Ölümü Hayal Bilenlere

  • “Biz gözle gördüğümüz hâlde, kulakla duyduğumuz hâlde, ölüm ciddi değil, bize hayali geliyor.

Halbuki bu fani hep bir adamın olsa, gamı bitmez nedendir? Çünkü ezeli gam turap ile yoğrulmuş bedendir. Beden gamla yapılmıştır.

  • Faniye gelip de gamsız, kedersiz hiçbir fert gitmez.

Az zamanda, çok faniyi yiyecekmiş gibi habersiz, fani vücudu yiyor. Bir bugünden yarın fazla dünyaya heves çoğalıyor. Ahirete yaklaştıkça ahiret hayali ve uzak geliyor. Dünya ise çok şirin manzaralı, sevimli, bizleri aldatıp oyalayıcı, tamamen ölümü ve ahireti unutturuyor.

Halbuki ne acınılacak durum. İnsan faniden gözlerini yumdu mu, dünyaya gözlerini kapama, bu dönüş ahirete açılıyor.

  • İşte bütün oranın her hazırlığı buradadır. Burada ötesini hayal görenler ve hazırlıksız gidenler, aciz, zelil ve yoksul, iflas ve müflis her taraftan boşa kalacaktır.

Bu fani ahiretin bir bağıdır. Bağman, yani bağa bakan mahsul yetiştirmezse, o zaman eline ne gelir?

Rıza-i Hakk için uyanık olalım. Bu fanide, nefsi emmare ve şeytan bizi uyutur ise, son nefeste uyanmak fayda vermez.

  • Ey ihvan kardeş! İleli ebet kalacak yerini karanlığa düşürme, kurtuluşu yoktur. Mutlaka ettiğinin karşılığını, hayır ve şerri orada bulacaksın.

İnsanın kâlbi, Büyük Okyanustan daha büyüktür. Ona dökülen yedi nehir var; iki kulak, iki göz, iki burun, bir ağız. Bunların membaı baş.

Burnun ki ekşi, gözün ki tuzlu, kulağın ki acı, ağzın ki tatlı, hiç birisinin tadı diğerini tutmaz. Ama hepside okyanusa akar. Bunları öyle bir hâle getireceğiz ki, denizi acı etmeyeceğiz, tatlı edeceğiz. O nehirleri temiz tutacağız.

Emr-i İlahi‘ye uyulmayan yerde afet olur.

  • İnsanlar ilmi ezelde ya ehli nur’a, ya da ehli nar’a yönelmiştir.

İnsanların evveline değil de, ahirine bakmak gerekir.

Sıhhati de veren, dünyayı da veren, ahireti de veren Cenâb-ı Allah’tır. Bismillahirrahmanirrahim “ve ennehü hüve eğna ve egna”. (El Necm Sûresi’nin 48. ayeti).

Yaş altmış-yetmiş, vade bitmiş.

İnsanın gözleri semayı temsil eder, ağız denizleri, kıllar çimenleri, eller ağaçları temsil eder. Kainat, insan vücudunda mevcuttur.

Sağlam insanlar her zaman baş tacı olur.

Ebu Cehil’in kafası, yedi teneke buğday alırdı.

Saçları uzatmakta mekruhtur. Fetih Sûresi’nin 27. Ayetinde beyan olunmuştur.

İnsanları Cenâb-ı Allah topraktan halketmiştir. Bütün mahlukatı sudan halketmiştir.

İnsanda 6 göz vardır. 2’si zahiri, 4’ü batinidir. Kabir, Mahşer, Mizan, Sırat ve Cennet gözleridir.

Namazını kılıp, dünyevi ve uhrevi işlerini hâllettikten sonra insan uykudan aldığı istirahati hiçbir şeyden alamaz.

Az yersen olursun melek, çok yersen olursun helâk”. Böyle diyorsak, hiç yememezlik de etmeyin, yoksa açlıktan ayakta duramaz hâle gelir, yere düşersiniz.

Mekke’de de, Medine’de de Hristiyan olarak yaşayanlar var ve ölenler var. Dört şehir toprağı, taşı, eşyası ile Cennetle müjdelenmektedir. Mekke, Medine, Kudüs ve Şam. Yalnız içindeki Hıristiyanlar, dinsizler başka yerlere sürülecek.

Zulüm ve zinanın bulunduğu yerde şiddete başvurulur ve Allahü Tealâ meleklerine emreder; melekler yerlerin damarlarını çeker, deprem husule gelir.



Kaynak= Turan Yazılım / Mürşit 5 /Tasavvuf / Sırr-ı A’zam / C:1

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.