Teyemmüm Abdesti Nasıl Alınır?

Lügatta bir işe yönelmek,bir şeyi kasd etmek anlamına gelen teyemmümün dini terminolojideki manası;su bulunmadığı veya suyu kullanmaya güç yetmediği zaman,toprak cinsinden temiz bir şeyle abdestsizliği gidermek için yalan bir işlemdir. Abdestsiz olan yahut gusletmesi gereken bir kimse,iki elini toprak cinsinden temiz bir şeye bir kez vurup bununla yüzünü mesh eder. Sonra yine iki elini ikinci kez vurup bununla da dirseklerine kadar iki kolunu mesh eder.Bu işlem,abdestsizliği gidermek yahut namaz kılmak veya abdestsiz yapılamayan bir ibadeti yerine getirmek niyeti ile yapılır.Teyemmümün farzları niyet ve iki mesihten ibarettir.

İmam Ebu Yusuf kendisine teyemmümün nasıl yapıldığını sorduğu zaman İmam-ı Azam teyemmümün şu şekilde yapılacağını açıklamıştır

‘Kişi,temiz toprağa yönelir.Ardından elini ileri geri götürerek toprağa temas ettirir.Sonra ellerini kaldırıp silkeler.Ardından yüzünü mesheder.Akabinde iki elini birden tekrar toprağa götürür.Elini ileri geri götürerek toprağa temas ettirir.Sonra ellerini kaldırıp silkeler.Ardından her bir eli ile dolunu tamamen dirseklere kadar mesheder’.

Su gerçekten yok ise temiz toprak ile teyemmüm yapılır. Çünkü abdest Allah Teala şöyle buyurmuştur: ‘Eğer hasta olur veya bir yolculuk üzerinde bulunursanız,yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse,yahut kadınlara dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin (Nisa Süresi’43)’

Teyemmüm,bu ümmetin özelliklerindendir,ahir zaman ümmeti için bir kolaylıktır.Yüce Mabuduna ibadet edecek olan bir müslüman’ın duyduğu ruhsal ihtiyacı giderir,insanı yaratılışının aslı olan toprağa döndürerek onda tevazu ve yaratıcıya saygı duygularını canlandırır.

Abdestsizlik haline son vermek veya cinsel birleşmeden sonra cünüplükten kurtulmak için teyemmüm yapılır. Çünkü Hz Ali ve İbn Abbas yukarıdaki ayette geçen dokunmayı,el ile dokunmak ile yorumlayan Hz Ömer ve İbn Mes’ud hilafına,cinsel ilişkiye girmek olarak tefsir etmişlerdir.Buna göre suların akmadığı veya bulunmadığı zamanlarda cinsel ilişkiye girmek mekruh değildir.

Hasta kimse,hükmi pislikten arınmak için su kullandığı zaman hareket etmesi veya suyu kullanması sebebiyle hastalığının ilerleyeceğinin veya iyileşmesinin gecikeceğinden endişe ederse teyemmüm eder.Said b.Cübeyr,İbn Abbas’tan şöyle rivayet etmiştir:’Hasta kimsenin toprak ile teyemmüm etmesine izin verildi‘.

Rivayete göre Hz Peygamber (s.a.v) Zatu’s-selasil Gazvesi için Amr b.As’ı görevlendirmiş.Bu gazvede sahabelerin başında olan Amr şöyle anlatmıştır:’Son derece soğuk bir kış gecesi ihtilam oldum.Gusül abdesti almam durumun da öleceğimden endişe ettim.Bu yüzden teyemmüm edip sonra beraberimdikilere sabah namazını kıldırdım.Hz Peygamber (s.a.v)’ib yanına geldiğim zaman bu durumu ona anlattım.

Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.v) Ey Amr! Cünüp bir halde arkadaşlarına namaz mı kıldırdın ? diye sordu.Ben de Evet ey Allah’ın Elçisi.Ben son derece soğuk bir kış gecesi ihtilam oldum.Gusül abdesti almam durumunda öleceğimden endişe ettim ve Allah Teala’nın ‘Kendinizi öldürmeyiniz.Hiç şüphesiz Allah size karşı merhametlidir (Nisa^29)’ ayetini hatırladım.Hemen teyemmüm edip namaz kıldırdım şeklinde cevap verdim.Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.v) güldü ve hiç bir şey söylemedi.

Bazı alimlere göre eller bir kez yere vurulur,sonra yüz ve dirseklere kadar eller temiz toprak veya toprak cinsinden temiz olan herhangi bir şey ile meshedilir.Kül yanan veya yumuşama özelliği olan nesnelerle teyemmüm yapılmaz.

Cabir (r.a),Hz Peygamber (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:”Teyemmüm elleri iki kez yere vurmakla yapılır.Birinci vuruş yüz için,ikinci vuruş parmak uçlarından dirseklere kadar kollar içindir”.

Mesh edilmesi gereken organların en küçük noktasına kadar mesh edilmesi,teyemmümün abdestin yerine geçebilmesi için şarttır.

Bundan dolayı alimler teyemmüm alanın parmak aralarını mesh etmesinin,yüzüğünü çıkarmasının ve yüzünün her tarafını mesh etmesinin gerekli olduğunu söylemişlerdir.



a-)Akademi Araştırma Heyeti / Bir Müslümanın Yol Haritası / bkz:268
b-)Esad Muhammed Said es-Sağirci / Delilleriyle Hanefi Fıkhı / bkz:93…95

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.