Ne Kapalılar Görüyorum ki Neler Var Neler

Ne Kapalılar Gördüm ki Açık Giyinenlerden Daha Mı Beter Acaba



“Zat’ına ait muhabbet tecellilerinin yenilenmesi hasebince yenilenen ve sürekli olan yardımıyla tüm zuhur yerlerine nispetle Rahman olan ve bütün zuhur yerlerinin hülasası,mahlukatın zübdesi olan,her iki yaratılış itibariyle dünya ve ahirette; zahir-batın,ilk-son şeklindeki her iki mertebeyi de şamil tam bir velayet ve umumi bir nübüvvet ile tüm mertebe ve mezahiri kuşatan insana nispetlede de Rahim olan ve Zat’ının vahdetinde gizli olan isim ve sıfatlarının muktezasınca zuhur ettiği her şeyde zahir olan,dolayısıyla da isim ve sıfatlarının çokluğunca çok görünen Allah’ın adıyla (1)”

“Onlar ki Kur’an-ı gruplara ayırmışlardı (Hicr’91).Yani kendilerine indirilmiş kitapları kısımlara ayırdılar,bir kısmına iman edip,bir kısmını inkar ettiler (2)”.Size ne oluyor ki aman örtünsem de olur,örtünmesem de olur diyecek kadar bir gaflete düşüp de aşağılara düştüğünüz yetmiyormuş gibi aşağıların aşağısı olan esfel-i safilin mertebesine düşüyorsunuz.

Oysa yüce Allah seni Ahsen-i Takvimde üstün bir varlık olarak yaratmışken,insan-ı kamil gibi bir rütbeyle şereflendirmişken,ne oluyor da Hakk’ın verdiği rütbeyi,kıymeti,değeri beyenmiyorsun da Hakk’ı arkaya atıp Halkın dediklerini öne alıyorsun.Yoksa senin için yaratılan,yani sonradan meydana gelen şey;ebedi ve ezeli,evvel ve ahir,zahir ve batın olan,hiç kimseye ve hiç birşeye muhtaç olmayan,Zat’ı itibariyle her türlü eksiklikten münezzeh olan Allah’tan daha mı değerli?

Rabbin dedi ki;

“Mümin erkeklere bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini açmaktan ve zinadan korumalarını söyle! (3)” ve bir sonraki ayette ise “Mümin kadınlara da bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini açmaktan ve günahtan korumalarını söyle! Yine söyle ki mecburen görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler.Başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler (4)” buyurmuşken ve sen benim kalbim temiz,örtünsem de olur örtünmesem de olur diyebiliyorsan,aman ne örtünenler, kapananlar var ki yapmadıkları,yemedikleri halt yok diyebiliyorsan eğer sen cahilin ve ahmağın tekisin.

Sen kendi hatanı kabul etmek ve hatalarını ve kusurlarını düzeltmek yerine,kendini haklı çıkarabilmek ve bu sebeplerin arkasına gizlenerek kendini ben onlardan daha temiz daha iyim düşüncesine saplanarak ‘Benlik’ duygusuna kapılıyorsun ve kendinde aslında o gaflet denizinde yüzmene,dalalet çöllerinde koşturmana rağmen kendini çok temiz sanıyorsun.

Evet Yusuf (a.s)’ın söylediği gibi

“(Bununla beraber) ben nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis aşırı şekilde kötülüğü emreder (5)” ama Allah’ın yardımı ile de nefsimi de başıboş bırakmıyorum.

Sizin o belki örtünmüyorum,kapanmıyorum ama kalbim temiz diyen kardeşimiz sırf bunu cehaletinden ve nefsinin gırdabına düşüp,tüm benliğini dünya sevgisi kaplamış olduğu ve Hakk’ın rızasını gözetmek şöyle bir yana dursun Hakk’ın rızası,cennet-cehennem,ölüm,hesap nizam,dirilme vs hiç birisi aklına gelmiyor.

Şayet bunlardan birisi yani misalen ölüm aklına gelecek olsa,bu ten,bu benlik,bu güzellik bende kalmayacak diye biraz düşünüp idrak edebilse,azcık tefekkür edebilse,belki de hayatında birçok şeyi değiştirip,birçok yanlışını doğruyla yer değiştirecektir.

Ama tabi ki bunun için en etkili faktörlerden birisi bulunduğunuz ortam ve arkadaş çevrenizdir ki bu konuyu dostmusun-düşmanmısın adlı bölümde teferruatlı olarak ele aldığım için burada bu konuyu es geçiyorum.Ancak şunu unutmayın ki; Sen yanlış yaptığın zaman seni uyarmayan,sana Hakk’ı hatırlatmayan kişi senin dostun değil düşmanındır,o senin arkadaşın değil arkadaş kılığına bürünmüş şeytanındır.

Ve yine Hz Ali (r.a. Allah kendinden ve aile efradından razı olun) Günahların en kötüsü,sahibinin küçümsediğidir buyurmuşken ve Hz Ali hakkında Resulüllah (s.a.v) ben ilim şehri Ali ise kapısıdır buyurmuşken;

Allah’ın kitabında,Resulüllah’ın sünnetinde,Ehl-i beyt tarafından, al ve ashabı,mezheb imamları ve İslam alimleri tarafından bu konuda ittifak edilmişse eğer ve örtünmenin emir ve farz olduğu bildirilmişken,sen hangi akla hizmet ederekten örtünsem de olur,örtünmesem de olur.Yada aha başımı,kıçımı açtım da ne oldu diyerekden böyle insanı dinden uzaklaştıracak kelimeler sarf edebiliyorsunuz.

Şayet böyle bir kelime kullanıyorsanız eğer siz Kur’an-ın bir kısmını inkar ediyorsunuz ama bu inkarın yanında da diğer emir ve yasakları yerine getiriyorsanız bu seferde Kur’an-ın bir kısmını kabul ediyorsunuz.Yani girişte de belirtildiği üzere ve yüce Allah’ın buyurduğu üzere “Onlar ki Kur’an-ı gruplara ayırmışlardı (Hicr’91).Yani kendilerine indirilmiş kitapları kısımlara ayırdılar,bir kısmına iman edip,bir kısmını inkar ettiler (6)”

Evet !

Size ne oluyor ki hiç düşünmüyorsunuz da benim kalbim temiz diyerekden açılıp,saçılıyorsunuz.Nasıl oluyor da örtünsem de olur örtünmesem de olur diyebiliyorsunuz.Yoksa siz Hak Teala’nın “Uydurduğu yalanı Allah’a isnad edenden veya kendisine gelen hakikati yalan sayandan daha zalim kim olabilir? Kâfirler için cehennemde yer mi yok (7)” buyruğunu hiç duymadın mı?

Evet bu sözleri sarfedenlerin “Bildikleri, sadece dünya hayatının dış görünüşüdür; ama âhiretten habersiz, gafildirler (8)”.Ancak “İnsanların hesap verme vakti yaklaştı. Ama onlar hâla koyu bir gaflet içinde haktan yüz çevirmekteler (9)”.

Öyle bir günden sakının ve korkun ki “O gün azap onları hem üstlerinden hem ayaklarının altından kaplayacak da, Allah onlara: “yaptıklarınızı tadın bakalım!” buyuracak (10)”.Nitekim “Âyetlerimiz konusunda, haktan sapanlar bize gizli kalmazlar. Şimdi söyleyin bakalım: Cehenneme atılmak mı iyidir, yoksa kıyamet günü büyük duruşmaya tam bir güven içinde gelmek mi? İstediğinizi yapın, çünkü O, bütün yaptıklarınızı görmektedir (11)”

Kapandığını Sanıyordu Oysa Çıplaktı



(1-Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C:2 / bkz:349);(2-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim (İbn Kesir Tefsiri) / C:6 / bkz:168);(3-Nur’30);(4-Nur’31);(5-Yusuıf’53);(6-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim (İbn Kesir Tefsiri) / C:6 / bkz:168);(7-Ankebut’68);(8-Rum’7);(9-Enbiya’1);(10-Ankebut’55);(11-Fussilet’40)