Kuran Yurdu

Sabır Kahramanı Hz Eyyub’un Hayatı Ve İmtihanı

    Hz Eyyub varlıklı ve çok müreffeh bir hayatı olan kimseydi.Dünya malının her türlüsüne sahipti.Bununla birlikte o,şükreden,rıza gösteren ve Allah yolunda ve Allah rızasını kazanmak için fakirlere yardım eden bir kimseydi.Eyyub (a.s)’ın nimetlerine şükretmede ve kereminin hukukunu gözetmede ileri gidince İblis onu kıskandı ve Allah’a şöyle yalvardı:

    Kulun Eyyub’a baktım da ona çokça nimet vermişsin,o da şükredip duruyor.Ama onu fakirlikle imtihan edecek olsan böyle olmaz.Buna cevaben Allah Teala şöyle buyur:

    Ey Melun! Hadi bakalım,seni onun malına musallat ettim.İblis bunun üzerine ifritlerine der ki : Hanginiz onun malını telef etmeye daha çok mutedirdir?

    Onlardan birisi kalkar ve bir ateş fırtınasına dönüşüp Hz Eyyub’un develerini ve yanlaındaki hayvanlarını yakar.İfritlerden bir diğeri de Hz Eyyub’un koyunlarına ve çobanlarına bir çığlık atar ve hepsi bir seferde oracıkta can verir.Bir başka ifrit Hz Eyyub’un ekinlerine bir kasırga getirir ve onları kökünden koparıp götürür,geriye hiç bir şey kalmaz.

    İblis bir çoban ve bir diğer ifrit de bir çiftçi kılığına girer ve namaz kılmakta olan Hz Eyyub’a gelip derler ki : Bir ateş geldi,develerini ve yanlarındaki diğer hayvanları yaktı.Koyun sürüne bir şeytan bağırdı ve hepsi birden öldü.Ekinine rüzgarlar vurdu ve kökünden söktü,sanki hiç yokmuş gibi bir hale dönüştürdü.Hz Eyyub şöyle cevap verir:

    Allah’a hamdolsun.Onlar Allah’ın bana ödünç verdiği Kendi malıdır ve onların asıl sahibi O’dur.Eskiden beri kendimi ve malımı Allah’ın kazasına alıştırmışımdır.

    Böylece şeytan bu yolla Hz Eyyub’a zarar vermekten ümidini keser ve şöyle der : İlahi,sen çok çocuk verdin,o da onların hatırına Sana şükretti.Beni çocuklarına bir musallat etsen.Çünkü ;

    Çocuklarla yapılan imtihan en çetin imtihanlardandır.Bu imtihana hiç bir insan sabredemez.

    Allah,Evet dedi

    Melun şeytan Hz Eyyub’un çocuklarına vardığında bir sarayda bir öğretmenin yanında toplanmışlardı.Şytan sarayı sallaya sallaya tepelerine yıktı ve hepsini bir seferde öldürdü.Sonra melun şeytan öğretmenlerinin kılığına girip feryad-u figan ederek ve ah-u vah ederek Hz Eyyub’a geldi ve dedi ki : Çocuklarını bir görseydin.Nasıl azap çektiler ve tersyüz oldular.Kanları beyinleri akmış,karınları yarılmış,iç organları sağa sola saçılmıştı.

    Hz Eyyub (a.s) Ah anam beni doğurmasaydın dedi ve bayıldı.Sonra yılıp kendine geldiğinde,üzüntüsünden hemen tövbe istiğfar etti.Böylece melun şeytan bundan da eli boş ve ümidini kesmiş olarak döndü.

    Sonra şeytan dedi ki : İlahi,Eyyub (a.s) malını ve çocuklarını helak etmeme sabretti ve Sana yönelmeye devam etti,çünkü ona beden sağlığı verdin.Beni bir de bedenine musallat eder misin? Allah Teala,Seni dili ve kalbi dışında onun bedenine musallat ettim dedi.

    Böylece Şeytan Eyyub (a.s)’a geldi ve onu secde halinde buldu.Kulağının deliğine bir nefes üfledi ve ondan Hz Eyyub’un bedeni sanki yanıp tutuştu.Başından ayaklarına kadar vücudunun her yerinde koyunların kuyruğu gibi siğil çıktı.Sonra vücuduna bir kaşıntı arız oldu.Kaşıya kaşıya her tarafı yara bere oldu ve eti kötü kokuştu.Ahali onu köyden kovdu ve hanımı Rahime dışındaki yakınları ve akrabaları onu terketti.Şeytan Rahime’nin karşısına bir adam kılığında çıktı ve dedi ki : Kocan nerede? Kocan şu yaralarını kaşıyan ve bedeninde kurtçıklar gezişen kimse değil midir? Rahime bu sözleri işitince,bu sözlerin adam kılığındaki şeytandan üzüntüsü sebebiyle sadır olduğun zannetti.Sonra şeytan Rahime’yi kandırmak için mal ve mülkünden bahsetti.Sonra bir kuzu getirdi ve ona dedi ki : Bu kuzuyu Eyyub (a.s)’a götür,bana kurban olarak kessin de iyileşsin.Böylece hanımı kuzuya bağırarak Hz Eyyub’un yanına gelir.Ey Eyyub! Rabbin sana daha ne kadar malla,çocukla ve güzel yüzle azap edecek? Kes şunu da kurtul.Bunun üzerine Eyyub (a.s) şöyle dedi :

    Onu sana Allah’ın düşmanı verdi ve sana üfürdü.Soruyorum sana,arkasından ağladığın malı,çocuğu ve sağlığı bana kim verdi? Hanımı Allah verdi dedi.Bizi onlarla kaç yıl faydalandırdı? diye sordu.Eyyub’un Hanımı : Seksen yıl dedi.Peki bizi kaç yıldır imtihan ediyor? diye sordu.Hanımı da yedi yıl ve bir kaç ay dedi.Bunun üzerine Hz Eyyub şöyle dedi:

    Yazıklar olsun sana ki seksen yıl yaşadığımız bolluğa karşılık bu imtihana sen yıl sabredemedin.Allah’tan utanmaz mısın? Bana Allah’ın düşmanına kurban kesmemi söyledin. öyle mi? Bugünden sonra senin elinden bir şey yemeyeğeceğim.Benden uzaklaş ve beni Rabbimle başbaşa bırak.

    Hz Eyyub’un hanımı gidince ve Eyyub yanında ne yiyecek,ne içecek ve ne de bir arkadaş olmadığını görünce

    Efendisine derdini açmak zorunda kaldı ve secdeye kapanıp şöyle dedi :

    Şeytan bana bir dert ve azap dokundurdu.

    İşte o an hafiften bir ses işitti.Başını kaldır,duanı kabul ettim.Hz Eyyub başını kaldırdı ve kendisine Rabbi tarafından ayağını yere vurması,çıkan soğuk suyla yıkanması ve ondan içmesi vahyedildi.

    Not : Bu kıssada çıkarılması gereken bir dünya ders var aslında.Çıkardığınız bir ders varsa yorum olarak belirtebilirsiniz.



    Kaynak : Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C:V / bkz: 69-71

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.