Takva Sahibi Genç

Dünyanın faniliğini bilen,ölümü ve ölümden sonraki hayatı ve hesap verme gününü düşünen gençler,arzu ve heveslerine değil Allah Teala’nın ve O’nun Resulü’nün emirlerine kulak verirler.Duygularını kontrol altına alır,hayatı meşru dairede geçirir,çevresine zarar değil fayda sağlarlar.

Resulüllah (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde buyurmuşlardır ki; ‘Bir genç şu dünyanın aldatıcı zevk ve eğlencelerini terkeder ve gençliğiyle Allah Teala’ya itaat ve ibadete yönelirse,Allah ona yetmiş iki sıddıkın ecrini verir ve sonra Allah o genç için şöyle buyurur;

  • ‘Ey gençliğinde benim rızam için şehvetlerini terk eden genç! Sen benim yanımda bazı meleklerim kadar değerlisin’

Evet takva sahibi olmak,hayatın her döneminde güzeldir ancak gençlik çağında bir başka güzeldir.Delikanlılığa,güce kuvvete,güzelliğe rağmen günahlardan sakınanların mükafatının ebedi mutluluk olduğunu Peygamber Efendimiz (s.a.v) müjdelemiştir.

Hz Ömer (r.a) halifeliği döneminde ibadet ehli,son derece takva sahibi bir genç vardı.Hz Ömer (r.a)’in hayret ve takdirle izlediği bu gencin kalbi,Allah ve Resulü’nün sevgisiyle doluydu.Vakit namazlarını daima cemaatle kılar ve namazdan çıkar çıkmaz evine döner ve ihtiyar babasının hizmetini görürdü.Bu gencin evine giden yolu,bir kadının kapısının önünden geçiyordu.Kadın her defasında gencin yoluna çıkarak çirkin tekliflerde bulunuyor fakat genç Allah korkusundan ona iltifat etmiyordu.

Yine bir gün yatsı namazını kıldıktan sonra evine giderken,kadın tekrar karşısına çıktı ve genci kandırmayı başardı.Fakat genç kadının ardı sıra eve girerken birden bire Allah Teala’yı hatırladı ve korkuyla dilinden şu ayet döküldü:

  • ‘Takvaya erenler var ya,onlara şeytan tarafından bir vesvese dokunduğundan (Allah’ın emir ve yasaklarını) hatırlayıp hemen gerçeği görürler (A’raf’201)’

Hemen ardından bayılarak düştü.Kadın hizmetçisini çağırdı.Genci tutarak evinin önüne koydular.Sonra da kapıyı çalarak babasına haber verdiler.Babası dışarı çıkınca,oğlunu baygın bir vaziyette kapının önünde buldu.Komşulardan birkaçı genci tutup eve taşıdılar.Uzun bir müddet baygın kalan genç,kendine gelince babası,

  • -Evladım neyin var,ne oldu diye sordu
  • -Oğlu ;
  • -Bir şeyim yok dedi.Babasının ısrarı üzerine oğlu başından geçenleri anlattı.
  • -Babası ;
  • -Hangi ayeti okumuştun diye sordu.
  • -Genç ;
  • -Yukarıda okumuş olduğu ayeti tekrar okudu ve ruhunu teslim etti.

Bunun üzerine gencı yıkarılar ve gece vakti gözyaşlarıyla defnettiler.Sabah oluınca olay Hz Ömer (r.a)’e bildirildi.Hz Ömer (r.a) gencin babasına gelerek başsağlığı diledi ve

  • -Bana niye haber vermedi diye sordu.
  • -Gencin babası;
  • -Ey müminlerin emiri! Vakit geceydi.
  • -Hz Ömer (r.a):

-Bizi onun kabrine götürün dedi.Hz Ömer (r.a) ve beraberindekiler kabrine geldiler

-Hz Ömer (r.a) ;

  • -Ey filan kişi ! ‘Rabbinin makamında durmaktan korkanlara iki cennet var (Rahman’46)’ dedi.

-Genç kabirden;

  • -Ya Ömer ! Rabbim cennette bana onları iki defa verdi dedi.


Kaynak = Hüseyin Okur / Asr-ı Saadet Gençliği / bkz:25-27

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.