Özür Sahibi Olanların Abdesti

Hanefi Mezhebine Göre Özür Sahibi Kişilerin Abdest Alması Ve Özürlü Olan Birisinin Abdesti Hangi Durumlarda bozulur,Her Vakit İçin Abdest Alması Gerekli Midir?



1-) Abdesti bozup da devam eden illete özür denir.Örneğin;Zaman zaman kısa fasılalarla burun kanaması,herhangi bir organdan kan çıkıp devamlı akması,bir ağrıdan dolayı gözün irinle sulanması,meme ve kulak gibi organlardan irin ve benzeri bir suyun akıp durması,mesaneden gayri ihtiyari çıkıp zaman zaman devam etmesi,kendisini tutamayacak şekilde ishalin bulunması veya yel çıkması birer özürdür.Bu haller kimde bulunursa o özür sahibi sayılır.

2-) Bir illetin özür sayılabilmesi için bir müddet kısalığı bulunması şarttır.Şöyle ki;Bir özür,önce abdest alınıp namaz kılınacak kadar bir zaman kesilmemek üzere tam bir namaz vakti devam etmelidir.Sonrada her namaz vaktinde hiç olmazsa bir kez daha o illet meydana çıkıp durmalıdır ki,bu illet sahibi özürlü sayılsın.Mesela:Bir kimsenin burnu,bir gün öğle vaktinin başından sonuna kadar,bir abdest ile namaza müsait olmamak üzere kanayıp da bu durum,sonra gelen her namaz vaktinde bir kez olsun meydana gelecek olursa,o kimse özürlü sayılmış olur.Fakat böyle bir özür,tam bir namaz vakti içinde bir kez olsun meydana çıkmazsa,artık özür kesilmiştir,sahibi de özürlü olmaktan çıkmıştır.

3-) Özürlü olan kimse,her namaz vakti, abdest alır.O vakit içinde aldığı abdestle (abdestini bozacak bir başka şey olmadıkça) dilediği kadar farz ve nafile namaz kılabilir.Kazaya kalmış namazları kılabilir.Vitir namazı ile bayram ve cenaze namazlarını da kılabilir.Ancak illet devam etmelidir.

4-) Misal;Özürlü bir kimse,sabah namazı için tam vaktinde abdest alsa,bu abdest;sabah namazının çıkmasına kadar devame der.Bu vaktin çıkması (güneşin doğması) ile son bulur.Artık vakti çıktıktan sonra,o abdest ile başka namaz kılınamaz.Ancak muvakkat bir zaman için özrü kesildikten sonra abdest almışsa ve henüz özrü de belirmemişse,abdesti bozacak bir hal de olmamışsa,vaktin çıkması ile abdesti bozulmuş olmaz.

5-) Fakat özürlü kimse güneşin doğmasından sonra abdest almış olursa,onun abdesti öğle vakti çıkıncaya kadar devame der,dilediği namazları kılar.Yeter ki abdestini bozan başka bir hal çıkmasın.

6-) Sonuç itibariyle özürlü olanların abdestleri,namaz vaktinin girmesi ile bozulmaz,vaktin çıkması ile bozulur.Bu hüküm İmam-ı A’zam’a göredir.Sahih olanda budur.İmam Yusuf’a göre;Özürlünün abdesti,hem namaz vaktinin girmesiyle,hem de çıkmasıyla bozulur.Bu bakımdan düneş doğduktan sonra özürlünün aldığı abdest,öğle vaktinin girmesi ile bozulur.İmam Züfer’e göre;Özürlünün abdesti,yalnız namaz vaktinin girmesi ile bozulur,çıkması ile bozulmaz.Bu bakımdan özürlünün sabah namazı için aldığı abdest,güneşin doğup vaktin çıkması ile bozulmaz.Ancak öğle vaktinin girmesi ile bozulur.İmam Şafii’ye göre;Özürlünün her namaz için ayrı ayrı abdest alması gerekir Bunun abdesti kıldığı namazın sona ermesi ile bozulur.

7-) Bir özürlünün özrü kesilmişken,abdesti bozan başka bir halden dolayı abdest aldıktan sonra özrü yine meydana çıkarsa,abdesti bozulmuş olur,yeniden abdest alması gerekir.Çünkü önceki abdesti,bu özür sebebiyle değildir.

8-) Fakat özrü kesilmediği halde,vakit için özründen veya başka bir abdestsizlik halinden dolayı abdest alır da,o vakit içinde özrü meydana çıkarsa abdesti bozulmaz.Çünkü onun aldığı bu abdest,hem özrü için,hem de diğer abdestsizlik hali için alınmış sayılır.

9-) Özürlü bir adam,oturmak,secde yerine işaretle namaz kılmak,özrün çıkış yolunu rahatça tıkayabilmek gibi yollarla özrün ortaya çıkmasına engel olabilirse,artık özürlü sayılmaz.Bunun için,abdest aldıktan sonra özrü meydana çıkarsa o abdest ile namaz kılınmaz.

10-) Özürlü kimsenin özründen dolayı çamaşırlarına bulaşan pislikler,özrü devam ettikçe namazın sıhhatine engel olmaz.Namaza engel olan ölçü miktarını taşmış olsalar bile,namaza engel sayılmazlar.Fakat bu pislikler tekrar çamaşıra dokunmayacaklarsa onları yıkamak gerekir.

11-) Görülüyor ki mübarek İslam dini kolaylık dinidir.Özürlüler için her yönden kolaylık gösterilmiştir.Artık dinin yüklediği görevleri yerine getirme bakımından hiç kimse bir özür ileri süremez.



Kaynak : Ömer Nasuhi Bilmen / Büyük İslam İlmihali / bkz:69-70

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.