Nefsin Galebesi

  • 03 Ağustos 2018
  • 9 kez görüntülendi.

Nefsin İnsana Galebe Çalması



Görüyorum ki insanların pek çoğu bir necaset parçasından sakınıyor ancak gıybet etmekten sakınmıyor,çokça sadaka veriyor ancak faizle alışveriş yapmayı önemsemiyor,teheccüt namazına kalkıyor ancak farz namazlarını geciktiriyor.

İnsanlar bunun gibi pek çok meselede teferruata dikkat ettikleri halde asıl meseleleri zayi ederler.Bu durumu düşündüğümde bunların iki sebepten kaynaklandığını gördüm:

Birincisi : Kişilerin alışkanlıkları

İkincisi : Kişilerin arzuladıkları bir şeyi elde etme yolunda nefislerine mağlup olmalarıdır.

Bu hususa şu olay örnek gösterilir;

Yusuf’un (a.s) kareşleri hakkında bir kişinin ‘Siz hırsızsınız (1)‘ dediğinde onlar ‘Allah’a andolsun ki,bizim yeryüzünde fesat çıkarmak için gelmediğimizi siz de biliyorsunuz.Biz hırsız değiliz (2)‘ dediler.

Bu ayetin tefsirinde şöyle geçer:

Yusuf’un kareşleri Mısır’a geldiklerinde hayvanlarının ağızlarını bağladılar ki başkalarının tarlalarından bir şey yemesinler.Durum böyle olunca onlar sanki şöyle diyorlardı :

Develerimizi nasıl koruduğumuzu görüyorsunuz.Böyle davranan kişiler hırsızlık yapar mı? Onlar hayvanlarının ağızlarını başkalarının otlarını yememeleri için bağlamakla Yusuf’u kuyuya atıp birkaç değersiz dirhem karşılığında satma arasında ne kadar fark olduğunu unutmuşlardı.

İnsanlar büyük meselelerde değil,küçük meselelerde itaat ederler.Yine insanlar basit ve alışkın oldukları sorumlulukları ifa ederken yeme ve giymelerindeki alışkanlıklarda bir kısıtlamaya gitmezler.Faiz alıp-veren kişi ‘Evimi sattıktan sonra,elbisemi ve bineğimi değiştirdikten sonra düşmanım bana hangi gözle bakar ki? der.Bazıları vesveseye düşmelerinden ötürü temizlik hususunda çok su harcar ; ancak gıybet etme hususunda hiç sakınmazlar.

Bazıları da caiz olmadığını bildikleri meselelerde sırf maksatlarına ulaşmak amacıyla fasit tevillere başvururlar.Hatta ben ibadet ve hayır ehli birinin kendisine mescit yapılması için verilen parayı meşru mazeretler uydurarak kendine ayırdığını gördüm.Bu kişi ölüm döşeğindeyken parayı veren o kişiyi çağırıp ‘O paraları şu şu yerlere harcadım’ diyerek helallik istedi.

Bazı insanlar da görüyoruz ki günahlaran uzak mesefade bulundukları için onları terk ediyorlar.O günahlara yakın olduklarında ise nefslerini o günahı işlemekten alıkoyamıyorlar.İnsanlarda bu tarz ilginç özellikler çokça vardır ; ancak onları anlatmak uzun sürer.

Yahudi alimlerin dinlerindeki yoğun ibadetlere nasıl katlandıklarını biliyoruz.Onlar İslam geldiğinde İslam’ın hak din olduğunu biliyorlardı ; fakat mevki ve makamlarını bırakma hususunda nefislerine karşı mukavemet gösteremediler.

Dinin usulüne ait hususları zayi etmekten,nefsi başıboş bırakmaktan uzak kaçın! Çünkü nefsi başıboş bırakırsanız,takva tarlasındaki mahsulü tarumar eder.

Kişinin hevası,boynuna zincir takılan bir hayvan gibidir.Onu sağlam bağlarsan kontolü eline almış olursun.Bazen de kişiye şehvet galip gelir ve hevasının zincirlerine hakim olamaz ve onu salıverir.Bazı insanlar hevasını zincirle bağlar,bazıları ise iple bağlar.Akıllı kişi nefsinin şeytanlarından sakınır ve basiretli davranarak düşmanı karşısında kuvvetli olur.Bazı insanlara ise heva ve hevesi galip gelerek,o kişi karşısında güçlü olur



Kaynak : İbn Kayyım el-Cevziyye / Tehlikeli Tuzaklar / bkz: 114-115

(1- Yusuf 70) – (2- Yusuf 73)