiş?” Onlar da: “Evet, Rabbimiz hakkı için gerçekmiş!” diyecekler. Allah Teâla buyuracak: “Öyle ise, kâfirliğinizden ötürü şimdi tadın azabı! (10)”

    “Ayetlerimizi yalan sayanlar ise isyan edip yoldan çıkmalarından ötürü azaba uğratılacaklardır (11)”

    “Gün gelecek, birtakım yüzler ağaracak, bir takım yüzler ise kararacak. Yüzleri kararanlara: “Siz misiniz” denecek, “imanınızdan sonra inkâra sapanlar? Tadın bakalım inkârınız sebebiyle bu acı azabı! (12)”.

    Nitekim öldükten sonra tekrar dirilmeye iman etmeyenler,cennet-cehennem,hesap-sorgu-suale inanmayanlar;”Ve dediler ki: Biz yerde gaîb olduğumuz zaman mı, muhakkak biz bir yeni yaradılışta bulunacağız? (13)”.Bu şekilde bir düşünceye kapılanlar, zamanımız insanlarının da dediği gidip de gelen var mı gibi bir sual soranlara Allah-u Teala “Evet.. Onlar rab’lerine kavuşmayı inkâr eden kimselerdir (14)”.

    “De ki: Size müvekkel olan ölüm meleği, sizin canınızı alacaktır. Sonra da Rabbinize döndürüleceksinizdir (15)”.”Artık tadın bu gününüze kavuşmayı unutmanız sebebiyle. İşte biz de sizi unuttuk. Ve yapar olduğunuz şeyler yüzünden ebedî âzabı tadın (16)”

    “Herkesin ahiret hayatındaki yerini,bizzat çalışıp kendi elleriyle kazanması ve hiç kimsenin kıl kadar da olsa haksızlığa uğramaksızın kendi kazandıklarıyla mükafat yada cezalandırılması için yaratılmış olan dünya hayatı,kıyametle birlikte tamamen sona erecek ve hemen arkasından ahiret hayatı başlatılacaktır (17)”

    “Ve Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı ve herkesi kendi kazandığı ile cezalandırılmak için yaratmıştır ve onlar zulüme uğratılmazlar (18)” ve “Her nefis, kazandığına karşılık bir rehindir (19)”



    (1-M.Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:2 / Syf:424);(2-Enbiya Süresi’1);(3-Mü’minun Süresi’54);(4-M.Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:2 / Syf:498);(5-A’li İmran Süresi’133);(6-Ahzab Süresi’35);(7-Bakara Süresi’90);(8-M.Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:2 / Syf:475);(9-Nisa Süresi’56);(10-En’am Süresş’30);(11-En’am Süresi’49);(12-A’li İmran Süresi’106);(13-Secde Süresi’10);(14-Secde Süresi’10);(15-Secde Süresi’11);(16-Secde Süresi’14);(17-M.Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:2 / Syf:225);(18-Casiye Süresi’22);(19-Müddessir Süresi’38)

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.