Nezaket Kuralları Ve Örnekleri

Nezaket Dili Kullanmak



Ruhun,iradenin,tevazunun ve üzlubun hakkını vermeyenler nazik olamazlar.Çoğu kalpler dil kullanmada hassas olmayan kişiler tarafından kırılır.Mevzu , makam ve muhataba göre nasıl bir üslup kullanması gerektiğinden habersiz olan insanlar,gönül çamlarını ard arda devirdiklerini fark edemezler.

Sözlü ve yazılı dilde nezaketin ihlali,daha çok her akla gelen şeyi söyleme sathiliğinden kaynaklanır.İç-dış bütünlüğü,samimiyet önemsizdir demiyoruz,ancak pervasız bir üslubun da samimiyetle alakası yoktur.Gelişigüzel beyanlarda bulunmaya alışmış bir insan fıtratı bahane edemez.Dobra dobram konuşmak için muhatabı tahkir etmeye gerek yoktur.Kılı kırk yararcasına üsluba dikkat etmek ise,tam bir irade meselesidir.Evet,ahmağın kalbi dilinin ucunda,akıllının dili sinesinin en uç burcundadır.

Demek ki kalp dilin ucunda olmamalı,dil kalbin gerisinde olmalıdır.Her doğruyu her yerde söylememek için dil,kafadan büyük ve uzun olmamalı,kalbin emrine girmelidir.Gıybetten kaçınmak için de bu gereklidir.Çünkü bazen ağza gelen kusmuk gibi ifadeler yutulmazsa,iradenin hakkı verilmemiş olur.Zehir zemberek gibi bu ifadeleri yutmak,gerçekten yiğitlik ister.

Dilin kemiği yoktur denir,ama dizginlerin kalbin eline nasıl verildiği öğrenilebilir.

Ancak bundan sonra,dil şahlandıkça kalp dizginleri çeker.Zaten bir süre sonra dil yatışır,irade ellerini beline koyar ve bir matador edasıyla başını sallayarak bu manzarayı seyreder.

Sohbetlerde münakaşa tuzağına düşmemek için de nezakete dikkat edilmelidir.Muhatabımızın düşünceleri farklı olduğu için gereksiz tartışmalara girmenin hiç kimseye faydası olmaz.Zihni modeller münakaşayla değil,müzakere ve muhasebeyle değişir.Önemli olan,aklı ilzam etmek değil gönlü tatmin etmektir.Buda ancak halis bir niyetle,diyalogu , başarılı ve zekice kontrol edip yönlendirmeye bağlıdır.Karşımızdakinin kalbine girmek istiyorsak,ihtilaflı noktaları öne çıkararak enaniyetini tehrik etmemeli,ortak noktalardan hareket etmenin yollarını aramalıyız.Sana katılmıyorum demektense Şu görüşünüze katılıyorum.Bu hususta ise şöyle düşünüyorum demek daha makul değil midir?

Nezaketsizliğin muhtemelen iki sebebi vardır

Birincisi: Tecrübesizlik.Kime neyi,nasıl beyan edeceğini bilmeyen insanlar,çoğu zaman nazik olamazlar.Bunun izalesi kolaydır.Sağlıklı bir eğitimle ve medya yoluyla insanlarla iletişim ve nezaket şuurunu geliştirmek mümkündür.Sosyal münasebetlerde,örnek şahsiyetlerin davranış ve beyanlarına da dikkat çekmek bu tecrübe ve hassasiyeti kazandırmaya yardımcı olabilir.

İkincisi : Her diyalogda kendisini buyurma , karşısındakini de arz etme makamında gören bir kişideki gariplik hemen sezilir.Bu hiyerarşiyi kurmasını beceremeyince kullandığı tevazu taktiği de ağır kaçar,zira tevazua niyet edilmez,mütevazi olunur.Olmadan görünmeye çalışırsa yapmacılık doğar.

Başkalarını hor görme müptelası olan bir insan ne mütevazi olabilir ne de nazik . Bu hastalıktan kurtulmak pek kolay değildir,zira gururun madeni kalp zaafıdır.



Kaynak : Akademi Araştırma Heyeti / Bir Müslümanın Yol Haritası / bkz: 695-696