Namazın İçindeki Farzlar Nelerdir Ve Kaç Tanedir?

1-)İftitah Tekbiri = İftidah ‘başlamak,kapıyı açıp girmek’ anlamındadır.Namaza başlarken “Allahu Ekber” yerine,”Allahü’l Kebir” veya “Allahü Kebir” yahut yanlız “Allah” denilmesi de farz için yeterlidir.Bunlarda Yüce Allah’ın şanını yükselten mana vardır.Fakat şu ifadelerle namaza başlanamaz;”Allahümmağfir lli,Estağgirullah,Euzü Billah,Bismillah” Çünkü bunlar birer dua sözleridir,yalnız tazimi ifade etmezler

2-)Namazlarda Kıyam (Ayakta durmak= Kıyam;farz ve vacip namazlarda bir rükundur ve bir esastır.Bundan dolayı kıyama gücü yeten bir kimsenin oturarak kılacağı farz veya vacip namaz caiz olmaz.Rükünler farz olduğundan onlara riayet etmek gerekir.Bir hasta gerçek olarak veya hükmen ayakta durmaktan aciz kalsa,namazını oturarak kılar.Bu şöyle olabilir;

Ya hastalık gibi bir özürden dolayı gerçekten ayakta duramıyor veya sıhhatli olduğu halde şiddetli ağrılar duyacağından veya bulunduğu halden daha kötü bir hale düşeceğinden korktuğu için ayakta durmuyor.Her iki halde de oturarak namaz kılabilir.Gücü yetiyorsa,rüku ve secdeleri yapar,çünkü zorluklar kolaylığı kazandırır.Zaruretler de kendi miktarlarınca bir ölçüye bağlanır.

Bir hasta,bir yere dayanmak suretiyle ayakta namaz kılmaya gücü yettiği sürece,oturarak farz namazlarını kılamaz.

Yine bir süre ayakta durmaya gücü yetiyorsa,o sürece ayakta durur ve sonra oturarak namazını bitirir.Öyle ki,yalnız iftitah tekbirini ayakta almaya gücü yeten kimse,bu tekbiri ayakta alır,sonra oturup namazını kılar,başka türlü yapamaz.

Ayakta namaz kıldığı takdirde Kur’an okumaktan aciz kalacak olan bir kimse,namazını oturup kıraatle kılar.Ayakta bir miktar okumaya gücü yeten kimse,gücü yettiği kadar ayakta okur,geri kalan kısmını oturarak kılar.

Rüku ve secde ile namaz kıldığı takdirde yarasından kan akacak kimse,namazını ayakta veya oturarak ima ile kılar.Ayakta namaz kıldığı takdirde,idrarını tutamayacak olan kimse de,namazını oturarak rüku ve secde ile kılar

Oturarak Namaz Kılmanın Hükmü

Oturduğu halde de rüku ve secde etmeye gücü yetmeyen kimse,başı ile ima ederek rüku ve secdesini yapar.Secde için,rükudan ziyade başını eğer.Üzerine secde etmek için yastık gibi bir şey temin etmesi uygun değildir.Bununla beraber böyle bir şey üzerine başını koyarak secde etmesi de caizdir.Bu durumda secde yerinin sertliğini duyarsa rüku ve secde ile kılmış sayılır,duymazsa ima ile kılmış olur.

Oturarak namazını kılamayan kimse,arkası üzerine yatar ve ayaklarını kıble yönüne doğru uzatır.Sonra rüku ve secde için ima ederek namazını kılar.Başı ile ima edebilmesi için,omuzlarının altına uygun bir şey konur.Böyle secde yapsa,namazı yine caiz olur.Fakat gücü varsa,arkası üzerine yatması daha faziletlidir.

Oturarak namaz kılabilecek bir hasta,gücü varsa teşehhüdde oturulduğu gibi oturur ve böyle namazını tamamlar.Buna gücü yoksa,kolayına geldiği gibi oturur

3-)Namazda Kıraat = Namaz kılanın kendisi işitebilecek derecede dili ile harfleri belirterek Kur’an-ı Kerim ayetlerinden bir miktar okuması,namazın bir rüknü olarak farzdır.Kendisi duymayacak kadar bir sesle okuyuş kırat değildir.Ancak imama uyan kimse bu kıraatten müstesnadır,bu kimse Kur’an okumaz

4-)Namazlarda Rukü = Kıraatten sonra eğilerek rükuya varılır.Baş ile sırt düz bir doğrultuda bulunur.Eller dizlere kadar uzatılıp dizler kavranır.Ayakta namaz kılan kimsenin rükü için yalnız başını eğmesi kafi gelmez.Arkasınıda eğerek doğru bir çizgi gibi düz bir durum almış bulunur.Bu tam bir rükudur.Rükuya giden kimse böyle bir vaziyet almaz da kıyama daha yakın biz çizgide eğilirse,onun rüküsü sahih olmaz.Fakat rüku vaziyetine daha yakın eğilmiş ise rükusu sahih olur.

İmama rüku halinde yetişen kimse,ayakta tekbir alıp ondan sonra rükuya gider.Bu tekbiri rükuya yakın bir vaziyette alırsa namazı bozulur,imama uymuş olmaz

İmam henüz rükuda iken yetişip de ona uyarak rükuya varan kimse,o rekatı imamla kılmış sayılır.Fakat bir insan,imam rükuda iken tekbir alıpta imam rükudan kalktıktan sonra rükuya gitse,o rekata yetişmiş sayılmaz,bir rekatı kaçırmış olur.Kaçırdığı rekatı namaz sonunda imam selam verdikten sonra tek başına kılar.

İmama uyan kimse imamdan önce rükuya varıp daha imam rükuya gitmeden başını kaldırırsa,bu rüku yeterli olmaz.Bunu imamın rükusu ile iade etmezse namazı bozulmuş olur.

İmamdan önce rükü ve secdeden başını kaldıran kimse,imama aykırı davranışını gidermek için hemen rükü ve secdeye döner

İmama rüku dayetişen kimse,iki tekbire muhtaç değildir.Ayakta Allah’ü Ekber deyip hemen rükuya  gider.Bu bi,r tekbir ile hem ititah hemde rüku tekbirini almış olur

5-Namazlarda Secde = Namaz kılan kimse,rükudan sonra secdeye varır.Rükudan doğrulduktan sonra yere kapanarak iki dizi üzerinde ellerini dayanarak alnını ve burnunu (yüzünü) iki eli arasında yere veya yere bitişik bir şey üzerine koyar.Yüce Allah’a tazimde bulunur.

Namazda secde için alın yere koyulduğu halde burun yere konmasa,secde yine caiz olur,fakat böyle bir secde özür bulunmayınca mekruhtur.Aksine oalrak burun yere konur da alın konmazsa,özür olmadığı takdirde İmam-ı A’zam’a göre kerahatle caiz olur.İki imam’a göre özürsüz böyle bir secde caiz olmaz (İmam Yusuf ve İmam Muhammed)

İki ayağın veya bir ayağın parmakları yere konmadıkça secde caiz değildir

Bir özür olmasa dahi,yere serilmiş olan herhangi bir şey üzerine secde edilebilir.Yerin pis olması zarar vermez,o yerin pis kokusu veya pisliğin rengi gibi bir eseri bulunmamak şartı ile.O kadar var ki,böyle bir eşyin yere serilmesi ya sıcaktan ya soğuktan korunmak veya elbiseyi toz topraktan korumak için olmalıdır.Yoksa yalnız alnı topraktan korumak için olursa kerahat işlenmiş olur

Farz olan rükü ve secde rükünlerinin yerine getirilmiş olması için,rükü ve secde denilebielcek kadar o vaziyetlerde durmak yeterlidir,muhakkak üçer kez tesbih okunacak miktar beklemek farz değildir.Fakat rükü ve secdede sünnet miktarı en az üçer kez tesbih okumaktır.Yalnız başına namaz kılan daha çok tesbih yapabilir.Fakat imam olan kimse,cemaatin rizası bulunmadıkça üçten fazla tesbihde bulunmamalıdır.çünkü cemaati usandırmak ve kaçırmak uygun değildir.

  • Rüküda Tesbih=”Sübhane Rabbiye’l Azim” dir
  • Secde de Tesbih=Sübhane Rabbiye’l A’la” der

Her iki rekatta iki secde yapılır.Bunlardan biri kasden terke dilirse namaz bozulur.Yanılarak terke dilirse,naamzdan sonra hatıra gelse bile namaza aykırı bir iş yapılmamışsa hatırlandığı anda secdeye varılır ve ondan sonra son oturuş iade edilir ve sehiv secdesi yapılır (Sehiv Secdesi İle İlgili Yazı Aktarıalcaktır İlerleyen Günlerde İnşallah)

6-)Namazlarda Son Oturuş = Namazların sonunda teşehhüd miktarı oturmak da namazın bir farzı ve rüknüdür..

Bir kimse sabah namazının iki rekatını kıldıktan sonra ikinci rekat sonunda oturmaksızın ayağa kalkıp üçüncü rekatın secdesini yapmış olsa,bu namaz farziyetini yitirir ve nafielye döner.Bu durumda bir rekat daha kılar ve sonunda oturarak selam verir.

Yine dört rekatlı bir farz namazın dördüncü rekatında ve akşam namazının üçüncü rekatında oturmayıpda bir rekat daha kılınarak secdeye varılsa,bu namaz nafileye dönmüş sayılır.Bu halde kılınan namaz sabah namazı ise,dört rekattan sonra hemen selam verilir..İkindi gibi dört rekatlı namaz ise,beşinci rekata bir rekat daha ilave edilip ondan sonra sonra selam verilir.Sahih olan görüşe göre bu durumda sehiv secdesi gerekmez.(konuyla ilgilenenler ileryen günlerde geledek olans ehiv secdesini gerektiren halleri takip etsin)

Ta’dil-i Erkana Riayet (Rükünlerin Hakkını Vermek)= Namazlarda ta’dil-i erkana riayet etmek İmam Yusuf’a göre bir rükün olduğundan farzdır,bundan maksat,namazın kıyam,rükü ve secde gibi her rüknünü sünnetle yerine getirmek ve bu rükünleri yaparken her uzuv yatışıp hareket halinden beri bulunmalıdır.

Örnek;Rüküdan kıyama kalkarken vücüd dimdik bir hale gelmeli ve sükünet bulmalı,en az bir kere”” Sünhanerabbiye’l Azim”” diyecek kadar ayakta durup ondan sonra secdeye varmalıdır.Her iki sede arasında da böylece bir tesbih miktarı durmalıdır.

Namazdan manevi haz duyanlar,namazda tadil-i erkana riayet ederler,acele etmekten sakınırlar.Acele etmeyi saygıya ve edebe aykırı görürler

(Not = Kitap harici bir yorumdur.Namaz kılarken ki sizlerde çok görüyorsunzdur.Rüküya eğilip rüküdan öyle hızlı kalkıp ve hiç beklemeden secdeye öyle hızlı gidiyor,secdeden öyle hızlı kalkıyor,diğer secdeye veya kıyam durumuna öyle hızlı geçiyor ki anlamıyorsun.Namazdan maksat sadece eğilip kalkmak veya 3-5-7 neyse bitirip namazdan çıkmak değil.Namazı bu maksatla ve bu düşünce ile eda eden arkadaşlar varsa eğer bu yanlışlarından vazgeçmeleri gerekir.Çünkü Rükü ve Secde’nin hakkını vermezsen yani tadil-i erkana riayet etmezsen eğer namazın bozulma ihtimali yüksektir..İmama uyan kardeşlerimiz de imamdan önce ne rüküya gidin nede secdeye .İmam rüküya secdeye gittikten çok kısa olmak kaydı ile imamdan sonra gidin,ve rükü ve secdeden imamdan sonra kalkın.Ancak dediğim gibi çok kısa bir süre. bulunsun arada)