Namazda Her Harekette Akla Gelmesi Gereken Şeyler

Namazın İçindeki Farzlar



Müezzinin çağrısını duyduğun zaman kıyametteki çağrıyı gözünün önüne getir ve çağrıya icabet etmek için kulları sıva.Çağrıya ne şekilde icabet ettiğine ve namaza hangi bedenle durduğuna bak.

En dıştaki zarfın olan namaz kılacağın yeri,sonra en yakın kabın olan giysilerini,sonra da kabuğun olan bedenini temizlediğin zaman özün olan kalbini temizlemeyi unutma.

Çünkü kalp,mabut olan Allah’ın nazargahıdır.Kalbin temizlenmesi,haddi aşmaktan dolayı pişmanlık duyup bir defa yapmamaya azmetmekle olur.

Avret yerlerini örttüğün zaman bil ki,böyle yapmaktan maksat bedenin çirkin yerlerini halkın gözünden gizlemektir.

Peki ;

İçindeki avretleri ve Rab’binden başkasının görüp bilmediği sırrındaki rezaletleri nasıl örteceksin? Bütün bunları Allah’ın görmesine engel olacak hiç bir şey yoktur.Bunların kefareti pişmanlık,haya ve korkudur.

Kıbleye döndüğün zaman,yüzünü bütün yönlerden çevirip Allah’ın evine döndürdün demektir.O halde bil ki kalbini Allah’a çevirmen bundan daha önemlidir. Nasıl ki başka şeylerden çevirmeden,yüz Allah’ın evine dönmüyorsa ; kalp de O’ndan başkasına yüz çevirmedikçe yüce Allah’a dönmez.

Namaza başlamak üzere ayakta durduğun zaman

Rab’binin azameti karşısında mütevazi bir kalple dur ve kıyamet günü O’nun huzurunda duracağını düşün.O’nun ululuk ve azametini bilmiyorsan bir kölenin hükümdarın huzurunda durduğu gibi dur.

Namaza niyet ettiğin zaman emirlerine uymada O’na icabet etmeye karar ver.Rab’bine itaat etmeyip arzuna uygun hareket ederek arzunun O’ndan daha önemli olmasından kaçın !

‘Yüzümü döndürdüm’ sözünü söylerken yalancı olmaktan sakın! Çünkü kişi arzusuna yönelmişse,Allah’a yönelmemiş demektir.

Euzü çekip Allah’a sığındığın zaman bil ki istiaze yüce Allah’a iltica etmektir.O’na iltica etmez ve şeytanın taraftarları arasında olursan,bu sözün hükümsüz kalır.O halde okuduğun şeyin manasını anlamalısın.

Elhamdülillah cümlesini okurken kalbin O’nun nimetlerini ;

er-Rahmani’r-Rahim derken lütfunu ;

Maliki yevmi’d-din derken azametini düşünsün.

Okuduğun her şeyde böyle yap.

Rüku etiğin zaman tevazu ile dol,secde ettiğinde daha fazla boyun eğ.Çünkü sen nefsini gerçek yerine koydun ve yaratılmış olduğun toprağın üzerinde secde etmekle şubeyi aslına döndürmüş oldun.Yapruğun zikirlerin manasını tadarak anlamaya çalış.

Bil ki namaz bu batıni şartlara uyarak elde etmek kalbin pasını giderir

Allah’ın azametini görmesini ve sırlarına muttali olmasını sağlayan nurları elde etmesine sebep olur.Söz konusu sırları ise ancak alimler idrak ederler.Namazın manalarını değil de sadece suretini yerin getiren kişi bunlardan hiçbirini elde edemediği gibi,onların varlığını da inkar eder.Tıpkı bir cenin gibi ;

Eğer aklı olsaydı bulunduğu yerden daha geniş bir yerin varlığını inkar ederdi.Eğer çocuğun temyiz kabiliyeti olsaydı,akıl sahiplerinin göklerin ve yerin melekütuna dair anlattıkları şeyleri kabul etmezdi.

Namaza başlamak üzere tekbir aldığın zaman,kalbin sakın dilini yalanlamasın.Çünkü eğer kalbinde yüce Allah’tan daha büyük bir şey varsa yalan söylüyorsun demektir.



Kaynak = İbnü’l-Cevzi / Minhacü’l-Hasıdin Ve Müfidü’s-Sadıkin / C:1 / bkz = 132-133

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ