Ölümü Hatırlamanın Faydaları

Ölümü Hatırlamanın Ve Düşünmenin Faydaları



“Haydi görelim sizi, can boğaza geldiğinde,O vakit can çekişenin yanında bulunan sizler bakar durursunuz,Biz ise, ona sizden daha yakınız, ama siz göremezsiniz,Haydi bakalım eğer âhirette vereceğiniz hesap yoksa,İddianızda tutarlı iseniz, çıkmakta olan o rûhu geri döndürsenize!,

Ama eğer ölen kimse Allah’a yakın olanlardan ise,Onun için rahatlık, güzel nasip ve naîm cenneti var,Eğer ashab-ı yeminden ise,”Selam sana ashab-ı yeminden!” denilecek,Ama eğer dini yalan sayan sapıklardan ise,Onun ziyafeti kaynar su,Peşinden de cehenneme atılış olacak,İşte, hakkında hiç şüphe olmayan gerçek budur!,O halde Ulu Rabbinin ismini tenzih et! (1)”

Ölümü çokça hatırlayın ve ölümü çokça anın.ama bu anış esnasında ağlamanız,hüzünlenmeniz yada derin bir düşünceye dalmanız gereken yerde kahkaha atarak ölümü zikretmeyin.Çünkü böyle bir zikrin ve yadetmenin kişiye bir faydası ve etkisi olmayacağı gibi,belki bu hareketi kişiyi Allah’tan daha da uzaklaştıracaktır.

Ölümü anmanın,yad etmenin kişiye nasıl bir faydası vardır diyecek olursan eğer buna deriz ki

1-) Resulüllah (s.a.v)’e insanların en akıllısı kimdir diye sorulunca;

İnsanların en akıllıları ölümü çokça anan,ona en fazla hazırlanandır.İşte en akıllı olanlar onlardır.Onlar dünyada şeref kazanıp,ahirete Allah’ın ikramı ile giderler

2-) “Hz Aişe (r.a) Peygamber Efendimize;

“Şehitlerle beraber haşredilecek biri var mıdır? diye sorunca Efendimiz (s.a.v):’Evet,bir gün ve gecede yirmi defa ölümü anan kimse şehitlerle beraber haşrolunacaktır’ buyurmuştur.Ölümü anmanın bu kadar faziletli olmasının nedeni,insanı bu aldatıcı dünyadan uzaklaştırması ve ahiret için hazırlık yapmaya teşvik etmesidir.Ölümden gafil kalmak ise insanın dünyanın şehvetlerine dalmasına sebep olur (2)”

3-) Ölümü hatırlamak ve sürekli akılda tutmak

Allah’a ve ahiret gününe,cennetin ve cehennemin varlığına inanan birisi kuşkusuz ki kötülük yapmaktan ve günah işlemekten geri duracağı için;bu sayede hem dünyasını hem ahiretini şekillendirmiş olacaktır.Bu şekilde harekete den birisi de nefsiyle azgınlık yapamayacağı gibi nefsinin kötü arzu ve isteklerine,şeytanın fısıldamalarına kulak vermeyecektir.Nitekim yüce Allah bu beyanda “Günahın açığını da bırakın, gizlisini de! Çünkü günah işleyenler elbette yaptıklarının cezasını çekeceklerdir (3)” şeklinde buyurmaktadır.

4-) Dünyaya ihtiyacının haricinde rağbet göstermeyecek

hased,kin,intikam vb diğer kötü hasletlerden beri duracaktır.Nitekim bu konuda İmam Gazali diyor ki; Kabirdekilerin pişman olduğu şeyler için dünyadakiler birbirlerini yiyorlar.Yine zatın biri bu beyanda diyor ki;Dünyadan son gününüz ahiretten ilk gününüzdür, ahiretten ilk gününüz ise dünyadan son gününüzdür.

5-) Ölümü hatırlayan birisi kanaat etmesini öğrenir ve ;

Yarının endişesini çekmez,onun korkusu ve endişesi içinde bulunmaz.Hz İsa (a.s) diyor ki;Yarının rızkı için düşünüp durmayın.Eğer yarın için ömrünüz varsa elbette rızkınızda onunla beraber gelir.Yok eğer yarına ulaşamayacaksanız başkasının hayatı için kaygılanmayın.Bu beyanda bir kudsi hadiste ise yüce Allah şöyle buyurmaktadır:Ben senden yarının ibadetini istemezken,sen neden benden yarının rızkını istiyorsun

6-) Ömer b. Abdülaziz:

Ölümü çokça an,eğer rahat içinde yaşıyorsan onu sana daraltır,darlıkta isen onu sana genişletir,teselli eder

7-) Hz Ali (r.a) diyor ki;

“Allah’a yemin olsun ki,o ciddidir,oyun değil ;doğrudur,yalan değil.O,çağıran,sesini en iyi duyuran ve sürücüsü acele eden ölümden başkası değildir.İnsanların çokluğu seni aldatmasın.Senden önce mal biriktiren,malın azlığı için endişelenen,akıbetlerden -uzak emelle ve ecelin uzak olduğunu düşünerek- emin olana ölümün nasıl inerek onu vatanından kopardığını,güven duyduğu yerden aldığını,cenaze teskeresinin üzerine taşındığını,omuzlar üzerinde taşınmak ve parmak uçlarıyla tutulmak suretiyle,bir adamdan diğerine verildiğini gördün.Gerçekten uzun zamanın emelini besleyenlerin,sıvalı binalar inşa edenlerin ve çok mal biriktirenlerin, evlerinin mezar olduğunu, topladıklarının nasıl çoraklaştığını,mallarının nasıl varislere,eşlerinin başkalarına kaldığını gördünüz. Ne bir iyiliği artırıyorlardı, ne de işledikleri bir günahtan dolayı azarlanıyorlardı.Kim kalbini takvayla örterse,hayrını öne geçirir,ameli başarıya ulaşır.Takvanın hayırlısını isteyin,amelini cennet için işleyin.Dünya,sizin sürekli ikamet yeriniz olarak yaratılmadı;aksine kalınacak yurt için ameller hazırlanması maksadıyla size bir geçiş yeri olarak yaratıldı.Ona karşı aceleci olun,binekleri ayrılığa yaklaştırın (4)”

8-) Ölümü hatırladığınız ve yad ettiğiniz sürece;

Bütün dertleriniz ve sıkıntılarınız bir kuş kadar hafifleyecek ve üzerinizdeki ağırlık kalkacaktır.Nitekim zatın birisi Hz Ali’ye çok büyük dertlerinin ve sıkıntılarının olduğunu söyleyince;Hz Ali(r.a) soruyu sorana o dertlerinin ve sıkıntılarının doğmadan öncede varmıydı ve öldükten sonrada devam edecek mi diye sorduğunda soran kişi hayır cevabını verince Hz Ali(r.a) karşı tarafı susturmuş ve sormuş olduğu sorunun cevabını da soran kişiye verdirmiştir.

“Ey kardeşim! Eğer ölüme kesin inanıyorsan bu hülya -tül’i emel- nedir? Eğer hesaptan korkuyorsan ameli niçin unutuyorsun? Eğer cennetleri ümit ediyorsan bu tembellik nedir? Eğer cehennemden korkuyorsan niçin haram yiyorsun? Hacalet ve korku seni nerede bekliyor (5)”

Velhasıl kelam ölümü hatırlamak ve hatırda tutmak dünyanız için dertlerinize ve sıkıntılarınıza bir ilaçtır.Çünkü ölüme ve ölümden sonrasına hazırlanan birisi son gününü yaşıyormuş gibi hareket edeceğinden ve ölümle birlikte sevgiliye kavuşma günü ve dertlerin sonu olacağından bütün dertlere,tasalara,sıkıntılara gülüp geçecektir

Ölümü Hayal Bilenlere



(1-Vakıa Süresi’83…96);(2-İmam Gazali / Ahiret Hayatı / bkz:22);(3-En’am Süresi’120);(4-Hz Ali’nin Konuşamarı,Mektupları ve Hikmetli Sözleri)_ Nehcü’l Belağa / bkz:140);(5-İmam Gazali / Sülvetülarifin -Kalplerin Tesellisi- / bkz:655)