Nefis,Ruh,Kalp,Akıl Ne Demektir Ve Bu İsimlerden Maksat Nedir?

Nefis,Ruh,Kalp,Akıl



Kalp sözcüğü iki anlamda kullanılır.

Birincisi : Çam kozalağı şeklinde olup göğsün sol tarafında bulunan,içindeki boşlukta siyah kanın bulunduğu,ruhun kaynağı olan bir et parçasıdır.Bu kalp hayvanlarda hatta ölü de bile bulunur.Bizim buradaki amacımız kalbin suretinden bahsetmek değildir.

İkincisi : Kalp rabbani ve ruhani bir latife olup yukarıda tanımladığımız cismani kalple bir bağlantısı vardır.Söz konusu latife insanın hakikatidir ve insanın idrak eden,bilen ve tanıyan parçasıdır.(Allah’ın hitabına) muhatap olan,sorumlu tutulan ve azarlanan odur.

Muamele ilmi kalbin sıfatlarını ve hallerini bilmeye dayanır,hakikatini anlamaya değil.

Ruh kelimesi de maksadımıza bağlı olarak iki anlamda kullanılır.

Birincisi : Ruh latif bir cisim olup kaynağı cismani kalbin boşluğudur ve bütün vücuda dağılan damarlar vasıtasıyla yayılır.Ruhun bedende dolaşması ve hayat,his,işitme , görme ve koklama duyularının oradan bedenin diğer uzuvlarına yayılması bir evin köşe bucağında gezdirilen kandilden yayılan ışığa benzer.Söz konusu kandilin ışığı evin hangi noktasına ulaşırsa orayı aydınlatır.Hayat,duvarlarda meydana gelen ışığa,ruh da kandile benzer.Ruhun batındaki yayılışı ve hareketi kandilin evin her yanına götürülmesine benzer.Tabipler ruh dedikleri zaman,bu manayı kastederler.Söz konusu edilen ruh latif bir buhar olup kalbin harareti sonucu oluşur.Kalpleri tedavi eden tabiplerin ilgilendiği ruh değil,bedenleri tedavi eden tabiplerin ilgilendiği ruhtur.

İkincisi : Buna göre ruh insandaki bilen ve idrak eden latifedir ki kalbin iki tarafından birinde açıkladığımız şey budur.Yüce Allah’ın şu kavlinde bahsettiği de bu ruhtur :

Sana ruh hakkında soruyorlar.Deki: Ruh,Rabbimin emrindendir (İsra 85)

Ruh hayret uyandıran rabbani bir emirdir ki hakikatinin künhünü anlama konusunda akıllı ve zeki insanların çoğu aciz kalmıştır.

Nefis kelimesi de bir çok anlama gelir.

Birincisi : Nefis denildiği zaman insanın kızma ve arzu duyma kuvvetlerini kendisinde toplayan mana anlaşılır.Nefisle mücadele hususunda işaret edilen şey de budur.Hz Peygamber (s.a.v)’in şu sözü de bu anlam da varit olmuştur:

Gerçek mücahit,Allah uğrunda nefsiyle cihat edendir.

Yiğit hasmının sırtını yere getiren değildir.Gerçek yiğit,kızdığı zaman nefsine hakim olandır.

İkincisi : Yukarıda zikretmiş olduğumuz ve insanın hakikati olan latifedir.Nefis insanın kendisidir.Ancak nefis,hallerinin çeşitlerine göre değişik vasıflarla nitelenebilir.Emniyet içinde sükun bulduğu ve çeşitli arzularının kuşatmasından kaynaklanan ızdırabı ortadan kalktığı zaman huzura ermiş nefis adını alır.Söz konusu sükuna henüz kavuşamamış ancak arzularına engel olmaya ve onlara itiraz etmeye başlamışsa kınayan nefis adını alır.Eğer arzularına ve şeytanın çağrılarına boyun eğmişse kötülüğü emreden nefis adını alır.Şöyle demek de mümkündür : Birinci anlamdaki nefis,yukarıda açıkladığımız hususlardan ötürü kınanmıştır.İkinci anlamdaki nefis ise insanın hakikati olması nedeniyle övülmüştür.

Akıl kelimesine gelince ; Bazen akıl denilince insanı meydana getiren latife de kastedilir.Eskilerin sözlerinde kalbin hatırı,nefsin hatırı,ruhun hatırı ve aklın hatırı şeklinde ifadeler kullanıldığı için bunları açıklamaya gerek duyduk



Kaynak : İbnü’l-Cevzi / Minhacü’l-Kasıdin Ve Müfidü’s-Sadıkin / C: I / bkz : 570-571

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.