Şura Süresi 01-28 Arası Ayetlerin Meali Ve Tefsiri

Şura Süresi Meali Ve Tefsiri



1- Ha,Mim

2 Ayn,Sin,Kaaf

3 Mutlak galip,sonsuz hikmet sahibi olan Allah sana ve senden öncekilere işte böyle vahyeder

4 Göklerde olanlarla,yerde olanlar yalnız Onundur.O en yüceedir,en büyük olandır

5 Gökler nerede ise üstlerinden çatlayacaklar.Melekler de Rablerine hamd ile tesbih ederler.Yeryüzünde olanlar için mağfiret dilerler.Şunu bilin ki muhakkak Allah günahları mağfiret edendir,çok çok rahmet edicidir.

6 Ondan başka veliler edinenlere gelince,Allah onların üzerinde bir Hafizdir.Sense onların üzerlerinde bir vekil değilsin.

7 Hem şehirlerin anasını ve onun etrafında bulunanları uyarıp korkutasın,hem de kendisinde şüphe bulunmayan toplanma günü ile uyarıp korkutasın diye sana da böylece Arapça bir Kur’an vahyettik.Bir kısmı cennette,bir kısmı cehennemde olacaktır.

8 Eğer Allah dileseydi onları tek bir ümmet kılardı.Fakat dilediği kimseyi rahmetine alır.O zalimlerin ise hiçbir dost ve hiçbir yardımcıları yoktur.

9 Yoksa onlar ondan başka veliler mi edindiler? İşte Allah! Vekil Odur,ölüleri de O diriltir.O her şeye gücü yetendir.

10- Herhangi bir şey hakkında anlaşmazlığa düşerseniz,onun hakkında hüküm vermek Allah’a aittir.İşte benim Rabbim olan Allah O’dur,yalnız O’na tevekkül ettim ve ben yalnız O’na dönerim

11- Gökleri ve yeri yaratandır.Size kendi nefislerinizden eşler ve davarlardan da çiftler yaratmıştır.O sizi bu yolla üretip,çoğaltıyor.Onun benzeri hiçbir şey yoktur ve O her şeyi işitendir,görendir

12- Göklerle yerin anahtarları O’nundur.Dilediğine rızkı yayar ve daraltır çünkü O her şeyi çok iyi bilendir.

13- O ‘dini dosdoğru tutun.onda ayrılığa düşmeyin’ diye dinden Nuh’a tavsiye ettiğini,sana vahyettiğimizi,İbrahim , Musa ve İSa’ya tavsiye ettiğimizi size de şeriat yaptık.Senin onları kendisine davet ettiğin şey,müşriklere büyük geldi.Allah dilediği kimseyi buna seçer ve döneni buuna hidayet eder.

14- Onlar ancak ilim kendilerine geldikten sonra aralarındaki düşmanlık sebebi ile ayrılığa düştüler.Eğer Rabbinden belirli bir süreye kadar bir söz geçmiş olmasaydı,elbette aralarında hüküm olunurdu.Onlardan sonra kendilerine kitap miras verilenler de muhakkak onun hakkında bir şüphe ve tereddüt içindedirler.

15- İşte bundan dolayı sen buna davet et.Emrolunduğun gibi dosdoğru ol,onların arzularına uyma ve deki: Ben Allah’ın indirdiği nütün kitaplara iman ettim.Aranızda adalet yapmakla emrolundum.Allah bizim de Rabbimizdir,sizin de Rabbinizdir.Bizim amellerimiz bizim,sizin amelleriniz de sizindir.Bizimle sizin aranızda artık bir delile gerek yoktur.Allah hepimizi bir araya toplayacaktır ve dönüş yalnız O’nadır.

16- Allah hakkında -onun çağrısı kabul edildikten sonra- tartışanların delilleri Rableri nezdinde batıldır.Onların üzerinde bir gazap ve onlar için çok çetin bir azap da vardır

17- Allah hak ile kitabı ve mizanı indirendir.Ne bilirsin,belki de yakındır

18- Ona iman etmeyenler onun çabucak gelmesini isterler.İman edenler ise ondan yana korku içindedirler ve onun hiç şüphesiz hak olduğunu bilirler.Bilin ki,o saat hakkında tartışanlar elbette uzak bir sapıklık içindedirler.

Ne bilirsin,saat belki de yakındır buyruğu : Kıyamet için (hazırlıklı olmaya) bir teşvik,(hazırlıksız olanlar için) ondan dolayı bir korkutma,dünyaya da rağbeti azaltan bir ifadedir.

19- Allah kullarına çok lütufkardır.Dilediğine çok rızık verir.O Kavidir,hüküm ve iradesinde galip olandır

20 Kim ahiret ekinini isterse onun ekinini arttırırız,kim de dünya ekinini isterse kendisine ondan bir şeyler veririz ama Ahirette onun hiçbir payı yoktur

Yani kimin çalışıp çabalaması dünyadan bir şeyler elde etmek için olup da büsbütün ve hiçbir şekilde Ahirete yönelik bir çabası,bir gayreti yoksa Allah,onu Ahiretten mahrum bırakır.Dünyaya gelince dilerse ondan ona bir şeyler verir,dilemezse o bundan da ötekinden de hiçbir şey elde edemez.Bu şekilde çalışıp çabalayan kişi böyle bir niyet ile dünyada da,ahirette de zararlı bir alış-veriş yapmış olur.Buna deilil de şudur :  Bu ayet-i kerime Subhan (İsra) süresindeki ayetle kayıtlıdır.Kayıt getiren buyruk da şudur : ‘Kim bu dünyayı isterse biz de burada istediğimiz kimseye dilediğimizi çabucak veririz.Sonra da onu cehenneme koyarız.O burayı kınamış ve kovulmuş olarak boylar..Kim de mümin olarak ahireti diler ve onun için gereği gibi çalışırsa işte onların çalışmaları makbul olur.Her birine onlara da,bunlara da Rabbinin nimetinden ardarda veririz.Rabbinin bağışı alıkonulmuş değildir.Onların kimini kiminden nasıl üstün kıldığımıza bir bak,elbette Ahiret dereceleri itibariyle de daha büyüktür,üstün kılmak bakımından da daha büyüktür (İsra 18-21)

21- Yoksa onların Allah’ın izin vermediği şeyleri kendilerine dinden şeriat yapan ortakları mı vardır? Eğer ayırt edici söz olmasaydı muhakkak aralarında hüküm olunmuştu bile.Doğrusu zalimler için can yakıcı bir azap vardır

22- Kazandıkları şeylerden ötürü zalimleri korkuya düşmüş görürsün.Halbuki o tepelerine inecektir.İman edip salih amel işleyenlere gelince,onlar cennetlerin bahçelerindedir.Onlar için Rableri yanında istedikleri her şey vardır.İşte bu lütuf ve ihsanın ta kendisidir.

23 İşte Allah’ın iman edip iyi ameller işleyen kullarına müjdelediği budur.Deki : Ben sizden buna karşılık -akrabalıkta sevgiden başka- ücret istemem.Kim bir güzellik kazanırsa biz de kendisine onun güzelliğini arttırırız.Muhakkak Allah çok mağfiret edicidir,iyiliklerin mükafatını verendir

24 Yoska onlar Allah’a yalan iftira etti mi diyorlar? Allah dilerse senin kalbini mühürler.Allah batılı mahveder ve hak olanı kelimeleri ile gerçekleştirir.Çünkü o kalplerin özünü çok iyi bilendir.

25 O kullarından tövbeyi kabul eden,kötülükleri affeden ve işlemekte olduğunuzu bilendir

Resulülah (s.a.v) şöyle buyurmuştur : Andolsun ki Alah’ın kendisine tövbe ttiği zaman kulunun tövbesi sebebiyle sevinmesi,geniş ve düz bir arazide sizden herhangi birinize ait ve üzerinde yiyeceği ve içeceği bulunan bineğinin elinden kurtulması (ve kaybolması) sonra da ondan (onu bulmaktan) ümidini kesmesi sebebiyle bir ağaca varıp gölgesinde bineğini bulmaktan ümidini kesmiş halde uyuması,o bu halde iken devesinin yanıbaşında ayakta durduğunu görüp,derhal onu yularından yakaladıktan sonra aşırı bir sevinçe ; Allah’ım,sen benim kulumsun,ben de senin Rabbinim -aşırı sevincinden şaşırdığı için- diyen bir adamın sevincinden daha fazladır.

26 İman edip salih amel işleyenlere icabet eder ve onlara lütfundan daha fazlasını da verir.Kafirlere gelince,onlar için çetin bir azapv ardır

27 Eğer Allah kullarına rızkı yaysaydı yeryüzünde elbette azgınlık ederlerdi,fakat o dilediğini bir ölçü ile indirir.Muhakkak O kullarından haberardır,çok iyi görendir

28 O ümitsizliğe düşmelerinden sonra yağmuru indiren ve rahmetini yayandır.O gerçek dost ve yardımcıdır,hamde layık olandır.



Kaynak İbn Kesir / Tesiru’l Kur’an’il Azim / C:IX / bkz:561-589