Kuran Yurdu

Tur Süresi İbn Kesir Meali Ve Tefsiri

    Tur Süresi İbn Kesir Meali Ve Tefsiri



    1- Andolsun Tur’a 2- Yazılmış kitaba 3- Yayılmış sahifeler içindeki 4- Beyt-i Ma’mur’a 5- Yükseltilmiş tavana 6- Dopdolu denize 7- Rabbinin azabı elbette vaki olacaktır 8- Onu önleyebilecek yoktur 9- O gün gök döne döne çalkalanıp sallanır 10- Dağlar da yürür 11- Artık o gün yalanlayanların vay haline! 12- Ki onlar daldıkları batıl içinde oynar dururlar 13- Cehennem ateşine doğru şiddetle sürülecekleri gün 14- İşte bu sizin yalans aydığınız ateştir (denilir) 15- Bu bir büyü müdür yoksa siz mi görmüyorsunuz? 16- Giriniz oraya ister sabrediniz,ister sabretmeyiniz.Sizin için birdir,siz ancak işlediğinizin karşılığını alacaksınız

    • el-Beytu’l-Ma’mur : Kabe’nin hizasındadır.Her bir semada da o senadakilerin taabbud ettikleri bir beytleri (evleri-mescitleri) vardır.Orada namaz kılarlar.Dünya semasındaki eve de Beyt’l-laze adı verilir.

    17- Muhakkak takva sahipleri cennetler ve nimetler içindedirler 18- Rablerinin kendilerine verdiği zevk içerisindedirler.Rableri onları cehennem azabından da korumuştur 19- İşleye geldiğiniz sebebiyle afiyetle yiyin,için 20- Sıra sıra dizili tahtlara yaslananlar olarak,onları iri gözlü hurileri de eş yaptık

    21- İman edip,sayıları iman ile kendilerine uyanların biz evlatlarını da kendilerine katarız.Amellerinden de hiçbir şey eksiltmeyiz.Her kişi kendi kazandıkları karşılığında bir rehinedir

    Yüce Allah yarattığı kullarına lütfunu,keremini,ihsanını , bağışlarını haber vermekte ve müminlere eğer iman hususunda soylarından gelenler kendilerini izleyip,takip edecek olurlarsa makam ve mevki itibariyle -amelleri onların mertebesine ulaşmasa dahi- babalarına katacağını bildirmektedir.Böylelikle evlatlarının kalacakları yerlerin kendilerinin yakınında olması suretiyle babaların gözleri aydınlanmış olacak ve en güzel şekilde yüce Allah onları bir araya getirmiş olacaktır.Babalarla oğulları eşitlediği için de ayrıca babaların amelleri ve mevkileri de eksiltilmeyecektir.Bundan dolayı yüce Allah ‘Kendilerine uyanların biz evlatlarını da kendilerine katarız.Amellerinden de hiçbir şey eksiltmeyiz’ buyurmaktadır.

    22- Onlara ccanlarının çekeceği meyve ve eti ardarda fazlası ile verdik 23- Orda kadehleri elden ele dolaştırırlar.Onlarda içtiklerinden ötürü ne saçmalamaları ne de günah kazanmaları sözkonusudur 24- Etraflarında sedefleri içinde gizlenmiş incileri andıran delikanlı hizmetçiler dolaşır,durur 25- Birbirlerine dönerek karşılıklı soru sorarlar 26- Gerçekten biz daha önce ailelerimiz arasında korku içinde idik derler 27- Allah bize lütfetti de bizi Semum azabından korudu 28- Şüphesiz ki biz önceden ona ibadet ediyorduk.Gerçekten o Berr’dir,Rahim’dir

    • Ahiretteki İçki Ve Kadehlerin Özellikleri

    Yüce Allah ahiretin içkisini dünya içkisinin pisliklerinden ve eziyet verici hallerinden tenzih etmiş,daha önce de geçtiği gibi bunların başı ağırtmayan,karnı ağırtmayan,aklı baştan alıp gitmeyen biz özellikte oldukları belirtilmiştir.Ayrıca bu içkilerin onları faydasız,hezeyan ve hayasızlık ihtiva eden boş,kötü sözler söylemeye,onları itmeyeceğini ve görünüşünün de güzel,tadının hoş ve etkisinin de iyi olduğunu haber vermekte ve şöyle buyurmaktadır : ‘İçenlere lezzet veren beyaz kaynaktan doldurulmuş,kendisinde aklı karıştırıcı herhangi bir zarar da bulunmayan (içki dolaştırılır onlara) ve onlar bundan dolayı sarhoş da olmazlar (a)’.Bir başka yerde de ‘Ondan dolayı başları da ağırmaz ve akılları da giderilmez (b)’.Burada ise yüce Rabbimiz ‘Orda kadehleri elden ele dolaştırırlar.Onlarda içtiklerinden ötürü ne saçmalamaları ne de günah kazanmaları sözkonusudur’ buyurmakta ve sonra da şunları eklemektedir : ‘ Etraflarında sedefleri içinde gizlenmiş incileri andıran delikanlı hizmetçiler dolaşır,durur’.Bu buyruk ile cennette onlara hizmet edeceklerin emri altında bulunacakların güzellikleri,göz alıcılıkları,temizlikleri , elbiselerinin de güzelliği itibriyle sarılıp sarmalanmış taze incileri andırdıklarını haber vermektedir.Nitekim bir başka yerde de ‘Etraflarında ebedi kılınmış evlatlar dolaşır,mainden testilerle,ibriklerle,kaselerle (c)’

    29- Artık sen öğüt vermeyi sürdür.Sen Rabbinin nimeti sayesinde kahin de değilsin,deli de değilsin 30- Yoksa onlar : O bir şairdir,biz onun zamanın ızdırap veren musibetine uğramasını bekliyoruz’ mu diyorlar? 31-Deki: Bekleye durun.Şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim 32- Onlara bunu akılları mı emrediyor yoksa onlar azgınlar topluluğu mudurlar? 33- Yoksa onlar :Onu kendisi uydurup düzüyor mu derler? Hayır,onlar iman etmezler 34- Eğer doğru söyleyenler iseler haydi onun gibi bir söz getirsinler

    Yüce Allah kendisini inkar edenlere Kur’an ayetleri ile soruyor ;

    35- Yoksa onlar bir şeysiz (yaratıcısız) mı yaratıldılar yoksa yaratanlar onlar mı? 36- Yoksa göklerle yeri onlar mı yarattılar? Hayır,onlar yakin sahibi değildirler 37- Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yoksa egemen olanlar onlar mıdır? 38- Yoksa onların dinlemek için (yükseldikleri) merdivenleri mi var? O halde onların dinleyicileri apaçık delil getirsin. 39- Yoksa kız çocuklar onundur da,oğullar sizin midir? 40- Yoksa sen onlardan ücret mi istiyorsun da bu nedenle onlar borçtan dolayı ağır bir yük altına mı giriyorlar? 41- Yoksa gayb onlarındır da,onlar mı yazıyorlar? 42- Yoksa onlar bir tuzak mı kurmak istiyorlar,fakat o inkar edenlerin kendileridir asıl tuzağa düşenler 43- Yoksa onların Allah’tan başka ilahları mı vardır? Allah onların ortak koşmakta olduklarından münezzehtir.

    44- Eğer gökten düşen bir parça görseler: ‘Üst üste yığılmış bir buluttur’ diyeceklerdir 45- Şimdi onları baygın düşüp,yıkılacakları günleri ile karşılaşana kadar bırak 46- O günde tuzaklarının kendilerine hiçbir faydası olmaz.Onlara yardım da olunmaz

    47- O zulmedenler için de muhakkak bundan önce (başka) bir azap vardır.Fakat onların çoğu bilmezler.

    ‘Şüphesiz münafık hastalanacak olup da ona afiyet verilecek olursa,bu husustaki misali devenin misaline benzer.Kendisini niçin bağladıklarını ve niçin bağını çözüp serbest bıraktıklarını idrak edemez.Kudsi hadis olarka gelen bir rivayette şöyle buyurulmaktadır: Ben sana o kadar isyan ettiğim halde sen beni bir türlü cezalandırmıyorsun? Yüce Allah buna karşılık şöyle buyurur: Ey kulum ! Ben seni ne kadar cezalandırıyorum da sen bunu idrak edemiyorsun buyurur

    48- Rabbinin hükmü (gele)ne kadar sabret muhakkak ki sen bizim gözetimimiz altındasın.Kalktığın vakitte de Rabbini hamd ile tesbih et 49- Gecenin bir kısmında da,yıldızların kaybolması vaktinde de onu tesbih et



    Kaynak = İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim -İbn Kesir Tefsiri / C:10 / bkz:366-386

    (a-Saffat 46-47) – (b-Vakıa 19) – (c-Vakıa 17-18)

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.