Nefsini (Kendini) Bilen Rabb’ini Bilir

Yüce Allah’ı tanımanın anahtarı, insanın kendisini tanımasıdır. Bunun için, Peygamberimiz buyuruyor ki: “Kendini tanıyan Rabbini tanır.” Yüce Allah buyuruyor ki: “Gerçeği anlayıncaya kadar onlara varlığımızın belgelerini hem dış dünyada, hem de kendi içlerinde göstereceğiz Fussilet Süresi,53

İnsana kendi nefsinden daha yakın bir şey yoktur. O halde kendini bilmeyen, Allah’ı nasıl bilebilir? “Kendimi tanıyorum” iddiasında bulunan kimsenin delillerine bakmak gerekir. Eğer delilleri görünürdeki el-yüz ve diğer organlarını bilmek, görünmeyende de acıktığını, susadığını, kızdığı zaman intikam almak arzusunu, şehvetine kapıldığı zaman onu tatmin yolunu ilmek ise, bu özellikler hayvanlarda da vardır.

O halde bu şekilde kendini bilmek, Yüce Allah’ı tanımaya anahtar olamaz. Kendini bilmek demek kendi hakikatini, dünya yolculuğuna nereden gelip nereye gideceğini, niçin yaratıldığını, dünyaya niçin geldiğini, saadet ve felaketinin nelere bağlı olduğunu bilmek, düşünmek demektir.

İnsanın görünmeyen yapısında dört sıfat vardır:

  1. Hayvanlar sıfatı,
  2. Yırtıcılar sıfatı,
  3. Şeytanlar sıfatı,
  4. Melekler sıfatı.

Her insan, bu sıfatların hangisinin kendisinde bulunduğunu ve hangisinin asıl, hangisinin emanet olduğunu bilmelidir. Bunları bilmeyen, saadette olup olmadığını anlayamaz. Zira her birisinin ayrı gıdası ve ayrı saadeti vardır.

Örneğin:

Hayvanların gıdası ve saadeti yem yemek, uyumak ve çiftleşmektir. Yırtıcıların saadeti öldürmek, öfke ve intikamdır. Şeytanın gıda ve saadeti, düzen kurmak, aldatmak, bedbaht etmektir. Meleklerin saadet ve gıdası ise, Yüce Allah’ı görmektir. Meleklerde hiçbir şekilde, hayvan ve yırtıcıların sıfatı yoktur.

Kendisinde melek cevheri bulunan Yüce Allah’ı tanımaya uğraşır, kendini yüce Allah’ı görebilecek seviyeye getirir. Şehvet ve öfkenin elinden kendini kurtarıp, hayvan ve yırtıcıların sıfatlarının neden kendisine verildiğini anlamaya çalışır. Acaba insanlardaki bu sıfatları, insanların onlara esir olması, hizmetlerinde çalışması için mi yaratmışlar, yoksa insanların bunları kendisine esir etmesi, ilerde meydana gelecek yolculukta binek hayvanı olarak kullanması ve silah olarak yararlanması için mi?

Şüphesiz ki dünyada geçen kısa içinde onlardan faydalanılmak için yaratılmışlardır. Ancak böylece insan saadet tohumunu elde edebilir. Saadete kavuşmak isteyen bu kötü sıfatları ayaklarının altına alır ve yüzünü saadetinin bulunduğu tarafa çevirir. Orası seçkin kullar için Yüce Allah’ın zatı, halk içinse cennettir.

O halde insanın bütün bunları bilmesi gerekir ki, kendini biraz tanıyabilsin. Bunları bilmeyen dinin özünden habersizdir.



Kaynak= Turan Yazılım / Mürşit 5 / Tasavvuf / Kimyay-ı Saadet

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.