Kuran Yurdu

Şeytanın Kalbe Giriş Yollarının Açıklanması-2

    Şöyle bir hikaye rivayet olunmuştur;

    • Şeytan bir rahib ile karşılaştı.Rahib şeytana şu soruyu sordu; İnsanın hangi huyu senin işinin kolaylaştırır ? Şeytan da şöyle cevap verdi; İnsan öfkelendiği zaman topun çocuğun elinde oyuncak olması gibi,o da bizim elimizde oyuncak hale gelir.

    Şeytanın şöyle dediği rivayet olunmuştur;

    • İnsan bana karşı nasıl galip gelebilir ki ? Çünkü keyiflendiği zaman gider onun kalbine yerleşirim, öfkelendiği zaman da başının üstüne konarım.

    Şeytanın kalbe giriş kapılarından ikisi de hırs ve hased’dir.İnsan bir şeye karşı aşırı derecede hırs duyduğu zaman artık o doğruyu göremez ve hakikati duymaz hale gelir.

    Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v) buyuruyor ki;

    • Bir şeyi aşırı sevmen,seni kör ve sağır eder.

    Şeytanın kalbe giriş yollarını,insana basiret nuru bildirir.Basiret nuru hırs ve hased tarafından karartıldığı zaman bu vazifesini yapamaz,o zaman da şeytan kalbe kolayca girmenin yolunu bulur. Hırs kişinin gözünü öyle bağlar ki amacına ulaşıncaya kadar çirkin şeyler bile ona güzel görünür.

    Şöyle rivayet edilmiştir;

    • Nuh Peygamber her cins yaratıktan birer çift alarak gemisine bindirdi.Bir gün gemi de tanımadığı bir ihtiyar gördü. Kendisine sordu;Sen kimsin ? Bu gemiye nasıl bindin ? İhtiyar cevaben;

    Ben şeytanım,senin geminde bulunanların kalplerini şaşırtmak için gemiye bindim.Onların bedenleri seninle kalpleri ise benimledir. Nuh Peygamber bunu duyunca;

    • Ey şeytan hemen gemimden çık dedi.
    • Şeytan da;

    Ben beş şey biliyorum,üçünü sana öğreteyim.Çünkü bunlarla insanları aldatıyorum,buna karşılık gemide kalayım dedi O sırada Cenab-ı Hak Nuh Peygamber’e şöyle vahyetti: O üç şeyi bırak,yalnız diğer iki şeyi sana öğretsin.Nuh Peygamber de iki şeyi öğrenmek istediğini söyleyince,şeytan;

    Ben insanları bu iki şey ile helak ederim,bu iki şey de beni yalancı çıkarmaz.Bunlar hased ile hırstır. Nitekim ben kendim hased yüzünden lanete uğramış bir şeytan oldum.Hırsa gelince,o da Adem’in Cennetten kovulmasına sebep oldu.Cennette Adem’e her şey mubah olduğu halde yalnız bir meyveden yemesi yasaklanmıştı.Adem’in o meyveye karşı bir hırs duyması sebebiyle ben de onu aldattım diyerek o iki şeyi açıkladı.

    Şeytanın kalbe girdiği önemli kapılarından birisi de tıka basa yemektir.Çünkü doyuncaya kadar yemek,şeytanın kuvvetli bir silahı olan şehveti tahrik eder.

    Şöyle rivayet edilmiştir;

    Zekeriya (a.s) ile şeytan karşılaşır.Zekeriya (a.s) şeytanın elinde bir takım cengeller gördü ve;Bu çengeller nedir ? Bunlarla ne yaparsın ? diye sordu.

    Şeytan;

    Bunlar şehvetlerdir,insanı bunlarla aldatır ve asarım diye cevap verdi.Zekeriya (a.s);

    Beni de aldattın mı ? Bana da çengel vurabildin mi? diye sordu.

    Şeytan;

    Evet,karnını tıka basa doyurduğun zaman zikir ve ibadetten sonra sana da bir ağırlık veririz dedi.Zekeriya (a.s) bunu duyunca;

    Öyleyse ben de bundan sonra kesinlikle karnımı doldurmayacağım dedi;

    Şeytan;

    Ben de bundan sonra kimseye öğüt vermeyeceğim dedi.

    Karnını tıka basa doyurmada altı zarar olduğu söylenmiştir;

    1. Hz Allah korkusu kalbden çıkar
    2. Yaratıklara karşı acıma duygusu yok olur.
    3. Ağırlık vererek zikir ve ibadete engel olur.
    4. Kalbin katılaşmasına sebep olur.
    5. Kendisi hikmetli sözleri söylese de başkalarına etkili olmaz
    6. Bazı önemli hastalıklara sebep olur.


    Kaynak= İmam- Gazali / el-İhya / C:3 / bkz:93-94

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.