Kuran Yurdu

Sabretmek Ve Şoktan Kurtulmak

    Şoka Girmek Ve Şoktan Kurtulmak



    Sabretme,dişini sıkma,dayanma,metanet gösterme,sarsılmama , irkilmeme,irade felcine uğramama,her gün zehir-zemberek hadiseleri sineye çekme ve dayanma elbette kolay bir iş değildir.

    Ancak bütün bunlar ilk musibet şoku anında yapılmalıdır.Çünkü yer değiştirme,başka bir vaziyete intikal etme,psikolojik olarak her zaman insanın ruh haletinde değişiklik hasıl eder ve onu sarsan hadiseleri unutturur

    Diyelim ki ,başımıza bir musibet geldi.İlk bakışta bu musibete dayanabilmemiz mümkün değil gibi.Hemen bu şoku atlatmanın çaresine bakmalıyız.Bu da ya bulunduğumuz durumu değiştirerek ki ayakta isek oturarak,oturuyorsak yatarak veya yapmakta olduğumuz için keyfiyetini değiştirerek ;

    Mesela abdest alarak,namaz kılarak veya en azından konuştuğumuz mevzudan uzaklaşarak veyahut da bulunduğumuz mekandan ayrılarak,başka bir atmosfere sığınmakla olur.

    Bazen de bir nebze uyumak şoku atlatmamıza yetebilir.

    Hangi şekilde olursa olsun hal,durum veya mekanda yapılan bu değişiklikler,şokun tesirini kırar ve tahammül edilemez gibi görünen musibeti az dahi olsa hafifletir.

    Sabır ;

    İbadetlere devam etme hususunda da çok lüzumludur.İlk anda,yeni namaza başlayan bir insan için bu ibadet çok ağır gelebilir,fakat biraz sabreder de ruhu namazla bütünleşirse,artık bir vakit namazı kılamama,o insan için dünyanın en büyük ızdırabı haline gelir.Oruç,zekat , hac gibi ibadetler için de aynı şeyleri söylemek mümkündür.

    İnsan,harama karşı da aynı sabırla mukabele etmelidir.Günah ilk toslandığında gösterilecek mukavemet,ondan gelecek kötü şerareleri kırar,insan da o şoku böylece atlatmış olur.Onun içindir ki Efendimiz Hz Ali’ye : İlk bakış lehine gerisi aleyhine’ buyurmaktadır.

    Yani insanın gözü günaha kayabilir.Ama o hemen gözünü kapar,yüzünü çevirirse,bu onun için günah olarak yazılmaz.Hatta harama bakmadığı için kendisine sevap bile yazılabilir.Fakat ikinci ve daha sonraki bakışlar,zehirli birer ok gibi insanın kalbine ve ruhuna saplanır,insanın hayalinde bulantılar meydana getirir,iradesi manevi gerilimini kaybeder.Zira her harama bakış,bir yönüyle harama girme yollarını kolaylaştıran birer davetçi hükmündedir.

    Dolayısıyla da her bakış,bir başka bakışı davet eder,artık o insan,harama yelken açar ve dönüşü çok zor bir yolculuğa açılır.İşte bu duruma gelmeden harama ilk toslandığında sabredip haramdan yüz çevirme,harama karşı gözleri yumma,

    Allah Resulü’nun bize tavsiye ettiği altın öğütlerdendir.

    İnsan harama karşı böyle davrana davrana,bu ondan bir huy,bir karakter haline gelir.Zira,yaptığı egzersizlerle kalbinde hasıl olan imanın nuru,cehennemden bir kvılcım durumunda olan günahlara karşı adeta bir sütre olur.Öyle ki,artık harama bakmama,onun asıl ve fıtri davranışları arasına girer.Aksi bir durum aklına gelse,hemen parmağını gönül peteğindeki iman balına batırır ve bu sağlam mülahaza sayesinde tattığı aşkın tadıyla kendini bu manevi atmosferden uzaklaştıran her şeyden kaçar.Bu durumda olan bir insanın,iradi olarak günaha girmesi pek düşünülemez.



    Kaynak : Akademi Araştırma Heyeti / Bir Müslümanın Yol Haritası / bkz: 703-704

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.