Taharetin Sınırları Ve Önemi

  • 18 Haziran 2018
  • 51 kez görüntülendi.

Bedenleri kirlenmek üzere yaratan ve temizliği emreden ; akışkan,kuvvetli ve şefaaf olan suyu yaratıp ona herkesin ihtiyacı olmasından dolayı merhamet ve şefkatinden suyu bolca veren Allah’a hamd olsun

Nimetlerini ve lütuflarını bilen ve afetlerden selim bir şekilde birliğini kabul eden kimsenin hamdiyle O’na hamd olsun.Bütün kainatı ve etrafını,dünyayı ve etrafını davetiyle doldurupdalaleti silip kökten yok eden elçisi Hz Muhammed’e onun kavrayış,ilim ve zarafet sahibi ashabına,kendilerine salat edenleri o korkulu günde korkulardan emin kılacak şekilde salat ve çokça selam ederim.

Yüce Allah temizliği emretmiş ve temizlenenleri övmüştür.O,bu hususta şöyle buyuruyor : ‘Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır.Allah da çok temizlenenleri sever (1).Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez ; fakat sizi trtemiz kılmak ister (2).Bir hadis-i şeriflerinde ise peygamberimiz ‘Temizlik imanın yarısıdır’ şeklinde buyurmuştur.

Şunu bil ki temizliğin dört derecesi vardır ki bunlar ;

1- Bedeni , manevi ve maddi kirlerden temizlemek ve fazlalıklardan arındırmak

2- Uzuvları günahlardan temizlemek

3- Kalbi kınanmış huylardan ve nefret edilen kusurlardan arındırmak

4- Sırrı Allah’tan başka her şeyden arındırmak.İşte en büyük amaç budur.Basireti kuvvetli olan kişi bu hedefe yönelir.Basireti kör olan temizlik derecelerinden sadece birincisini anlar.Böyle bir adamın değerli olan zamanının çoğunu vesveseye kapılıp istincade ve elbisesini yıkamada aşırı derecede vakit harcadığını görürsün.Bunu yapmasının sebebi,kendisinden istenen temizliğin sadece bu türden bir temizlik olduğunu zannedip öncekilerin yaşam biçimlerini,onların zamanlarının tümünü kalbi temizlemeye harcadıklarını ve bedenlerini ihmal ettiklerini bilmemesidir.Onlar,et yedikten sonra ellerine sinen kokuyu gidermek için neredeyse hiç ellerini yıkamazlar,toprak üzerinde namaz kılarlar,yalınayaak yürürler ve istinca ederken taşlarla yetinirlerdi.

Sonra nefsin isteklerini yerine getirmeyi temizlik diye adlandıran ve ‘bu dindendir’ diyen insanlar türedi.Zamanlarının çoğu vücutlarını süslemekle geçiyor.Oysa içleri harap ve kibir,kendini beğenme,cahillik , riya ve nifakla dolu.Bu kimseler taşlarla istinca yapmakla yetinen,yalınayak ve toprak üzerinde yürüyen , seccade sermeden caminin hasırları üzerinde namaz kılan,ayağında terlik olmadan , halılar üzerinde yürüyen veya yaşlı bir kadının su kabından abdest alan birini görseler kıyameti koparırlar , onu şidetle kınarlar ve ‘pis adam’ derler.Onunla birlikte yemek yemekten hoşlanmazlar , imandan gelen pejmürde ve mütevazi görünüşünü pislik,kendi yaptıklarını temizlik olarak adlandırırlar.Münkerin nasıl maruf,marufun nasıl münker haline geldiğine bak.

Biri çıkıp da ‘Onların icat ettikleri bu davranışlar hakkında ne dersin ? Bunlar münker mi , mübah mı ? diye sorarsa cevaben şöyle deriz :

Biz onların icat etmiş oldukları her şeyi ve onunla neyin amaçlandığını inceleriz.Eğer icat edilen şey mübah ise israfa neden olmuyor ve daha fazla temizliği amaçlıyorsa kınanmaz.Eğer çok fazla su kullanılması sebebiyle israfa neden oluyor ve üstüne üstlük bir de bunun dinin esası olduğuna inanılıyorsa kınanır.Bazen avamdan biri,ısrarla bir şey yapan bir alimi görünce o şeyi vacip zanneder.Eğer bunu,halkın görmesi için dış görünüşünü süslemek maksadıyla yaparsa daha iğrenç ve çirkin olur.



Kaynak = İbnü’l Cevzi / Minhacü’l – Kasıdin Ve Müfiddü’s-Sadıkin / C:= I / bkz: 91-92

(1-Tevbe 108) ; (2-Maide 6) ;