Ters İlişkinin Tıbben Ve Fiziki Zararları

Ters İlişkinin Sağlık Açısından Zararları



Dinimiz, erkeğe «tarla» diye bildirilen kadının avret mahallinin dışından (arka yoldan) yaklaşmasını haram kılmıştır.

Peygamberimiz (S.A.V.): «Karısına arka taraftan yaklaşan kimse lanetlenmiş (lânete uğramış) tır.»

«Allah, erkek veya kadına arka taraftan yaklaşan kimseye rahmet nazarıyla bakmaz.» buyurmuşlardır.

Burada erkeğe düşen dinimizin emirlerine riâyet edip Allah’ın haram kıldığı hareket ve davranışlardan son derece sakınmalıdır. Çünkü bu durum, homoseksüellik (erkek erkeğe birleşmeye) ve seviciliğe (kadın kadına ilişkiye) yol açabilmektedir.

Yaratılış kanununu bozarak kadınlara arka yollardan yaklaşan kimseler, meşru tatmin yollarını kapatmakla kadınları kadınlara yöneltmiş, kendileri de hemcinslerine yönelmiş olurlar. Ki böyle aşağılık kimseler, ilerde detaylı olarak değineceğimiz homoseksüelliğin zararlarından olarak ebedî ahiret hayatlarını mahvederlerken beden ve ruhlarında yaptığı tahribat ile de dünyaları mahvolmaktadır.

Livatanın tarihi kaynağını oluşturan Lut toplumunda livatanın erkeklerin kadınlara arka yoldan ilişkide bulunmakla başladığını Peygamber efendimiz (S.A.V.) şu hadisiyle bildirmektedir:

«Lut toplumunda lutilik, erkekler arasında başlamadan kırk yıl önce kadınlara yönelik olarak başladı.»

Peygamberimiz bir hadisi şerîfide de Allah’ın bu gibi kimselere lânet ettiğini buyurmaktadır.

«Kıyamet gününde Allah, yedi zümreye rahmet nazarıyla bakmaz. Onları günâhlarından arındırmaz ve onlara «gireceklerle beraber cehenneme girin» diye buyurur.

Bu yedi zümre şunlardır:

Homoseksüelliği yapan ve yaptıran.

İstimna yapan (eliyle boşalan).(İleride detaylı açıklanacak.Duruma Göre farklılık arzediyor)

Hayvanlarla temas kuran.

Anası ile kızını bir arada nikahlayan.

Komşusunun hanımı ile zina eden.

Lanet ettirircesine komşusunu üzen.

Karısına arka yoldan yaklaşan.(5) »

Netice:

Eşler, evlilik hayatında emir ve yasaklara uymak zorundadır. Kadına arka yoldan yaklaşmak, yaratılış kanununa aykırı düşen bir durum olmakla beraber, dinin haram kıldığı bu ilişki, kadınlarda sıhhi bir takım sakıncalar doğurur.

ACI VEREREK (SADİZM) VE ACI VERDİREREK (MAZOHİZM) CİNSEL İLİŞKİDE BULUNMAK HARAMDIR

İslâm, ne ifrata ne de tefrite kaçmayı tasvip eder. Her şeyin ortası, ölçüdür. Bu ölçüyü aşmak, hangi sahada olursa olsun insanı saptırır. Öyle ki Peygamberlerin, evliyalar ve alimler gibi Allah’ın dostları, mukarreb kulları dışında din de ileri derecede yaşamak bir çok kimseyi saptırmıştır.

Bu yüzden evlilik yaşamında da ölçü aşılmamalı, her şey gereğince yapılmalıdır.

Dedik ki İslâm, zevciyat muamelesinde arka yoldan ilişkiyi, ruhi ve bedeni bir takım zararlara yol açtığı için yasaklamış ve bu ilişkiyi sapıklık olarak adlandırmış ve böyle bir ilişkide bulunan sapıklara cezalarını bildirerek onları doğruluğa, iyiliğe ve güzel ahlâka yönlendirmeye çalışmaktadır.

Aynı şekilde karı kocanın birbirlerine acı verdirmeleri de İslamca men olunmuş, ve böyle ilişkide bulunanlar sapık olarak adlandırılmıştır.

Konumuza daha açıklık getirmek için sadizm ve Mazohizm’in ne anlama geldiklerini anlatalım.

Sadizm’in lügat mânâsı, eziyet, acı vermekten zevk almaktır. Bu ise söz ile, hareketle ve çeşitli şekillerde olabilir. Ancak bizim konumuz gereği cinsel birleşme ile ilgili bir sapıklık olanıdır. Bu son şekilde ise erkek veya kadının cinsel ilişki sırasında can acıtmak ve ıstırap vermek sûretiyle zevkinin daha fazla artırılması esas amaçtır. Böylesi düşüncelere kapılan ve eylemleri ile gösteren kimselere de sadist denir. Sadistler kurbanını sırf bu amaç için dövme sırasında da kamçılamak gibi, ısırmak gibi türlü usullere başvururlar.

Kimi insanlar daha çocukluk çağlarında yakaladıkları bir sinek, bir böcek veya kurbağanın bacağını koparmaktan, kanatlarını yolmaktan, ya da onları ateşte yakmaktan,.. Kedinin, köpeğin kuyruğuna teneke parçası v.s. bağlayıp acı verdirmekten büyük zevk duyarlar. Bu yıllar sonra evliliklerinde, cinsel yaşamlarına da yansır öpüşürken ısırma, sevişirken can acıtma şeklinde kendini gösteren bu sapıklık hali, zamanla değişik, çeşitli ortam ve durumlarda tekrarlanır. Artık kişi sapık cinsel ilişkilerin esiri olmuştur.

Mazohizm ise, sadizmin tam tersi olan cinsi sapıklık olup, ızdıraptan, acı çekmekten zevk almaktır.

Sadizm esas itibariyle erkeğe özgü bir davranış olduğu halde, mazohizme her iki cinste de raslanmaktadır.Gerçi sevgi, sevenlerin sevdiklerine hizmet etme anlamını da taşır. Fakat mazohistler bu anlamlı duyguyu aşırı ve gülünç bir şekle sokarlar. Bunlar, öylesine sözler kullanırlar ki sanki bir kölenin düşüncelerinin dile geldiği sanılır.

Yerlere yüzmü sürülmez, basılan topraklara kul köle mi olunmaz, vücudu yara bere kan içinde bile kalsa karşılığı «Haydi, haydi daha fazla!..» şeklindedir.Hülâsa; böyle bir sapıklık içindeki bir insan acı çekmek isteğiyle kıvranır; bu isteği de yerine geldiği zaman hazdan apayrı bir insan oluverir.

Netice :

İslâm dini, her türlü zulüm, ızdırab vermeyi, korkutmayı ve yaralamayı yasaklamakla bu hususta bizlere açıklık getirmektedir.Cinsel hazza erebilmek için yapılan ve dıştan işkence gibi görülen davranışlar kesinlikle haramdır. Böylesine sapık ilişki, karı-kocanın her ikisinin isteğiyle de gerçekleşse, «İslâm dini, istisnâi değil, umumidir» diyor ve bu durumdaki eşlerin ancak sadizm ve mazohizmin kurbanı olan sapık kişiler olarak adlandırıyoruz.



Kaynak= Turan Yazılım – Mürşit 5 – Evlilik Hayatı Ve Mahremiyetleri

(5) İbn-i Kesir, c:.2: 264.