Şeytanın Zikir Ve İbadet Konusunda Vesvese Vermesi

İbadetleri yerine getirirken,sadece onun afetlerini dikkate alarak yaptığın yada yapacağın ibadete karşı olan hevesin azalmasın.Çünkü böyle bir durum şeytanın seni aldatma isteğinin yollarından birisidir.Şeytan sana o anda şöyle vesvese verir;

Sen kalbinde gaflet içinde iken,dilinle Allah2ı zikretmenin sana ne faydası olacağını bekliyorsun ve böyle bir beklenti içine giriyorsun? Ondan faydalananlar ancak basiret sahibi olan,işin teferruatına ve sırlarına vakıf olan,kalbi ve bedeni ile Allah’a ibadet edenlerdir.Sen kadar uğraşırsan uğraş,onlar gibi olamayacağına ve onlar gibi ibadet ve Allah’a itaat edemeyeceğine göre bu işi bırak der.

  • Şeytanın bu aldatması ve vesvesesi sonucu insanlar üç gruba ayrılırlar ki;

1-) Sabikun = (Sorgusuz sualsiz cennete gidenler) Sabıkundan olanlar şeytanın bu vesvesesine karşı şöyle cevap verirler;

Sen madem böyle davranıyorsun,bende seni iki yönden zorluklara sokar ve senin burnunu yerlere sürterim.Madem sen bu sözlerinle beni yaptığım ibadetten alıkoymak istiyorsun;bende hem dilimle ibadet ederim,kalbimi de o ibadete ortak ederim.Bedenen gerçekleştirdiğim bu ibadet sayesinde;dilimle kalbimi bir araya getiririm ve senin (şeytanın)yarana tuz-biber dökerim.Şeytan bunları avlayayım derken kendinin avlandığını görür.

2-)Zalimler Ve Aldanmışlar = Şeytanın verdiği bu vesvesenin inceliğini düşünerek idrak ederler,fakat kalbleri ihlastan yoksun olduğundan şeytana tabi olarak dilindeki zikri bırakır da böylece şeytanla aralarında anlaşmaya varılır.Bu sayede şeytan diliyle zikri bıraktığı için o şeytanın ağına düştü.Zalimler ve aldanan kimseler de bunlardır.

3-) Mukterid (tutumlu) ler= Böyle kimseler ise şeytanın verdiği bu vesvesenin farkındadırlar.Gerçekten kalbi ile amelini birleştirmiş ve bütün iyiliklerini kalbi ve bedeni ile yapmasının daha iyi olacağını,sadece dille yapılan zikrin buna bakarak daha eksik olacağını bilir.Fakat kalbini diliyle yaptığı zikre katmayı başaramaz.Gene de sadece dili ile zikretmesinin,diğer fuzuli ve gereksiz sözlerden,hatta susmaktan daha iyi bir iş olacağını bilir ve dili ile zikre devam ederken,kalbininin buna ortak olmasını Allah’tan niyaz ve dua eder.Mukterid olanlar işte bunlardır.

Sabikundan olanlar çulhacılığı bırakıp katipliğe başlayan kimselere benzerler.Çulhacılığın kötü bir şey olduğunu söylemişler,onlar da o işi bırakmıl,katipliğe başlamışlardır.

  • Onlar sadece dili ile zikir makbul değil demiş,zikri terketmek yerine kalblerini de zikirlerine ortak etmişlerdir.Aldanan zalimler ise siz çulhacılığı kötülüyorsunuz.Öyle ise bende çöpçü olurum diyenler gibidirler.

Mukteridler ise evet çulhacılık katiplikten iyi bir sanat değil,katip olamıyorsam çöpçü de olacak değilim herhalde.Çünkü çöpçülük çulhacılıktan daha üstündür.Ben gene kendi sanatıma devam ederim diyenler gibidirler.

Ermişlerden Rabia-i Adeviyye diyor ki;

Bizim af dilememizin daha birçok istiğfara ihtiyacı vardır.

R.Adeviyye bunu söylerken,diliyle Allah’ı zikretmediğini değil,kalbinin gafil olduğunu kasdetmiştir.Yani dilinin hareketinden değil,kalbinin gafletinden dolayı Allah’a tevbe etmesi gerektiğini anlatmak istemiştir.Eğer dili ile de zikredemiyorsa,o zaman iki çeşit af dilemeye ihtiyaç hasıl olur.

Kötülenmenin kötülenmesini ve övülenin övülmesini bu şekilde idrak etmek ve kavramak gerekiyor,yoksa;

İyilerin iyilikleri,mukarreb (Allah’a yakın olan) lerin kötülükleridir gibi doğru söyleyenin sözlerini anlayamazsın.Bunlar birbirlerine izafe edilmişlerdi.Kıymetleri birbirlerine kıyaslanarak belli olur.Bu ve buna benzer sözleri izafetsiz ele almak yanlıştır.Esasında iyiliğini olsun,kötülüğünü olsun hiçbirinin varlığını küçük görmemek lazımdır.

İslam büyüklerinden Cafer-i Sadık diyor ki;

  • Allah üç şeyi diğer üç şeyin içinde saklamıştır;

Razı oluşunu kendine itaatte gizledi.Sakın itaatinizi küçük görmeyin.Onun rızası için işlediğiniz ufak bir iyilikte olabilir.

Gadabını musibette gizledi.İsyan edişinizin hiç birini küçük görmeyin.Allah’ın gadabı orada olurda siz bilemezsiniz.

Kulları arasında veli kullarının kimler olduğunu gizledi.Hiçbir insanı hor görmeyin. Hor gördüğünüz insan Allah’ın veli kulu olabilir.

Bir de hangi duaları kabul ettiğini gizledi.Bütün duaları okuyun,belki kabul edeceği dua odur.



Kaynak= İmam Gazali / İhyau Ulumi’d-Din / C:4 / bkz:111-112

(Aslına bağlı kalınmak sureti ile bazı değişiklikler ve ilaveler yapılmıştır)

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.