Önce Deveni Bağla Sonra Tevekkül Et Ne Demek

Eğer tevekkül korunmayı bırakmak olsa idi,yaratılmışların en hayırlısı en hayırlı durumda onu terk ederdi.İmam Şafii namazda iken bile silahı taşımanın vacib olduğunu söyler.Silahlarını alsınlar ayeti emir kipiyle gelmiştir ve emir kipi de vücubiyet ifade eder.O halde tevekkül ihtiyata ve korunmaya engel değildir.Musa’ya insanlar seni öldürmek için toplandılar denilince o,hemen şehirden çıktı. Peygamberimiz kendisine komplo düzenleyenlerden çekindiği için Mekke’den çıktı.Ebu Bekir mağaraya girince onu delikleri kapayarak korudu.O kimseler,sebeplerin hakkını verdiler,sonra tevekkül ettiler.

Allah Teala ihtiyat konusunda şöyle buyuruyor;

  • Rüyanı kardeşlerine anlatma (Yusuf/5)”
  • Ey oğullarım,hepiniz (Mısır’a) bir tek kapıdan girmeyin (Yusuf/67)”

Çünkü nefsin sabit kılması ve hareketlenmesi nimetlerin kullanılışına bağlıdır.Allah Teala nimetlerin izhar edilmesini sever.Aynı şekilde emanet ettiği şeylerin de izharını sever.Verdiği nimetleri atıl etmenin hiçbir yönü yoktur.Evvela yanında olanı kullan,sonra Allah katındakini iste.Allah Teala kuş ve hayvanlara pençe,tırnak,gaga gibi kendilerini düşmanlardan koruyacakları silahlar vermiştir.İnsanoğluna da akıl vermiştir.Akıl onları silah taşımaya yöneltir,zırh ve miğferlerle korunmaya sevkeder.

Kim korunmayı bırakarak Allah’ın nimetini ihmal ederse,Allah’ın hikmetini ihmal etmiş olur.Gıda ve ilaçları bırakıp da açlık ve hastalıktan ölen kimse gibi olur.Aklı ve ilmi iddia edip de belalara kendini teslim eden kimseden daha ahmak kim vardır ki.Tevekkül edenin azalarının çalışması,kalbinin de sükunette olması gerekir.Verip vermemeyi ise Allah’a bırakır.

Eğer insan sebebi ter keder de sonra dua edip Allah’tan isterse,belki ona şöyle denilir:Şifan için bir sebep verdik,sen onu almamakla bizim bağışımızı küçümsüyorsun.Ya da sebepleri küçümsediğin için sebepsiz olarak sana şifa vermeyeceğiz.Bu kimselerin hali;önündeki suya bakmayıp yağmur duasına çıkan kimse gibidir.Bu ne aklen,ne de şer’an güzel görünür.

  • Müellif der ki:Kadere rağmen kişi nasıl korunabilir ki denilirse ona şöyle deriz;Kader sahibinin emriyle nasıl korunmayalım.Kaderi yazan bize emrediyor.Allah tedbirinizi alın buyurur.

Ebu Osman anlatıyor;İsa bir dağın başında namaz kılıyordu.İblis gelip ona şöyle dedi:Sen herşeyin kaderle olduğunu söylemiyor musun? O da:Evet dedi.Şeytan ona:O halde kendini bu dağndan atıp bana böyle takdir edilmiş desene dedi.İsa:Ey lanetli şeytan,Allah kulları imtihan eder,kullar Allah’ı değil.

Diyorlar ki

  • Rızkımızın bize ulaşması mümkündür.O halde neden çalışalım?

Cevap olarak deriz ki;

  • Bu çirkinliğin son hadidir.Eğer insan itaatleri terkedip,itaatim Allah’ın benim için yazdığını değiştiremez,cennet ehlinden isem cennete,cehennem ehlinden isem cehenneme gideceğim derse ona deriz ki;

Bu sözler Allah’ın bütün emirlerini reddetmektir.Eğer bu doğru olsaydı Adem cennetten çıkmazdı.Çünkü şöyle derdi:Allah’ım bana yazdığını yaptım.Hepimiz biliyoruz ki,bizler emirlere uymak zorundayız,kadere değil.



Kaynak= İbn’ul-Cevzi / Telbis’u İblis (Şeytanın Hileleri) / bkz:400-401-408

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.