Kuran Yurdu

Nefsin Kusurlarından Arınması

    Muhteremler : Tevhidi tam olarak nefse kabul ettirirken,ihlası kazanmak zaman ister bir anda olmaz.Mesela namaz kılarken huşuu ele alalım: Resulüllah Efendimiz buyurmuş: huşu içinde kılınmayan rüku ve secdeleri tam olarak yerine getirilmeyen namaz (ahirette) simsiyah zifiri bir karanlık halinde ortaya çıkacak ve sahibine senin beni zayi ettiğin gibi Allah da seni zayi etsin! diyecektir Allah’ın dilediği zaman gelince böyle kılınan namazlar eskimiş elbise (paçavra) gibi dürülüp sahibinin suratına çarpılacaktır. Teenni (temkin ve sukünetle hareket etmek ) Rahman dan; acele işe şeytandandır.

    Şeytan ibadet etmekten haz almaz. secde etmez.Şeytan secde etmekten imtina ettiği gibi insanlarında secdeden ve namazdan uzak kalmalarını ister Hatta bütün gücüyle namazlı-niyazlı insanlarla uğraşarak ibadetten alıkoymaya çalışır,şayet buna gücü yetmezse bu defa namazdaki huşu ve huzuru huzuru bozmaya kalkışır.Peygamber efendimiz bir hadislerinde şöyle buyurmuştur:

    Şeytan, ezan ve kamet okunurken bunları duymayacağı uzak yere doğru yellenerek kaçar. sonra geri döner ve namaz kılan kişi ile kalbi arasına girer ona şunu hatırla bunu düşün diye aklında daha önce hiç olmayan şeylerle vesvese verir. Öyle ki buna kapılan kişi kaç rekat kıldığını (ve ne okuduğunu) bilmeyecek hale getirir.

    Onun içindir ki şeytan insana namaz da huşu vermez. acele ettirir hatta bundan daha tehlikelisi namazdan çalmaya başlamaktırçYani insanda namaz hırsızlığı hastalığı meydana gelir namazda hırsızlık nasıl olur? Sevgili Peygamberimizin hadislerinde bu mesele zikredilmiş. Resulüllah Efendimiz şöyle buyurmuştur:

    •  ‘Hırsızlığın en kötüsü, namazını çalmaktır.’
    • Ashab-ı kiram efendilerimiz ise sormuşlar:

    -Ey Allah’ın Resulü, kişi namazını nasıl çalar? diye…

    • Peygamberimiz (s.a.v) onlara şöyle buyurmuş:
    • ‘Ruküsünü ve secdelerini tamamlamaz .’

    ‘Kişi vardır, namazını kılar bitirir de kendisine namazın sevabının ancak onda biri yazılır.Kişi vardır, dokuzda biri, sekizde biri, yedide biri, altıda bir, beşte biri, dörtte biri, üçte biri yahut yarısı yazılır.’

    Onun için muhteremler, namaz kılarken acele etmemek insanın ihlası ile alakalı bir durumdur. Ayetleri okurken acele etmemek lazım gelir. Acele davranmamak kişinin ihlasını artırır. İhlası kuvvetli olan kimse namazda sağına soluna göz gezdirip durmaz. Sadece önüne, secde mahalline bakar. Peygamber Efendimiz (s.a.v) namazda sağa sola göz gezdirmeyi şeytanın, o kimsenin namazından bir şeyler kapıp kaçırması olarak tarif etmiştir.

    Şu halde muhteremler!

    Nefis kusurlu olunca işe yaramıyor. Nefsin kusurlarından arınması tasdiki tazim, halavet ve ihlasımız için muhakkak lazımdır. Çünkü Allah’ı bir kabul etmek (tevhid anlayışı) başka türlü kamil olmuyor. Akıl da kalp de hastalıklardan salim olacak ki,nefsin ve şeytanın alıp götürdüğü bir şeyler olmasın. Bunun yegane kurtuluşu ise bir mürşid-i kamilin manevi terbiyesi altında nefsi terbiye etmektir. Onun himmetiyle nefsin istek ve arzularına karşı koymak ve ıslah etmektir.

    Arzu ve isteklerin çok olması, ecelin çok uzak görülmesi de nefsin kusurlarındandır.Bu halin tedavisi samimiyetle tövbe etmek, Allah’tan korkmak, salih amellerin kabülunu Allah’tan ummak, her vaktinde Allah’ı anmak ve nefsi küçük görmekle olur.Bütün bunlar nefsin sahibini uzun emelden(tül-i emel) uzaklaştırır ve kişiye ölümü hatırlatır.

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

    ‘Her kim bir müslüman kardeşinin (kimsenin görmediği ve görmesini istemediği) ayıp ve kusurlarını örterse, Allah Teala da kıyamet gününde onun ayıplarını örter.Her kim müslüman kardeşinin meydana çıkmasını istemediği bir şeyini ortaya çıkarır ve dile verirse, Allah da onun ayıplarını, kimsenin bilmesini istemediği hallerini meydana çıkarır.Bu suretle kendi evi içinde de olsa onu rezil eder.Müslüman kardeşinin ayıplarını örten, bir ölüyü diriltmiş gibidir.’

    Onun için evliya-i kiram olan zatlar, başkasının kusurunu aramak yerine kendi nefislerinin kusurunu yok etmeyi gaye edinmişlerdir



    Kaynak= Mehmet Ildırar / Tasavvuf Ve Nefis Terbiyesi / bkz:60…62

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.