Tezekkürün Esasları Nelerdir?

  • 22 Haziran 2018
  • 48 kez görüntülendi.

Tezekkürün esasları üçtür ki bunlar ; Nasihattan yararlanmak,ibret gözüyle bakmak ve tefekkürün semeresini elde etmek

Nasihattan yararlanmak ; korku ve ümit duygusunun kalbe tesir etmesi,böylece kalbin korktuğu şeyden kurtulmak,umduğu şeyi elde etmek için harekete geçmesi demektir.Nasihat ise müjdeleme ve korkutma olarak bilinen,emir ve nehiyden ibarettir.

Nasihat iki türlüdür ki birincisi = Duyulan bir şeyle olur .Duyulan türden nasihatte kişi duymuş olduğu hidayet,irşad ve peygamberler lisanıyla gelen nasihatlerden,dünya ve ahiretle ilgili konularda öğüt veren,yol gösteren kimselerin öğütlerinden istifade eder.

İkincisi = İbret gözüyle bakmaya gelince , bu hatırlama melekesiyle,basiretin tefekkür makamında bulunduğu durumun ziyadeleşmesidir.Çünkü tezekkür eden kimse,müşahede ve ibret levhalarını düşünmek suretiyle elde ettiği hususları,iyice kavrama durumuna gelir.Tefekkürle elde etmiş olduğu o manalar tezekkürle daha fazla berraklaşmış olur.

Bunun bir sonucu olarak ;Kul ibret gözüyle bakmadaki başarısının derecesine göre,manevi yolda ilerlemek için daha istekli olur.Çünkü tezekkür,isteği harekete geçiren şeyi daha net bir şekilde görmeye sebep olur.Zira istek,bir şeyi bilip anlamaktan doğar.Özetle sevilen şeyi tanıma ne kadar fazla olursa,kalbin ona doğru meyli de o kadar şidetli olur,düşünce mekanizması bir şeyle ne kadar meşgul olursa,onu tanıma ve tezekkür de o kadar artar.

Tefekkürün semeresini elde etmeye gelince ;Bu çok güzel bir merhaledir.Düşünmenin (tefekkür) iki meyvesi vardır.

1- Mümkün olduğunca tam manasıyla,arzu edilen şeyi tanımak

2- Ve onun hakkında riayet için bu tanımanın gereğine göre amel etmek. Çünkü kalp tefekkür halinde bulunduğu sırada,talep ettiği şeyi elde etmek için yaptığı çalışma sebebiyle yorulur.Sonunda manalar kalbe doğarak orada iyice olgunlaşıp da akıl istirahata geçince,daha önce elde ettiği hususları dönüp tekrar incelemeye alır ve mutlu olur.Tefekkür makamında kaybettiği şeyleri burada tekrar elde eder.Çünkü ondan daha yüksek olan tezekkür makamında,onları yeniden müşahade etmiştir.İşte bu sırada,aradığı neticeyi elde eder.Bu netice,düşünmenin insana sağladığı neticenin gereğiyle amel etmektir.Çünkü tefekkürün meyvesi faydalı ilim olduğu gibi, faydalı ilmin meyvesi de salih ameldir.

İsterseniz bir misalle açıklamaya çalışalım ;

Mesela mal kazanmak isteyen bir insan,bu uğurda çalıştığı müddetçe yorulur.Sonunda malı kazanıp da ticaret için yaptığı faaliyetleri bitirince,yorgunluğu sona erer ve dinlenir.Çalıştığı zaman yaptığı hareketleri gözden geçirir,herhangi bir yanlışı varsa onları düzeltir.Bütün bunlardan sonra kazanmış olduğu malı arzu ettiği yararlı şeylerde sarfetmeye çalışır.



Kaynak = İbn Kayyım El-Cevziyye / Medaricu’s Salikin / bkz = 403-404