Nebe (Amme) Süresi Beyanu’l-Hak Tefsiri

  • 04 Temmuz 2018
  • 15 kez görüntülendi.

Nebe Süresi Mekki bir süre olup;Hz Peygamber’in elçi olarak gönderilmesinin altıncı yılında toptan indirilmiştir.Tamamı 40 ayet olan bu süre,çok sorulan ‘en-Nebeü’l-Azim’den dolayı bu adı almıştır.Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre 80,Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre ise 78. süredir

Kureyş’in müşrik ve münkirleri bir araya gelmiş,Hz Muhammed’e indirilen ayetlerdeki ‘en-nebeü’l-azim’ yani ‘büyük haberi’ ve el-yevmü’l-fasl’ı hesap ve ceza gününü hararetle tartışmaktadırlar.Tabii ki onlardan kimi yok canım,olurmu öyle şey! Ben kesinlikle inanmıyorum derken,kimileri de ya doğru söylüyorsa diyerek inanıp inanmama konusunda tereddüt içerisindedirler.

Şimdi kendilerine dünya hayatının alayişine kaptırmış olanlar,akıbetleri ve tartıştıkları konu hakkında bilgi veren ayetlere pek kulak asmıyorlar;hatta onlarla alay ediyorlar.Fakat yarın,kıyamet koptuğunda,bugün alay ettikleri şeyi aynelyakin ile hatta bizzat görecekler ve inkar ettiklerinin içine düştükleri zaman da hakkalyakin ile kesin kez bileceklerdir!

Onlar,kesin bir kanaate varabilmeleri için,çevrelerinde gerçekleşen ve kendileriyle iç içe oldukları tabiat olaylarına ve orada gözlemleyebilecekleri gerçeklere bakmalıdırlar.Oradan elde edecekleri bilgiler,tartıştıkları şeylerin de vukuu hakkında onları bir kanaate ulaştıracaktır.el-yevmü’l-Fasl,ikinci Sur’a üflenmesiyle başlayacak olan o gün,karşılaşılacak manzara bambaşkadır.Zira gök başka bir göğe,arzda başka bir arza dönüşmüş:

Cibril ve melekler saf saf Rab’^lerinin huzurunda dizilmişler,izin verilen kimsenin konuşmasından başka ses yoktur

İşte,böyle bir günde kafirlerin yüzüne bile bakılmayacaktır.

İçinde devirler boyu kalacakları cehennem pusu kurmuş onları beklemektedir.Orada kendilerini serinletecek en ufak bir esinti,içlerini ferahlatacak soğuk bir içecek tatmayacaklar;tadacakları her şey ateştir.Bütün ihtiyaçları ateşle karşılanacak! Bu onlara layıktır.Çünkü onlar,hayatta iken bütün gerçekleri yalanladılar.Peygamberleri alaya aldılar.Allah’ın ayetlerini inkar etmekle meşgul idiler.Halbuki onlar,yaptıkları her şeyin,büyük küçük denilmeyip sürekli olarak kayda geçirildğine inansaydılar,hiç böyle bir akıbeti yaşarlar mıdydı? Herkes ektiğini biçmekte ve dünyadan götürdüğü ateşle yanmaktadır.

Ötede,iniltimsi bir hayıflanma,kendi kendine bir iç geçirme ve pişmanlık ifadesi işitilmektedir.’Eyvah! Keşke ben de toprak olsaydım!…!

Evet dünya hayatını bir gerçek olarak görüp yaşayıp da bunu yaratanın benzerini de yaratmaya kadir olabileceğini;bugünün varlık nedeni ne ise,ahiretin gerekçesinin de o olacağını düşünmeyenlerin,birbirlerine sorup tartıştıkları akıbetleri işte böyledir!

Tabii ki Allah’a ve ahiret gününe iman eden ve takva bilincini yaşayan mümünler,oradaki hallerinden son derece memnundurlar.Refah, mutluluk,zevk-u safa; kelimenin tam anlamıyla hayat denilen şey tamamen onlar içindir.Onlar dünya hayatındaki iman ve amellerine uygun olarak,Allah’ın büyük lütuf ve armağanlarıyla iç içedirler.Haber verilenler doğru çıkmıştır.imanları ve iyilikleri asla boşa gitmemiş ve hak ettiklerinin karşılığını fazlasıyla almışlardır.

40- Muhakkak ki Biz sizi yakın bir azap ile uyarmıştık.Kişi iki eliyle takdim ettiği şeylere baktığı gün kafir:Nolaydım,keşke ben de toprak olsaydım’ diyecektir.

Amel defterleri verilip de herkes ‘…..Dünya hayatında yaptıkları iyilik ve kötülükleri orada,eksiksiz olarak görünce… (Kehf’49)’:

‘Kitab/amel defteri sağ tarafından verilen kişi İşte alın,okuyun kitabımı! Muhakkak ki ben hesabıma kavuşacağımı bilmiştim (Hakka’18-24)’ diyerek haklı çıkmaktan ve en büyük kurtuluştan ötürü sevincini hemcinsleriyle paylaşmak isteyecektir.

‘Kitabı sol tarafından verilense:Keşke bana kitabım verilmeseydi! Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim! Keşke ölüm her şeyi sona erdirseydi! Çünkü malım bana hiçbir fayda vermedi,gücüm de yok olup gitti (Hakka’25-37)’

Belki de;

‘Keşke insan olarak yaratılmasaydım’ diyecektir.

Çünkü ölümle toprak olup bir daha diriltilmeyecek olanlar hayvanlardır



Kayank = M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:II / bkz:515…521