Kuran Yurdu

Sad Süresi Muhammed Gazali Tefsiri

    Davud kıssası yüce Allah’ın şu buyruğu ile başlamaktadır.

    Sana şu hasımların haberi gelmedi mi? Hani onlar duvarı tırmanarak namaz kıldığı yere inmişlerdi.Hani onlar Davud’un yanına girmişlerdi de o bunlardan korkmuştu.Onlar Korkma iki davacıyız.Birimiz diğerine haksızlık etmiştir.Aramızda hak ile hükmet,zulmetme ve bizi doğru yola ilet dediler (Sad Süresi 21-22)

    Mazlum Kıssasının Açıklanması

    (Birileri dedi ki) : Bu benim kardeşimdir.Onun doksan dokuz koyunu vardır.Benim ise bir koyunum var.O koyununu bana ver dedi ve söz söylemede beni yendi (Sad Süresi 23)

    Zalim,ikrar ve yenilgi sükunuyla sustu.Davud şöyle diyerek söze başladı:

    Andolsun ki o senin bir koyununu koyunlarına (katmak) istemekle sana zulmetmiş.Muhakkak katanların çoğu şüphesiz birbirlerine haksızlık ederler.(Sad Süresi 24)

    Davud,bu olaydan ne kastedildiğini anladı.Zira kendisinin birçok hanımı vardı.Bununla birlikte delikanlı kendisine bir diğerini daha almak istiyor.Karşıdakine sadece hadım olmak kalıyor.Nasıl yönetici peygamber kendisiyle rekabet ediyor? O,tek hanımı kendi hanımlarına katarak onunla evleniyor ve diğer mahrum oluyor.

    Olup bitenlere alemlerin Rabb’i razı olmadı.Bunun üzerine Davud hatasını ve bencilliğini anladı :

    Bunun üzerine Davud bizim kendisini imtihan ettiğimizi sandığından hemen Rabbinden mağfiret istedi,rüku ederek yere kapanıp döndü.Biz de ona bunu mağfiret ettik.Şüphesiz onun nezdimizde bir yakınlığı ve güzel bir dönüş yeri vardır.(Sad Süresi 24-25)

    Davud,bizce bol şükredenlerdendi.Biz,Allah’ın kendisine bahşettiği bolluk,onun nefsinin ve arzusunun alanını genişlettiğini düşünüyoruz.Bu yüzden o,bir kadınla evlenmekle yetinmemiştir.O,her ne kadar önde de olsa,hakkından vazgeçmesi en uygun olanıdır.Durum ne olursa olsun,Allah,Davud’a günahını hissettirmiş ve O’nu bağışlamıştır.Bunun ardından Davud’u layık olduğu konuma yükseltenİlahi öğütler peş peşe sıralanıyor:

    Ey Davud! Biz seni gerçekten yeryüzünde bir halife kıldık.O halde insanlar arasında hak ile hükmet,sakın hevaya uyma.O takdirde seni Allah’ın yolundan saptırır (Sad Süresi 26)

    Bu yönetici peygamber hata işledi ve hatasını gözyaşlarıyla yıkadı.Davet yolunda tökezledi.Neredeyse düşeyazdı.Fakat alemler,O’nu makbul tevbe ile Allah’a döndürdü.Krallık ve saltanat O’nu bu imtihanlardan koruyabilir mi?

    Süleyman,Allah yolunda savaşmak için akıncılardan oluşan bir ordu hazırladı.Düşmanlarını yenmekten emin olmak için atları denetliyor ve bu O’nun uzun vaktini alıyordu.Fakat o,cihad için at beslemenin yardım ve rızayı gerektiren bir ibadet olduğunu biliyordu.

    Hani ona öğleden sonra bir ayağını tırnağı üzerine dikip,üç ayağı üzerine duran,hızlı koşan atlar sunulmuştu.Ve demişti ki : Ben ancak hayır sevgisi ile meşgul iken Rabbimi anmaktan uzak kaldım.Nihayet o perdenin arkasına girince ; Onları bana geri getirin (dedi).Boyunlarını ve ayaklarını sıvazlamaya başladı (Sad Süresi 31-33)

    Bu sıvazlama sevme ve itibar içindir.Bir kısım cahillerin aktardığı gibi kılıçla atların kuyruğunu kesme değildir.

    Sad Süresi,sıhhati ve mali kaybolan,kendisine bir felaket dokunan zengin ve işadamı bir yönetici olan Eyyub (a.s)’ın haberini de içermektedir:

    Kulumuz Eyyub’u da hatırla.Hani o Rabbine : Şeytan bana yorgunluk ve azapla dokundu diye seslenmişti (Sad Süresi 41)

    Yani şeytan,Allah hakkında su-i zan ve kendisine isabet eden sıkıntıyı O’nun nefsine bırakmak istiyor.Çünkü şeytan,insanlara hissedilebilen bedensel hastalıkları bulaştıramaz

    Enbiya Ssüresi’nde ‘Eyyub’a da (lütfettik).Rabbine : Bu dert bana dokundu,sen merhametlilerin en merhametlisin diye dua etmişti (Enbiya 83)

    O bu sıkıntının giderilmesini ve vesvese kapılarının kapanmasını istiyordu.Ayağını (yere) vur ,işte yıkanacak ve içilecek serin (bir su ) Sad Süresi 42,

    Allah Eyyub’u denedikten sonra O’na şifa verdi:

    Biz ona tarafımızdan bir rahmet ve tam bir akıl sahipleri için bir öğüt olmak üzere aile halkını ve onlarla birlikte onların bir mislini daha bağışladık (Sad Süresi 43)

    Ulü’lelbab Ne Demektir?

    Ayette geçen ulü’lelbab,ibret alan ve Allah ile bağlarını sağlamlaştıran akıl sahipleri demektir.



    Kaynak : Muhammed Gazali / Kur’an’ın Konulu Tefsiri / bkz: 578-582

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.