Tesadüf Saçmalığı-3

Herşey Allah’ın Tecellisi Dahilindedir



“Ey insanlar! İşte size bir misal veriliyor, ona iyi kulak verin: Sizin Allah’tan başka yalvardığınız bütün sahte tanrılar güç birliği yapsalar da, bir sinek bile yaratamazlar. Hatta sinek onlardan bir şey kapsa, onu dahi kurtarıp geri alamazlar. İsteyen de, kendinden istenilen de, kaçan da kovalayan da ne kadar güçsüz! (1)”

“Yüce Allah buyuruyor kiİ:

Muhakkak göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip sürelerinin uzayıp kısalmasın da düşünen insanlar için elbette birçok dersler vardır (2)”.

“Allah (c.c) ibadet edilmeye layık yegane ilahın tek ilah (hakiki mabud) olduğunu gerekçe olarak kullarına ihsan ve iyiliğini zikretmektedir.Zira onları yok iken var etti,gizli-açık nimetlere boğdu.Bunu ise yeryüzünü onlara yatak,yani döşek kılmak suretiyle yaptı.Yeryüzünü yaygın,üzerinde gezip dolaşılabilir ve yalçın sayesinde sabit ve sapasağlam kıldı (3)”

“Göğü de (kubbemsi) bir tavan yaptı.Nitekim başka bir ayet de ‘Biz gökyüzünü korunmuş bir tavan gibi yaptık.Onlar ise,gökyüzünün ayetlerinden yüz çevirirler (4)’ buyrulur.Allah (c.c) onlara ihtiyaç duydukları vakit gökten-ki burada kasıt buluttur- su indirdi. Kendilerine ve hayvanlarına rızık ve gıda olması için herkesçe görülen ve bilinen çeşit çeşit tahıllar ve meyveler çıkardı (5)”

“O’dur ki yeryüzünde bulunan her şeyi sizin için yarattı. Sonra iradesi yukarıya yönelip orayı da yedi gök halinde sağlamca nizama koydu. O her şeyi hakkıyla bilir.(6)”

“Yeri döşeyen, onda oturaklı dağlar ve ırmaklar yaratan ve orada bütün meyvelerden çifter çifter yaratan O’dur. Geceyi de gündüzün üzerine O örtüyor. Şüphesiz bütün bunlarda düşünen bir toplum için ibretler vardır (7)”

“Allah (c.c)’nun Arş’ı su üzerindeydi ve ondan önce hiç bir şey yaratmış değildi.Mahlukatı yaratmayı murad ettiğinde sudan bir duman çıkardı.Dukman yükseldi ve üzerini kapladı.Allah (c.c) buna sema (gök) adını verdi.Sonra suyu kurutarak onu tek bir kara parçasına dönüştürdü.Sonra iki gündü,Pazar ve Pazartesi günlerinde onu yararak yedi kat kara haline getirdi.Karayı bir balık üzerinde yarattı.

Balık Allah’ın (c.c) ‘Nun.Kaleme ve onunla yazdıklarına and olsun ki…(Kalem’1)’ buyruğunda ‘Nun’ dediği şeydi.Balık suda,su bir taşın sırtında,taş bir meleğin sırtında,melek bir kayanın üzerinde,kaya da rüzgardaydı.Lokman (a.s)’ın bahsettiği kaya (Allah Teala Lokman a.s’ın oğluna verdiği öğütlerden bahsederken şöyle buyurur:

Yavrucuğum!

Yaptığın iş (iyilik veya kötülük) bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu bir kayanın içinde veya göklerde veyahut yerin derinliklerinde bulunsa,yine deAllah onu (senin karşına) getirir (Lokman’16).Onun (a.s) bunu misal olarak getirdiği ve belli bir kaya değil,herhangi bir kayayı kasdettiği açıktır.Doğrusunu en iyi Allah bilir) budur..Bu kaya ne gökte ne yerdeydi.Balık hareket edince bu kaya da yer de sarsıldı.

Bunun üzerine Allah (c.c) üzerine dağları yerleştirdi.Onun için dağlar yere karşı böbürlenir.Allah’ın (c.c) :’Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağları,yolunuzu bulmanız için de nehirleri ve yolları yarattı (Nahl’15) buyruğunda anlatılanlar bunlardır.

Allah (c.c) iki günde;Salı ve Çarşamba günlerinde yeryüzüne dağları yerleştirdi ve orada yaşayan canlıların ve bitkilerin gıdalarını ve ihtiyaçlarını yarattı.Bunu Allah (c.c) şöyle ifade buyurur:’

De ki:Gerçekten siz,yeri iki günde yaratanı inkar edip O’na ortaklar mı koşuyor sunuz? O,alemlerin Rabbidir.O,yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdi.Orada bereketler yarattı ve orada tam dört günde fark gözetmeden gıdalar-yani oradakiler için rızıklar- takdir etti (8)’.Soranlar için’,yani kim sorarsa bilsin ki bu böyledir.Allah (c.c) devfamla şöyle buyurur: ‘sonra duman halinde olan göğe yöneldi (9)’.

Bu duman,su soluk alıp verirken ondan çıkıyordu.Allah (c.c) ona bir kat gök yaptı.Sonra onu iki günde Perşembe ve Cuma günlerinde ayırıp yedi gök haline getirdi.Cuma gününe (toplama manasına gelen) bu adın verilmesi,o günde göklerle yerin yaratılışının bir araya gelmesi nedeniyledir.’Ve her göğe görevini vahyetti (10)’

Taberi devamla der ki;Allah (c.c) her semada melekleri ve oradaki denizleri,dağları ve bilmediğimiz başka mahlıkatları yarattı.Sonra dünya semasını yıldızlarla süsleyerek onu bir süs ve şeytanlara karşı koruyucu bir koruma kıldı.Dilediğini yaratmayı bitirdikten sonra Arş’a istiva etti,yöneldi.

Bunu da Allah (c.c) şu buyrukları anlatmaktadır:

‘Şüphesiz ki sizin Rabbiniz,gökleri ve yeri altı günde yarattı,sonra Arş’a istiva edendir (11)’.’İnkar edenler,göklerle yer bitişik bir halde iken bizim,onları birbirinden kopardığımızı ….. görüp de düşünmediler mi? (12)’ (13)”

“Yüce Allah insanların çoğunun Allah’ın (c.c) birliğine işaret ve delalet eden göklerdeki ve yerdeki deliller üzerinde düşünmekten gafil olduklarını bildiriyor.Allah (c.c) göklerde sabit ve parlak yıldızlar,dönen gezegenler ve seyyareler yaratmıştır ve bunların hepsi O’nun (c.c) emrindedir.

Yeryüzünde birbirine komşu kıt’alar,bahçeler,ormanlar,sabit dağlar,korkunç miktarda su bulunduran denizler ve okyanuslar,birbirine çarpan dalgalar,uçsuz bucaksız çöller vardır.Orada nice diriler ve ölüler,hayvanlar,bitkier,tatları,kokuları,renkleri ve özellikleri birbirine benzeyen veya benzemeyen meyveler vardır.

Çeşit çeşit mahlukatı yaratan ebedilik ve bekada eşsiz olan Allah’tır.Tek ve bir olan,türlü türlü mahlukatın yaratıcısı,o isimlerin ve sıfatlarıns ahibi,hiç kimseye muhtaç olmayıp herkesin kendisine muhtaç olduğu ‘Samed’ Allah,her türlü noksanlıktan münezzehtir (14)”

“Yeryüzünde birbirine komşu kıtalar, üzüm bağları, ekinler, bir kökten ve çeşitli köklerden dallanmış hurma ağaçları vardır. Bunların hepsi bir su ile sulanır. (Böyle iken) yemişlerinde onların bir kısmını bir kısmına üstün kılarız. İşte bunlarda akıllarını kullanan bir toplum için ibretler vardır (15)”

Hikmet ehlinden birisinin şöyle söylediği nakledilmektedir:

Her kim dünyaya ibret almaksızın bakarsa,bu gafleti miktarınca kalp gözünün basireti gider

“İmam Ahmed b. Hanbel’e Allah’ın (c.c) varlığı sorulduğunda şöyle cevap verdi:

‘Hiçbir deliği bulunmayan,tam korumalı,sapasağlam bir kaleyi düşünün.Dışı eritilmiş gümüşten,içi saf altından olan bu kalenin sonra duvarları yarılır ve içinden görüp işiten bir hayvan çıkar’. Bunun mutlaka bir yapanı olmalı.İmam kale ile yumurtayı,hayvan ile civcivi kasteder (16)”

“İmam Şafii’den yapılan rivayete göre,yaratıcının delili sorulduğunda o şöyle cevap verdi:Dut yaprağının tadı birdir.Ancak onu ipek böceği yiyince ipek,arı yiyince bal çıkar.Koyun yiyince pislik,ceylan yiyince misk kesesinden misk çıkar.Oysa yedikleri dut birdir (17)”

“Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde aklıselim sahipleri için gerçekten açık ibretler vardır (18)”

Tüm bunlardan sonra “Ey insan,ikram sahibi Rabbine karşı seni aldatan nedir (19)”

Allah’ın Varlığının Delillerine Bir Atıf



(Not=Kesinlikle kişisel görüş belirtilmemiştir.Aşağıda müellif,cilt ve sayfa numarası belirtilen eserlerden alıntı yapılarak toparlanmıştır)

(1-Hacc Süresi’73);(2-Al’i İmran Süresi’190);(3-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’ail Azim / C:1 / bkz:250);(4-Enbiya’32);(5-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’ail Azim / C:1 / bkz:250);(6-Bakara Süresi’29);(7-Ra’d Süresi’3);(8-Fussilet’9,10);(9-Fussilet’11);(10-Fussilet’12);(11-A’raf’54);(12-Enbiya’30);(13-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:1 / bkz:277-278);(14-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:5 / bkz:595);(15-Ra’d Süresi’4);(16-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’ail Azim / C:1 / bkz:254);(17-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’ail Azim / C:1 / bkz:254);(18-Al’i İmran Süresi’190);(19-İnfitar Süresi’7)