Şeytanın Vesvese Vermek Suretiyle Kalbe Saldırması

Ey okuyucu,şunu bilmiş ol ki;Kalbin bir çok kapıları olup bunlardan içeriye benekler giren bir kubbeye,her taraftan oklar atılan bir hedefe,türlü suret ve biçimleri içine alıp yansıtan bir aynaya veya değişik ırmaklardan içine su akan bir havuza benzer.Sık sık değişen bu eserlerin türlü şekillerde kalbe dolmaları ya dış kuvvetler dediğimiz beş duyu vasıtasıyla veya ahlak,öfke,şehvet ve hayal gibi insanın mizacından ve yaratılışından meydana gelen iç kuvvetler vasıtasıyla olur.İnsan duyu organlarından birisi ile bir şey anlayınca kalbinde bir iz meydana gelir.Aynen bunun gibi,çok yemek yediği ve şehvet kuvveti galeyana geldiği zaman kalbinde bunun tesiri görülür.İnsanın nefsinde meydana gelen hayaller orada kalır ve bu hayal bir şeyden diğerine geçer.Hayalin değişmesiyle kalb de halden hale girer.Burada asıl amaç,kalbin değişmesinin ve tesir altında kalmış olmasının bu sebeplerden ötürü olduğunu bilmektir.

Kalp,çatılmış bir kubbeye benzer.Çevresinde kapalı kapılar bulunur.Kul,amel ile hangi kapıyı açarsa,işte oradan meleküt alemine bir yol açılmış olur.İnsan kalbinde meydana gelen en kuvvetli tesir hatıralardır.İrade,azim ve niyet bir şey hatırlandıktan sonra kendini gösterir.Her davranışın başlangıcı hatıralardır.Hatıra arzuyu doğurur,arzu azmi,azimde niyeti tahrik eder.O da azaları harekete geçirir ve istenen iş meydana gelir.

Kişiyi daima iyiliklere davete den iyi hatıralara “İLHAM“,kötülüklere davet eden hatıralara da “VESVESE” denir.İnsanı hayra çağıran hatıranın sebebine “MELEK“,şerre çağıran hatıranın sebebine de “ŞEYTAN” denir.Kalbi,hayır ilhamını kabul etmeye hazırlayan lütfa “TEVFİK“,şeytanın öne sürdüğü veseveseyi kabule hazırlayan kuvvete de “İĞVA (yolu şaşırtma)” denir.İlham vesvesenin,melek şeytanın,tevfik de iğva’nın (yolu şaşırtma) karşılığıdır.Aşağıda ki ayeti kerime de buna işarete der.

  • Yüce Allah buyuruyor ki;”…Her şeyden çift yaratmışızdır (Zariyat Süresi’49)”.

Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v) buyuruyor ki;Kalbe,biri melekten,diğeri de şeytandan olmak üzere iki taraftan basksı yapılır.Melek hayrı vadeder, doğruyu kabul eder.Kalbinde böyle bir baskı duyan kişi bilmelidir ki bu,Cenab-ı Hak’tandır,bunun için Hz Allah’a hamd etmelidir.Şeytan ise vesvese verir,kötülüğe tahrik eder,doğruyu kabul etmez ve kişiyi iyilik yapmaktan alıkoyan,Kalbinde böyle bir baskı duyan kimse de şeytanın şerrinden Hz Allah’a sığınsın.

  • Daha sonra şu manaya gelen ayeti okudu;Şeytan sizi yoksulluk ile korkutur ve size fuhuşu emreder

Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v) buyuruyor ki;Mü’min’in kalbi,Rahman olan Hz Allah’ın iki kudret parmağı arasındadır.

  • (Not=Hz Allah’ın et,kemik,sinir,kan ve damarlardan meydana gelen parmaklardan münezzehtir. Parmağın asıl maksadı,hızlı bir şekilde öteye beriye dönmek ve kolayca hareket edip sağa sola çevirmektir.Nitekim parmak,bir et ve kemik parçası olduğu için değil,bu işleri gördüğü için istenir.Hz Allah’da Melek ve şeytanı kalb üzerinde tesirli kılmakla ona dilediğini yaptırır.Nasıl ki Cenab-ı Hakk’ın kudreti ile parmaklar cisimleri tutarak çekip çevirme gücüne sahip iseler,aynen bunun gibi melek ile şeytan da kalbi tesirleri altına alıp istedikleri yöne çevirme gücüne sahiptirler)

İnsanın kalbi yaratılış bakımından hem meleğin ilhamını,hem de şeytanın vesvesesini kabul edecek bir durumdadır . Bunlardan birini tercih etmek daima kişinin elindedir.Kişi,şehvetin isteklerine kolayca uyar ve öfkesini dizginleyemezse şeytanın saldırısına uğramış demektir.Artık onun kalbi şeytana yataklık etmekten başka bir şey olamaz.Çünkü bitmek bilmeyen arzular onun barınağıdır.Eğer kişi,şehveti ile mücadele edip,nefsine saldırmasına engel olur ve meleklerin ahlakına sahip olursa,işte o zaman kalb de meleklerin her zaman gidip geldikleri bir uğrak yeri haline gelir.Ne zaman ki kalb, şehveti isteklerle dolup öfke,hırs,açgözlülük,uzun emel ve bunların benzeri olan kötü hasletlerden kurtulamazsa,şeytanın vesvesesinin de orada at oynatmasına engel olamaz.

Nefsin meşru olmayan arzularına uyup dünya sevgisinin kalbe dolmasıyla,şeytan insanın içine vesvese sokarak onu şaşırtmak için fırsat yakalamış olur.Kalb Allah’ın zikriyle meşgul olursa,şeytan oraya giremez ve uzaklaşmak mecburiyetinde kalır.O zaman da hemen melek yerleşir ve ilhama başlar.Öte yandan melek ile şeytanın askerleri onu elde etmek için savaşa devam ederler. Sonunda hangisi galip gelirse kalb de o oturup yerleşir ve diğerinin hükmünü ortadan kaldırır.

  • Kalb,ziyaret edilen bire ve benzer.İnsan orada bir şey varsa alır,yoksa çekip gider.Bunun gibi heva ve heves bulunmayan kalbe şeytan girmez.

Yüce Allah buyuruyor ki;”Benim gerçek kullarım varya,senin onlar üzerinde hiç bir hakimiyetin yoktur (İsra Süresi’65)”

Kötü arzularına uyan kişiler ise Cenab-ı Hakk’ın değil,arzularının esiri olurlar.

Yüce Allah buyuruyor ki;

“Hevasını ilah edinen kimseyi gördün mü? (Casiye Süresi’23)”.Bu ayeti kerime şehevi isteklerini kendisine ikah edinip onların peşinden ayrılmayanların,Hz Allah’ın değil,heveslerinin kulu olduklarını gösterir.

Şeytanın kalbdeki vesvesesinden kurtulmanın en iyi çaresi,şeytanı kalbdeb çıkarmaktır.Allah’ı zikretmenin dışında oraya ne girerse şeytana yardımcı olmaktan başka bir işe yaramaz.Ancak Hz Allah’ı çok çok anmak kalbi şeytanın vesvesesinden koruyabilir.Çünkü vesvesenin zıddı Allah’ı zikirdir.

Yüce Allah buyuruyor ki;

Allah’tan korkanlar,şeytanın bir vesvesesine uğrayınca,Allah’ı ve azabını düşünürler,bir de bakarsınız onlar doğruyu görüp vesveseyi atlatmışlardır (A’raf Süresi’201)”.

İslam büyüklerinden Mücahid

  • (Nas Süresi’4) ayet-i kerimesinin tefsirinde şöyle demiştir;

Şeytan kalbe yayılır.Kalb Allah’ı andığı zaman çekip gider.İnsan Hz Allah’ı anmaktan gafil olunca şeytan yine kalbe döner.Bunlar,karanlık ile aydınlığın çatışması gibi durmadan çatışırlar.Aydınlık gelince karanlık nasıl giderse,kalb de Allah zikredildiği zaman da şeytan oradan kaçar.Çünkü bunlar birbirinin zıddıdırlar.

Şehevi arzuların insanın et ve kanına karışması gibi,şeytanın baskısıda insanın etine ve kanına karışır ve onu kuşatıp çevresinden ayırır.

Şeytan kanın bedende ki dolaşması gibi,insan vucuduna girer.Açlıkla onun yollarını daraltınız.Şeytan şehvet yolu ile insanın kalbine girer;açlık ise şehvetin gücünü zayıflatır.Şehevi arzular,her yönden kalbi tesir altına alarak onu kandırmaya çalışırlar.Cenab-ı Hakk,şu ayeti kerime de şeytanın bu hilesini haber vermektedir.

Yüce Allah buyuruyor ki;

“Andolsun ki onları saptırmak için senin doğru yoluna pusu kurup oturacağım.Sonra onlara,önlerinden ve arkalarından,sağlarından ve sollarından sokulacağım.(A’raf Süresi’16-17)”.

Şeytanın en büyük ve en tehlikeli düşman olduğu bilinmektedir.Cenab-ı Hak biz insanları,onun tuzağına düşmemek ve her türlü kötülüğünden kurtulmak için bir çok ayet-i kerime de uyarmaktadır.

Yüce Allah buyuruyor ki;

“Hakikaten şeytan size düşmandır,siz de onu düşman edinin.Çünkü o,etrafına toplanan avanesini,ancak cehennemlik olsunlar diye çağırır.(Fatır Süresi’6)”.

“Ey Adem oğulları,şeytana itaat etmeyin,o size açık bir düşmandır diye bildirmedim mi? (Yasin Süresi’60)”.

Şeytanın bütün silahı şehvettir.Bazı kimseleri şeytan açıktan açığa kötülüğe çağıramaz da,bir kötülüğü iyilikmiş gibi göstererek onu aldatmaya çalışır.

Yüce Allah buyuruyor ki;

“Allah’tan korkanlar şeytanın bir vesvesesine uğrayınca Allah’ı ve azabını düşünürler,bir de bakarsınız onlar doğruyu görüp vesveeyi atlatmışlardır.(A’raf Süresi’201)”.Ancak Hz Allah’dan çekinmeyip,şehvetin isteklerine kolayca uyan ve bu yüzden şeytanın hilelerini fark edemeyecek hale gelen kişi önce bocalar,sonra da onun pençesine düşerek felakete sürüklenir.

Vesveselerin baskısından kurtulmak için en iyi çare,hatıra yollarını kapayıp kalbe gelmelerine engel olmaktır.Bunların kapıları insandaki beş duyu organıdır.Bu beş duyunun kapıları is şehvet ve dünyaya ait alakalardır.

Bununla beraber kişi,bazen şeytana karşı gelecek kadar güçlenebilir ve onu kendisinden uzaklaştırabilir.Yine de kan damarlarda dolaştığı müddetçe ona karşı savunmayı ve mücadeleyi elden bırakmamalıdır.Çünkü insan,yaşadığı sürece kalbinin bazı kapıları şeytana karşı daima açık bulunur. Şehvet,öfke,hased ve açgözlülük bu kapılardan sadece bir kapıdır.Düşman uyanık,kapılar da açık olunca,onları korumak için çalışmanın gereğini herkes kabul eder.

Mü’min için asla şeytandan kurtuluş yoktur.Fakat onun tesirini azaltmak ve kendisini zararsız hale getirmek mümkündür.

Hz Allah’dan hakkıyla korkanlar için şeytanın yollarını kapamak güç bir iş değildir.Kişiyi görülen günahları işlemeye götüren yollar da kolay kapatılır.İnsanı asıl tökezleten görülmeyen günahlara giden yollardır,çünkü bunları herkes bilmeyeceği için kendisini koruyamaz.

Şeytan alimleri,abidleri,şeyhleri ve daha birçoklarını aldatmıştır ve bunu da gizli yollardan yapmıştır. Buna bir örnek verecek olursak eğer şöyle bir hadis-i şerif mevcuttur;

Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v) buyuruyor ki;

İsrail oğullarında bir rahip vardı.Şeytan onu aldatmak için şöyle bir plan düşünür; Önce bir ailenin güzel bir kızını çarpar,kız saraya tutulur,sonrada bunun çaresi rahiptedir diyerek ailesine vesvese verir.Bunun üzerine onlar da rahibe giderler.Öte yandan şeytan rahibe de gidip kızın güzelliğini öne sürerek vesvese verir ve kız ile zina yapması için,onu tahrik eder.Kız hamile kalır.O zaman da rahibe,aleme rezil olacaksın,bunu önlemenin tek çaresi kızı öldürüp bir yere gömmendir,diye vesvese verir.Rahip de bunun dediğini yapar.Bu sefer şeytan kızın ailesine gelir.Onlara da vesvese vererek şüphelendirir.Gidip bakarlar ki kız gerçekten öldürülmüş.Rahipten intikam alacakları bir sırada şeytan,hemen onun yanına gider ve bütün bunları kendisinin yaptığını söyler.Rahibi yine bu sıkıntılı durumdan,yine ancak kendisinin kurtarabileceğini bildirir.Rahip derhal “nasıl” diye sorar.Şeytan da “bana iki kere secde etmekle” cevabını verir.Rahip iki kere secde eder.O zaman da şeytan,”Ben sana karışmam” der.Bu olay şu ayeti kerimede bildirilene uyar,senden uzağım deyiverdi…

“Onların (münafıkların) hali,şeytanın hali gibidir.Hani şeytan insanai”kafir ol” demişti de insan da kafir olunca “Doğrusu ben senden uzağım” deyiverdi (Haşr Süresi’16)”



Kaynak= İmam-ı Gazali / el-İhya / C:3 / bkz:77-89