Kuran Yurdu

Rahman Süresi Geylani Tefsiri

    Rahman’ın arşının genişliği üzerine tasavvur edilmiş olan insan kalbinin genişliğinin hakikatini anlayan kimseye şu husus gizli kalmaz: insanın, marifet ve iman fitrati üzerine yaratılmasi ve ona Kur’ân’in öğretilmesi; onun Hakk’in halifesi ve naibi bulunduğu, Hak katindaki derecesinin ve bütün mevcudat içerisindeki yerinin ne kadar yüce ve önemli olduğu gerçeğini beyan etmek ve delillendirmek içindir.

    Ey dirayet ve şuur fıtratı üzerine yaratılmış olan insanlar ve cinler!”O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz ? (30)”.Cenab-ı Hak bütün mükelleflere bahşetrmiş olduğu bazı büyük nimetlerini kısaca saydıktan sonra, insanların ve cinlerin kendisinden gâfil kalmamaları ve haşr ve neşr günü mahcup olmamalari maksadiyla o nimetlerin hakkının ödenmesini, onlara karşı şükredilmesini murat ederek şöyle buyurmaktadır:

    • Sizinle de başbaşa kalacağız, ey iki taife! (31)”.Ey nimetlerimizin şükrünü,lütuf ve keremimizin gereğini yerine getirmeyi üzerine yüklenmiş olan insanlar ve cinler ! Amellerinizin karşılığını vermek ve hesabınızı görmek için sizlerle de biraraya geleceğiz.

    Sizi amellerinizden sorguladığimizda :”Rabbi nizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? (32)”.inkâr edebilirsiniz? Kaldı ki, sizin amellerinizden hiçbiri bize gizli değildir. Yaptığiniz nankörlükleri de, isyankârlıkları da, şükrünüzü de, imanınızı da biz biliyoruzSonra Cenab-ı Hak insanlara ve cinlere şiddetli ve tehditvari bir ses tonuyla şu şekilde seslenmektedir:

    • Ey insan ve cin toplumları!Cenab- Hakk’ın eşsiz hikmeti gereğince emr-i ilahi teklifi üzere yaratilmiş olanlar! Mârifet ve yakin hikmeti meyvelerini veren bütün ilahi hükümlere bağlı kalmakla sorumlu tutulan insan ve cin toplumu!

    Göklerin ve yeryüzünün sınırlarını aşıp geçmeye gücünüz yeterse,” ulvi ve süfli alemleri hudutlarını aşarak, onların dışına çıkarak bizim kahir ve gazabımızdan kurtulmaya gücünüz yetiyorsa buyurun

    • Uygulayın! O âlemlerin dışına çıkın. Fakat “Baskın bir güç olmadıkça bunu yapamazsınız(33)”

    Rabbinizden size bağışlanmış bir güç ve kudret olmadıkça, o âlemlerin sınırlarini aşamazsınız. Çünkü aslinda Cenab-ı Hakk’in kudret ve gücü olmadıkça sizden hiçbir fiil ve hareket sadir olmamaktadır:

    • O halde Rabbinizin nimetlerinden han gisini yalanlayabilirsiniz? (34)” .Bizim kudret ve celâl sinirlarimizin dışına nasıl çıkabilirsiniz?

    Çünkü, amellerinizin cezasi olarak ahirette :”Üzerinize alevli bir ateş ve duman gönderilir,yalin alevli bir ateş ve ondan çıkan kara bir duman püskürtülür de,Yardımlaşamazsiniz(35).

    Allah katindan size erişecek bir lutuf ve inâyet olmadıkça, ondan kurtulamazsınız,onu etrafınızdan uzaklaştira-mazsiniz.

    • O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? (36)” O halde size düşen, haşr gününden sonra gerçekleşecek olan ceza ve muhasebe günü gelmeden önce Allahü Teâlâ’nın nimetlerine şükretmeniz ve o nimetlerin hakkını eda etmenizdir

    Gök yarıldığı zaman ve yeryüzü de Allah’in haşyet ve korkusundan dolayı sarsıldığı zaman, işte o zaman sema “Kızgın yağ gibi bir gül oluverir (37)”

    İlahi haşyet sebebiyle erimiş kızgın bir yağ gibi kıpkızıl bir gül olur.O zaman tedarik ve telafi imkanınız olmaz “O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? (38)”

    Halbuki o vakit gelmeden önce hazırlanmanız hususunda uyarılmaktasınız “İşte o gün,yani gökyüzünün yarılması esnasinda,Hiçbir insan ve cine günahindan sorulmaz (39).

    O zaman ne bir insana ne de bir cine günahi sorulmayacak. Onların amellerine ve fiillerine hiç iltifat edilmeyecek; bilakis, hepsi de kabirlerinden kaldirilarak, şaşkın bir şekilde oldukları halde mahşer yerine sevkedilecekler, perişan bir şekilde hesaba gönderilecekler. işte bu dönüş gününden önce Cenab-ı Hak sizin o gün için azik hazırlamanizi size önemle bildirmektedir.

    • O halde Rabbinizin nimetlerinden han gisini yalanlayabilirsiniz? (40)”.ve nasil olur da böyle bir gün için hazırlık yapmazsınız?

    O gün:”Suçlular simalarindan taninirlar

    Azik hazırlama işini ihmal edenler, ceza görmeyi hak edecek cürümleri işleyenler yüzlerinden bilinirler. Çünkü, onların yüzlerine hüzün ve üzüntü vurur. Hitap ve hesaptan sonra “Perçemlerinden ve alınlarindan tutulurlar (41)”.

    Yani, boyunlarına ve ayaklarina zincirler vurulur, sonra da türlü türlü hakirlik ve aşağlanmalarla ateşe atilırlar. Işte Rabbiniz bu olayın zaman gelmeden önce size bu durumdan kurtulmayi haber vermektedir.”O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? (42)”

    Sonra Cenab-ı Hak, kitabında sünneti olarak takip ettiği metodu üzere, cehennemden cennete geçmektedir.Her iki gruptan da mükellef olup da, dünyada iken Rabbinin makamından korkan kimse için, yani hesap vermek için ahirette onun huzuruna çıkacağından korkan ve bu sebeple bu dün- yada iken güzel kazançlarla, kötü huy ve inançları terk ederek, salih ibâdetlerle, makbul davranışlarla, peygamberleri ve kitapları vâsitasiyla emrettiği hükümlere sarilip, yasakladığı şeylerden kaçınmak suretiyle o gün için hazırlanmış olan kimseler için,iki cennet vardir (46).

    Rabbinden korkan herkes için, birisi cismani ve diğeri de ruhani olmak üzere iki cennet vardir. Cennetlik olan kimse, cismâni cennette Allah tan sakınarak terk etmiş olduğu dünyevi ve fani lezzetlerin ve bedeni isteklerinin karşiliğini görecektir. Ruhani cennette ise, Cenab-1 Hakk’tan lutuf ve ihsân olarak öyle bir nimetle karşılaşacaktır ki: “Ne bir göz görmüştür, ne de bir kulak işitmiştir

    • Ey Hakk’in koyduğu hükümlerden sorumlu olan insanlar ve cinler! :”O halde Rabbinizin nîmetlerinden han gisini yalanlayabilirsiniz? (47)

    Bahsedilen iki cennet, :Türlü türlü güzelliklere sâhiptir (48).

    Onlarda çeşit çeşit güzellikte ve her türlü hoş meyve veren ağaçlar vardır. O iki cennet, yüce haller ve yüksek makamlarla sonuçlanan her türlü marifet ve hakikat ağaçları ile bezenmiştir.”O halde Rabbinizin nimetlerinden ha gisini yalanlayabilirsiniz? (49)

    O ikisinde,yani o iki cennette, ilahi hayat denizinden gelen, celali ve cemali isim ve sıfatlar katrelerinden oluşan ve muhabbet tecellileri gereğince Allahü Teâlâ’ya iltica etmiş ve ondan korkan kimsenin önünde :Akan iki pinar vardır (50)

    • O halde Rabbinizin nimetlerinden han gisini yalanlayabilirsiniz? (51)

    O ikisinde, yani o iki cennette Her çift çift vardır (52).

    Bahsedilen iki pinardan beslenmenin bir sonucu olarak marifet ve hakikatlerden oluşan iki türlü meyve vardır.

    Ey Cenab-ı Hakk’ın lutfu, kahri, celali ve cemali altinda olan insan ve cin grupları! :

    • O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? (53)”

    Onlar

    Astarları kalın atlas olan döşeklere yaslanmış,

    yani kalplerinin ve ruhlarının hoşuna giden, rahat mı rahat inanç yataklarına uzanmış oldukları halde bahşedilen o büyük nimetlerden istifade ederler. Kalin atlas, yirtilmayan ve sökülmeyen sağlam dokuma demektir ve bundan maksat da içerisinde hiçbir tereddüt ve şüphe olmayan gerçek yakindir, kuşkusuz imandir

    • Her iki cennetin derimi de kolaydır (54).

    Yani o iki cennetin meyvelerini ve lezzetlerini elde etmek, dermek çok kolaydir. Çün kü gerçek yakini bilgi ve inançta yakinlaşma ya da herhangi bir bekleyiş sözkonusu olmaz. Tam tersine, o mertebeye ulaşan bir arif için Cenab-ı Hakk’a daha yakin başka bir mertebe yoktur.

    • O halde Rabbinizin nimetlerinden han gisini yalanlayabilirsiniz? (55)

    Onlarda, yani ilahi iyilik ve inayete mazhar olmuş, kendi kabiliyet ve kapasitelerine göre kalplerine vârid olan mârifet ve hakikatleri biriktirmiş olan kimseler için hazırlanmış olan cennetlerde

    Bakışlarını hasreden bayanlar vardır.

    Nazarını sadece kime aitse ona yöneltmiş eşler vardır.O eşler,Hakk’ın tecelli ve işlerinin ve onların asli yaratılışlarının farklı farklı olması sebebiyle,ait oldukları kimseden başkasına hiç iltifat ve nazar etmezler.Bu sebeple

    • Onlardan önce o bayanlara ne bir insan ne de cin dokunmuştur (56).

    Ne onlardan önce ne de onlardan sonra, kendilerinin haricinde hiç kimse o eşlerden bir zevk almis veya alacak değildir.

    Çünkü şühud mertebeleri (meratib-i şühud) varligın tecelli ve değişimine göredir. Aynı zamanda, ilahi tecellilerde iki şeyin tekrar etmesi veya birleşmesi de sözkonusu değildir. Bu durum, bu tecellileri yansıtan ve onlara kabiliyetli olan şühud erbabının meratibi için de aynen geçerlidir:

    • O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? (57)”

    Safa, şifa ve ciladaki mükemmellikleri sebebiyle :

    • Sanki onlar yakut ve mercan gibidirler (58).

    Nasil yakut ve mercan göz ve nazar sahiplerine sevinç verirse, onlar da öyledir :

    • O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? (59)”

    Amellerdeki, ahlaktaki ve bütün güzel hal ve vasiflardaki

    • iyiliğin karşıliği,

    Allah katindan

    • Yine iyilik değil. midir? (60)

    iyilik ve lutuf olarak onun katından rıza değil midir?

    • O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini (61)”

    İçerisindeki yüce mertebeler ve yüksek dereceler birlikte anlatılan iki cennet, Allah’tan, onun gücünden ve kudretinden her hâlinde ve tavrinda korkanlar, bütün işlerini mutlak manada ona havale etmiş, ona bırakmış,lutuf ve ihsâni gereğince onun rızasını uman kimseler içindir

    • O ikisinden başka,

    yani bahsedilen bu iki cennetten başka, onlardan derece itibâriyle daha düşük olan

    • iki cennet vardir(62).

    Ahlâk ve amellerini güzelleştirmiş, ihtiyaç ve maksatları doğrultusunda emellerini gerçekleştirmeye çalışmış olan ebrar” içinde ayrıca iki cennet vardır.

    Bu iki cennet, ağaçlar, meyveleri, mârifetleri ve esrarı bakımından her ne kadar önceki iki cennet kadar olmasada:

    Yemyeşildirler (64).

    Şeriatin şiarlarına ve dinin hükümlerine sarılmış olan ebrar ve ahyar kimselerden sadir olan amel-i salih ve ahlak-ı hamide suları ile yemyeşildirler :

    • O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? (65)”

    Onlarda

    yani ebrara ait olan bu iki cennette, doğru inançtan ve kamil imandan kaynaklanan :

    • Kaynayıp taşan iki pınar vardır (66).

    Bu iki pinar kaynayıp durur ve ilâhi hikmetler denizine uzanir.

    O halde Rabbinizin nîmetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? (67)

    Yine :

    • O ikisinde,

    ehlinin yeyip riziklanacaği

    • Meyve, hurma ve nar vardır (68).

    Hurma ve narin meyveye atfedilmesinin yani meyveden sonra gelmesinin sebebi, özelin genele atfedilmesindeki özen ve itinadan dolayidir

    • O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? (69)

    Onlarda,

    yani ebrara ait olan bu cennetlerde aynı zamanda

    • Hayırlı bayanlar vardır;

    sâlih amel ve itaatlerden şekillenmiş olan eşler var Onlar

    • Güzel yüzlüdürler (7o).

    Onlarin hiçbir çirkinlikleri yoktur.

    • O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz (71)”

    Her ne kadar Cenab-ı Hakk’tan korkanlar için hazırlanmış olan nimetlerde olduğu gibi tam bir safa ve latafet içerisinde olmasalar da, yine de amelleri ahlaklarının ve sevaplarının bir karşılığı olarak ebrar için

    • Çadırlara kapanmış hüriler vardır (72)

    Onlar güzel yüzlü ve ceylan gözlüdürler; salih amel ve güzel ahlâk sahipleri içindirler. Başkalarına iltifat etmezler. Çünkü hayır olsun, şer olsun, “Herkes, kazancının rehinidir.” (Müddessir, 74/38)

    Ey kendilerine her türlü iyilik bahşedilmiş olan insan ve cin mükellefleri!

    • O halde Rabbinizin nîmetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? (73)

    Aynı zamanda,

    • o hürilere sahiplerinden önce ne bir insan ne de bir cin dokunmuştur (74).

    Çünkü o hurilerden her biri, şirk/ortak koşulmaksızın yapılmış amele mahsustur.

    Ey ibret alan ve basiretle bakan insanlar ve cinler!

    • O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilir ? (75)

    Sonra onlar

    • Yeşil yastıklara ve güzeli işlemeli döşeklere yaslanmış oldukları halde (76),

    halis iman ve gerçek inançlarının suyuyla yeşillenen rahat mi rahat, harika mi hârika yerlerde, salih ve güzel amellerinin karşılığını böylesine almanın verdiği hayranlık içerisinde, hiçbir aksilik ve kötü durum olmaksızın, kendileri için zikredilen nimetlerden faydalanırlar.

    • O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? (77)

    Ey resullerin en kâmili! O halde sana düşen vazife şudur: inayet ve gufran ehline bu tür ikramlarla türlü lutuf ve ihsâni bahşetmeye ve aynı zamanda da bu tür derekelere düşürmek suretiyle gaflet ve inkâr ehline ceza vermeye Muktedir ve Kadir olan Allahü Teala’dan asla uzaklaşmamalısın.

    Çünkü

    • Celâl ve ikrâm sâhibi Rabbinin ismi mübârektir (78).

    Yani, ey resullerin en kamili! Rabbinin seni terbiye eden, besleyip büyüten, bütün mertebe ve makamları kuşatmış olan, sonu olmayan, hiçbir zaafla nitelendirilemez ve karşisindan güç yetirilemez olan bütün isimleri mübârektir, kutsaldir. Onun faal olan isimlerinin ve onların muktezalarinin nihâyeti yoktur. Rabbin azamet ve kibriya sahibidir. Her türlü cezayı vermeye onun gücü yeter. Aynı zamanda da cemal sahibidir; her türlü izzet, ikram ve nimeti lut fetmeye de Kadir ve Muktedir’dir.

    Ey Hakki’in amazet ve celalinin hakikatine ulaşmış ve nefsini Hakk’ın vuslat pinarlarından sulamak için susuz birakmiş olan arif Burada sana düşen vazife şudur:

    Hiçbir halinde Cenab-ı Hakk’i yalanlamaya ve onu inkâr etmeye asla yaklaşmamalısın.Cereyan eden bütün hadiseleri sadece ve sadece Melik, Cebbar, Aziz ve Gaffar olan Allahü Teâlâ’dan başka birisine ve yâ bir şeye nispet etmemelisin. O; azamet ve kemal sahibidir, her türlü nimet ve ihsânı da, azap ve cezayı da verme gücüne maliktir.

    Öbür taraftan, bütün hal ve davranışlarında, onun bahsetmiş olduğu nimetlerin şükrünü ve hakkını eda etmeye devam etmelisin.

    Sakın ha sakin, Allah’tan gaafil olmayasın! Ondan başkasiyla meşgul olmayasin!

    Bütün vaktinde ve hallerinin tamamında Allahü Teâlâ’nın önünde havf-u recâ korku ve ümit arasında ol. Allah’ın rahmetinden asla ümitsiz olma. Muhakkak ki, Allah’in rahmetinden sadece hüsrana uğramışlar ümit keser.

    Allahü Teala, lutuf ve ihsani ile,bizleri kendisinin yakalamasından korkanlardan ve affini umanlardan eylesin.



    Kaynak = Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C:V / bkz: 475-493

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.