Oruç Tutmanın Önemi

Allah’ın yüklediği mükellefiyetini sırında taşımaya sabretme,O’ndan gelen şeyler karşısında sarsılmama,sabit kadem olma,O’nun kapısından ayrılmama,günah fırtınaları ve günah tufanı karşısında kendini koruyup,dişini sıkma vs bunlar dinin yarısını teşkil etmektedir. Oruç ise sabrın yarısıdır.Zira sabrın diğer yarısı başka şeylere dağılmıştır.Oruçta bir yönüyle şehevat-ı nefsaniyeyi gemleme olduğu için,günahlara karşı sabır,diğer bir yönüyle aç-susuz durma gibi (hususiyle sıcak günlerde) bir işin altına girmekle ibadete karşı sabır vardır.

Böylece oruç,dinin dörtte birini teşkil etmiş oluyor.Dolayısıyla o,dört büyük ve mühim esası olan namaz,oruç,zekat ve hac ibadetlerinden biridir.Hem de yukarıda belirttiğimiz gibi oruçta,hem ibadet-ü taatte,hem beşeri arzu ve isteklere,hem şehvani duygulara ve hemde beşeri kaprislere bir set çekme ve mani olma vardır.

İster eda yoluyla olsun,ister kaza yoluyla olsun,Ramazan orucunu tutmak akıl baliğ her Müslümana farzdır.Bunun farziyeti ayet ve hadislerle sabittir.

Allah Teala bu konuda şöyle buyurmaktadırArtık sizden kim ramazan ayının hilâlini görürse, o gün oruca başlasın. Hasta veya yolcu olan, tutamadığı günler sayısınca, başka günlerde oruç tutar. (Bakara Süresi’185)

Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç tutmak size de farz kılındı. Böylece umulur ki fenalıklardan korunursunuz (Bakara Süresi’183)

Hz Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur;

İslam dini beş esas üzere kurulmuştur;Allah’dan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in onun elçisi olduğuna kesin olarak inanıp şehadet etmek,namaz kılmak,zekat vermek,hacca gitmek ve Ramazan orucunu tutmak

Ramazan orucunun edasının delili şu ayettir : Artık sizden kim ramazan ayının hilâlini görürse, o gün oruca başlasın.(Bakara Süresi’185)

Ramazan orucunun kazasının delili ise şu ayettir; Sizden her kim o günlerde hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde oruç tutar. (Bakara Süresi’184)

Çocuk ve akıl sağlığı yerinde olmayanlar oruç emrinin muhatabı değildir.

Oruç da namaz gibi bedenî ibadettir. Bu ibâdetin en başta gelen özelliği, insanları kötülüklerden alıkoyması, nefsin azgın istek ve arzûlarını gemlemesidir. Hadîs-i şerîf’te şöyle buyurulur:

Orucun insanı kötü meyillerden koruması sebebiyledir ki, Resûlüllah Efendimiz bekâr gençlere, şehevî hislerin baskısından kurtulmak için oruç tutmalarını tavsiye etmiştir. Orucun şehevî duyguları teskîn ettiği, bugün ilmen de kabûl edilen bir gerçektir.

Oruç,kıyamet günü,oruçlu için şefaat edecek.Cenab-ı Hakk’a niyazda bulunup;’Ya Rabbi! Ben onu gündüzleri yiyip içmekten ve zevklerinden alıkoydum.Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur’ diyecektir.Cenab-ı Hak da orucun bu isteiğini kabul edip,oruçluya şefaat etme izni verecektir.



Akademi Araştırma Heyeti / Bir Müslümanın Yol Haritası / bkz:423
İmam Gazali / el-İhya / C:1

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.