Nebe (Amme) Süresi Geylani Tefsiri

  • 04 Temmuz 2018
  • 17 kez görüntülendi.

İlahi tekliflerin sırları,Allah katından gelen hükümlerin hikmetli ve Allah’ın zatının kutsiyetinden indirilen emir ve yasakların maslahatları / yararları kendine keşf olunan kimse anlar ki;

Uluhiyet ve rububiyetin gereği -kulun hevasının isteklerinin yerine getirilmesine ve nefsi emmarenin askerkerli olan şeytanların boş vehim ve hayallerine uyulmasına engel olan- meşakkatli fiil ve davranışları nefse yükleyerek onu eğitmektir.

Eğer nefsin tabii kuvvetlerinin gereklerine karşı durulup engel olunmaz ve Allah tarafından emredilip kula yüklenilen taat ve ibadetler yerine getirilmezse,ilahi adaletin yoluna ulaşılamaz ve naim cennetine ulaştıran doğru yolda yürünülemez.Bu durumun gereği olarak da,ilahi hikmet bu tür kimseyi elemv erici azapla cezalandırmayı ve ebedi ve kalıcı cehennem ateşine koymayı gerektirir.

Bu nedenle Allah Teala hikmetinin gereği olaraktan, hayatı iki döneme ayırmıştır.

Akıllı ve arif olan kimse her ikisine de kesin oalrak inanır ve birinci dönemde ikincisi için hazırlık yapar.Birinci dönemle aldanıp ikincisine hazırlık yapmayan kimse,çalışmalarının sonunda hüsrana uğrayan kimselerden olur ki bu kimselerin dünya hayatındaki gayretleri boşa çıkmıştır.

Halbuki onlar iyi işler yaptıklarını zannediyorlardı.Kısaca onlar,Rablerinin ayetlerini ve O’nunla karşılaşmayı inkar eden kimselerdi.Yaptıkları boşa çıkmıştır ve kıyamet gününde de yaptıkları herhangi bir değer ifade etmeyecektir.Çünkü ahiret hayatının varlığı ortada ve hakkında şüphe duyanlara karşı delilleri de çok açıktır.Öyle ki kendi aralarında söz konusu bu hayatın varlığı konuşuluyordu ama onlar bunu alaya alıyorlardı.

Ey Allah’tan yüz çevirip O’na itaat etmekten uzak duranlar

‘Biz’,ansızın size ulaşacak ‘yakın bir azap ile sizi uyardık’,ama siz onun geleceğine dair emareleri fark etmiyorsunuz.’O gün kişi önceden yaptıkları’ iyi veya kötü,faydalı veya zararlı olan her şeye ‘bakacak’.O gün kendisinden meydana gelen güzel ve çirkin işlerden her şeyi gördükten sonra,çirkin işlerini ve bozuk fiillerini gören ‘inkarcı kişi’ üzülerek,hasret çekerek ve yok olmayı arzulayarak ‘Keşke toprak olsaydım’ -yaratılmayıp mükellefi durumunda olmasaydım da bu durumla karşılaşmasaydım- ‘diyecektir (40)’

Ey Rabbimiz!

Bize katından rahmet ihsan eyle,çünkü sen rahimsin ve gafursun!

Ey Muhammed’i muvahhit! Sana düşen Allah’ın haramlarından sakınmak,yasaklarından kaçınmak,emirlerine sarılmak ve ahlakıyla bezenmek suretiyle her şeyin karşılığının verildiği güne hazırlık yapmaktır.Ki böylece bu günde Allah’tan utanmaz ve küfredip isyan eden kimse gibi helak olmayı temenni etmezsin.

Sana yaraşan namaz,zekat vb ibadetlerden vacip,müstehab ve sünnet olanlarını yerine getirmek,namaz ve sadaka gibi nafile ibadetlerle Allah’a yaklaşmak,bedensel azalarla kullarına hizmet etmek,mutlak hayır ve iyilikler peşinde koşmak,iyilikler yolunda mücadele etmek ve kötülükleri ve hoş karşılanmayan fiilleri terk etmektir.Ki böylece sarp yolardan kurtulup cennet bahçelerine ulaşır ve mutluluklar ve güzel ikramlar kazanırsın

Allah bizi doğru yolu bulan başarılı kullarından kılıp,nimet ve keremiyle tevhidi gerçekleştirenlerden eylesin.



Kaynak = Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C:VI / bkz:299-308