Ölüm İle İlgili Yazılar Ve Sözler

Maneviyat Önderlerinin (İmam Gazali Gibi)  Ölüm İle İlgili Sözleri Ve Nasihatleri



Eskiler cenazeye katıldıkları zaman ;tabutta yatan kişinin kendileri olduğunu düşünülerdi.Fakat ne yazık ki zamanımızda millet cenaze başında gülüp eğleniyor,neşeleniyor.Konuştukları şeylerde ölenin mirasçılarına bıraktığı servet hakkındadır.Onların hiçbiri kendinin de aynı şekilde öleceğini ve halinin ne olacağını hiç aklına getirmez.Bu gaflete sebepte Allah’a isyankar olmaktan hasıl olan kalbin haşin ve sert olmasıdır.Allah’ı,ahiret gününü ve karşılaşacağımız zorlukları bu şekilde unutuyor,boş şeylerle vakitlerini gaflet içinde heba ediyoruz.

Öyle bir zamana geldik ki artık;

  • Asrımızda cenazede en iyi olanlar,ölen cenaze için ağlayanlardır.Eğer biraz akıllar olsaydı cenazeye değil de kendi hallerine ağlarlardı.

İbrahim es-Ziyad,ölen birisi için ağlayanlara bakarak şunları söyledi;

  • Eğer ölüye değil de kendi halinize ağlasaydınız,daha iyi etmiş olurdunuz. Çünkü bu adam üç büyük zorluğu atlatmıştır;

Ölüm meleğini görmüştür;

Ölüm acısını tatmıştır;

İman korkusunu atlatmıştır.

Bu zorlukların hepsi,sizin için vardır ve mutlaka gelecektir.

Hz Ali’ye sordular ki;

  • Bu ne hal,mezarlığa komşu oluyorsun?

O şöyle cevap verdi;

  • O komşularım sizden daha iyidir.Çünkü onlar dünyalığın bahsini açmazlar.Kendi dilleriyle devamlı ahireti anlatır ve hatırlatırlar

İslam büyüklerinden Hatem el-Esamm diyor ki;

  • Biri mezarlığa uğramasına rağmen orada yatanlara duada bulunmayan ve kendini onların yerinde düşünmeyen kimse,kendine de orada yatanlara da ihanet etmiştir.

Süfyan diyor ki;

Mezarı çok aklına getiren düşünen kimse,onu cennet bahçelerinden bir bahçe gibi bulur.Onu düşünmeyen ve aklına getirmeyen kimse de mezarınıc ehennem çukurlarından bir çukur olarak bulur.

Bir mezar taşında şunlar yazılı;

Mezarlar sana haykırıyor,gerçekte onlar dilsiz,oranın sakinleri de yer altında sessiz bir haldedir.

Ey nail olamayacağı dünyayı toplayan insan!

Topladıklarını kimin için toplamaktasın?

Sende ölecek değil misin?

Akraba veya çocuklarından biri ölen kişiye düşen görev;

Zaten biz de yolcuyuz,o bizden evvel davranıp gideceğimiz yere önce vardı.Yakın zaman da biz de aynı yere gideceğiz diyerek üzüntüsünü atmaya çalışmalıdır.Çünkü kendisi de mutlak surette gidecektir.Aradaki fark,önden gidip geriye kalmaktan başka bir şey değildir.Buna inancı olan kimsenin feryat ve figanı elbette az olur.Bilhassa kendinden evvel ölen çocuğu için kazanacağı mükafatı düşün

Kişi;Mezara dokunmak,öpmek gibi hareketlerde bulunmaktan sakınmalıdır.Çünkü bu adet hristiyanlarındır ve onlardan gelmedir.

Ebu Hureyre diyor ki;

Bir adam tanıdığı birinin mezarını ziyaret ettiği zaman kabirdeki onu tanır ve onun selamına karşılık verir.Bilmediği bir mezara gittiği zaman mezardaki de onu bilmez,fakat verdiği selamı alır ve iade eder ancak siz bunu duyamazsınız

Muhammed b. Vasi Cuma günleri kabirleri ziyaret edince;bunu gören bazı kişiler bunun sebebini sorunca dedi ki;

Cuma günü ve ondan bir önceki gün kabirlerindeki ölülerin kendilerini ziyarete gelenleri bildiklerini ve tanıdıklarını duydum.Ziyaretimin sebebi budur

Dahhak diyor ki;

Cumartesi güneş doğuncaya kadar,kabirdekiler kendilerini ziyaret edeni tanırlar.Bu Cuma gününün şerefi içindir.

Mezarları ziyaret etmede iki fayda vardır.Bunlardan birisi ziyaret edene,diğeri de ziyaret edilene.Yani mezar sahiplerinedir

Ziyaret Edene Faydası = Ona ölümü hatırlatır,aklını başına toplayıp kendisine çeki düzen vermesini sağlar

Ziyaret Edilene Faydası = Ona duada bulunup duasından istifade etmesini sağlamaktır.Mezarlıktan geçerken onlardan ibret almadan ve onlara dua etmeden geçmek asla doğru olmaz

Bir şey satan kimsenin sattığında gözü kalmaz,gözü alacağı şeydedir ve ona bakar.O zaman siz de dünyaya değil asıl mekanınız olan ahirete bakın ve oraya hazırlık yapmak için çalışın.



Kaynak = İmam Gazali / İhyau Ulumi’d-Din / C:4