Kuran Yurdu

Sonuçta Rüzgar Eken Fırtına Biçer

    “Hz Allah’tan çekinmeyip,şehvetin isteklerine kolayca uyan ve bu yüzden şeytanın hilelerini fark edemeyecek hale gelen kişi önce bocalar,sonra da onun pençesine düşerek felakete sürüklenir (1)”

    “İşte sözleşmelerini bozmaları, Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve “kalplerimiz perdelidir” demeleri ki kalpleri perdeli yaratılmış olmayıp, Allah inkârcılıkları sebebiyle kalplerini mühürledi de artık onlar pek az inanırlar (2)”

    “Ey insan! Sana gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her fenalık ise nefsindendir. Ey Resulüm! Seni bütün insanlara elçi gönderdik. Allah’ın buna şahit olması yeter de artar! (3)”.”Eğer Allah zulümleri yüzünden insanları cezalandıracak olsaydı dünyada tek canlı bile bırakmazdı. Fakat onları takdir ettiği bir vâdeye kadar bekletir. Vâdeleri gelince ne bir an öne alabilir, ne bir an erteleyebilirler (4)”

    O zaman ey inanlar ey inandığını iddia edenler “Sakın şeytanın izinden gitmeyin! Her kim şeytanın peşinden giderse bilsin ki o kendisinden hep fena, çirkin ve meşrû olmayan şeyleri yapmasını ister. Eğer Allah’ın lütuf ve merhameti olmasaydı, sizden hiçbiriniz asla temize çıkamazdı. Ancak Allah dilediğini temizleyip arındırır. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla işitir ve bilir (5)”.Madem böyledir “Öyleyse Allah tarafından, o geri çevrilmesi mümkün olmayan gün gelmeden önce, sen yüzünü, özünü dürüst bir şekilde dosdoğru dine yönelt! (6)”.”Zira Allah iman edip güzel ve makbul işler yapanları lütfu ile ödüllendirecektir. O kâfirleri asla sevmez (7)”.

    Ey iman edenler!,Ey İnanlar,Ey İnandığını söyleyipte inanmıyormuş gibi davrananlar “Eğer siz Allah’a (Allah’ın dinine) destek olursanız, O da size yardım eder (8)”.Yoksa bilerek ve ısrarla günah işleyip de daha önümde seneler var diyerek gençliğine yada sağlığına güvenerek Allah’ın ayetlerine karşı duyarsız kalanlar;Başınıza bu dünyada bir sıkıntı geldiği zaman ve yarın mahşer meydanında Allah’ın huzurunda el pençe durdurulup da hesap vereceğin zaman “İşte bu, sizin ellerinizin işleyip öne sürdüğü işlerin karşılığıdır (9)” ve İşte bu, sizin ellerinizle işlediğiniz günahların karşılığıdır.

    Çünkü Allah kullarına haksızlık edecek değildir (10)” muhatabıyla karşılık alacaksın.
    Görmezmisin ki “Ebu Süfyan Resulüllah (s.a.v)’e gelerek şöyle dedi:Ey Muhammed!,sana Allah adına ve aramızdaki akrabalık bağının hakkı için söylüyorum.Gerçekten biz çaresizlikten,açlıktan deve tüyünü kana bulayarak yedik.Bunun üzerine yüce Allah ‘Andolsun ki onları azap ile aldığımız halde yine de Rablerine itaatle boyun eğmediler,yalvarıp yakarmadılar (Mü’minun’76)’ buyruğunu indirdi (11)”

    İşte o gün,o büyük günde,o aldanma gününde ,herkesin yaptığı ve ettiği işlerin karşılaşacağı günde “Günahkarlar dünyaya dönmeyi temenni edip,Allah’ın ayetlerini doğrulamış,resullerine uymuş olmadıklarından hasret çekecekleri için şanı yüce Allah da şöyle buyuracaktır:’Hayır,sana ayetlerim gerçekten gelmiş idi.Sen ise onları yalanlamış,büyüklenmiş ve kafirlerden olmuş idin (Zümer’59)’. Yani ey dünyada iken yaptıklarına pişman olan kulum,sen dünyada iken ayetlerim sana gelmiş,sana karşı delillerim ortaya konmuştu ama sen bunları yalanladın,onlara uymayıp büyüklük tasladın ve sen onları inkar eden,onları kabul etmeyen kafirlerden oldun (12)”

    Ve Rabbin devamla buyurdu “İnsan, emek ve gayretinin neticesinden başka bir şey elde edemez (13)”.Nitekim bu yapıp ettiklerinin iyilikse iyiliklerinin,kötülükse kötülüklerinin tüm “Bu gayretinin semeresi de ileride ortaya çıkacaktır (14)” ve “Emeğinin karşılığı kendisine tam tamına ödenecektir (15)”.Şüphesiz ki “Elbette son durak, Rabbinin huzuru olacaktır (16)”.

    “İman edip iyi ve yararlı işler yapanlara, bundan böyle Allah’a karşı gelmekten sakındıkları ve imanlarında sebat ile iyi ve yararlı işlerine devam ettikleri, sonra takvâları ve imanları tam sağlamlaşıp kökleştiği, daha sonra da bu takvâ ile beraber, başkalarına iyilik eden ve her yaptığını güzel yapan ihsan mertebesine erdikleri takdirde, daha önce yeyip içtiklerinden dolayı kendilerine bir vebal yoktur. Allah da böyle güzel davrananları sever (17)”.

    Ancak aksine Allah’ın yasak kıldığı davranışların içinde boğuşupta,Allah’ın azabına maruz kalacak işleri yaptıktan sonra Allah’ın rahmetine mazhar olurum diye beklemek ne kadar büyük bir yanlış ve gaflet ise ;İşte o zaman “Melekler o kâfirlerin yüzlerine ve arkalarına vurarak “Tadın bakalım cayır cayır yanmanın acısını!” diyerek canlarını alırken bir görmeliydin! (18)”

    “Allah adına yalan uydurandan, yahut kendisine hiçbir şey vahyedilmediği halde “Bana da vahyolundu” diyenden, bir de, “Allah’ın indirdiği âyetler gibi ben de indiririm” diye iddia edenden daha zalim kimse olabilir mi? Ölümün şiddetleri içinde kıvranırken, ölüm meleklerinin de yakalarına yapışıp kendilerine: “Haydi, derhal ruhlarınızı çıkarıp teslim edin! Bugün zillet azabıyla cezalandırılacaksınız; çünkü Allah hakkında gerçek dışı şeyler söylüyordunuz ve çünkü kibirlenerek O’nun âyetlerinden yüz çeviriyordunuz!” diye haykırdıkları sırada sen o zalimlerin halini bir görsen! (19)”

    İşte tüm bu yaptıklarının sebebi yaptıklarının karşılığıdır.Nitekim “Onlar batıla meyledince, Allah da onların kalplerini hakkı kabul etmekten, hakka meyletmekten uzaklaştırdı. Öyle ya, Allah yoldan çıkmakta direten bir güruha hidâyet etmez, onları, emellerine ulaştırmaz (20)”

    Aksine şunu kesinkes unutmayın ki;

    Allah hiçbir kimseyi güç yetiremeyeceği bir şekilde yükümlü tutmaz.Herkesin kazandığı iyilik kendi lehine, işlediği fenalık da kendi aleyhinedir.

    Ya Rabbenâ! Eğer unuttuk veya kasıtsız olarak yanlış yaptıysak bundan dolayı bizi sorumlu tutma! Ya Rabbenâ! Bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ya Rabbenâ! Takat getiremeyeceğimiz şeylerle bizi yükümlü tutma! Affet bizi, lütfen bağışla kusurlarımızı, merhamet buyur bize! Sensin Mevlâmız, yardımcımız! Kâfir topluluklara karşı Sen yardım eyle bize! (21)”



    (1-İmam Gazali / İhyau Ulumi’d-Din / C:3 / bkz:87);(2-Nisa Süresi’155);(3-Nisa Süresi’79);(4-Nahl Süresi’61);(5-Nur Süresi’21);(6-Rum Süresi’43);(7-Rum Süresi’45);(8-Muhammed Süresi’7);(9-Enfal Süresi’51);(10-Al’i İmran Süresi’182);(11-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:7 / bkz:456);(12-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:9 / bkz:422);(13-Necm Süresi’39);(14-Necm Süresi’40);(15-Necm Süresi’41);(16-Necm Süresi’42);(17-Maide Süresi’93);(18-Enfal Süresi’50);(19-Enfal Süresi’93);(20-Saff Süresi’5);(21-Bakara Süresi’286)

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.