Namaz Müminin Miracıdır Ve Namaz Dinin Direğidir

Allah’a teslim olan erkekler ve teslim olan kadınlar, İslam dinine iman eden erkekler ve iman eden kadınlar, taatte devam eden erkekler ve taatte devam eden kadınlar, dürüst erkekler ve dürüst kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, hayır yolunda infak eden erkekler ve infak eden kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve çok zikreden kadınlar var ya, işte Allah onlara mağfiret ve büyük bir mükafat hazırlamıştır (1)”

“Ey oğul,namazın rükü ve sücudun da ve diğer farzları tadil-i erkan ile tamamla.Çünkü asr-ı saadette birisi namaz kılardı.Resulüllah onu rükü ve sücudunu tamam etmediğini görünce şöyle buyurdu:Bir kimse bu halinde ölürse benim dinim üzere gider,fakat amelinin kendisine faidesi olmaz buyurdu.Malumdur ki,namazı tadil-i erkanla kılmazsan namazın tamam olmaz.Namazı maskaraya almış olursun.Namazı tamam olmayan kimsenin dini de tamam olmaz.Nitekim Resulüllah (s.a.v):Namaz dinin direğidir buyurmaktadır.Direksiz din olmaz.Namaz müminin miracıdır (2)”

“Allah içinizden iman edip makbul ve güzel işler işleyenlere kesin olarak vaad buyurur ki: Daha önce müminleri dünyada hakim kıldığı gibi kendilerini de hakim kılacak, kendileri için beğenip seçtiği İslâm dinini tatbik etme gücü verecek ve yaşadıkları korkulu dönemin arkasından, kendilerini tam bir güvene erdirecektir. Çünkü onlar, yalnız Bana ibadet edip hiçbir şeyi Bana şerik yapmazlar. Artık bundan sonra kim küfrana saparsa, işte onlar yoldan çıkıp Allah’a karşı gelmiş olurlar (3)”

Ne acıdır ki namaz kılmayanı zaten kılmıyor, ama namaz kılanı da namaza gereken özeni,gereken itinayı göstermiyor.

Havf ve reca yani ümit ve korku içimizde olmadığı gibi zaten ümit ve korku olmadıktan sonra ihlasın beklenmesi de çok zordur.Zaten asıl olması gereken ihlastır,ümit etmektir,korku beslemektir ama bunların hepsini teker teker kaybettik ve kafesten kurtulan bir kuş misali uçtu gitti.Elimizde sadece şekilden ibaret olan bir kafes kaldı.İşte bizim gibi avam tabakasının da yaptığı budur ki namazı şekilden ibaret sanıpta manevi olarak o ortamı hissetmemek ve yaşayamamak yada yaşamamaktır.

Nitekim Resulüllah (s.a.v):Allah’a,O’nu gözünle görüyormuşçasına ibadet et.Sen O’nu her ne kadar göremiyorsanda,O seni görmektedir ve Ser-i Sakati diyor ki:Sünnet üzere az amel,bid’atlarla işlenen çok amelden hayırlıdır.Hem takvayla yapılan amel nasıl az görülebilir ki buyurmaktadır.

Nitekim yine aynı şekilde İsra olayında Peygamber Efendimiz Burak’a binip yolculuk esnasında başları taşlarla parçalanan sonra eski haline dönüp tekrar parçalanan bir toplumu görünce Resulüllah Cebrail (a.s)’a bunların kim olduğunu sorunca Cebrail (a.s) bunların namazlarında gevşek davrandığını ve üşendiğini söylemiştir. 

Nitekim Yüce Allah bir ayet-i celile de “Vay haline şöyle namaz kılanların:Ki onlar namazlarından gafildirler (Kıldıkları namazın değerini bilmez, namaza gereken ihtimamı göstermezler) (4)” şeklinde buyurmaktadır.

“Selman (r.a)’dan şu hadis rivayet edilmiştir:Namaz bir tartıdır.Her kim tartıyı hakkıyla yerine getirirse Allah Teala da onun tartısını hakkıyla ifa eder.Her kim de haksızlık ederse,Allah Teala’nın tartıda haksızlık edenlele ilgili ne buyurduğunu bilirsiniz (5)”

“Peygamberimiz (s.a.v);

Her kim yalancı şahitliği ve emanetlere ihaneti terketmezse (şunu bilsin ki) Allah Teala onun (oruç tutarak) yeme ve içmeyi terketmesine muhtaç değildir buyurmuştur.Buna göre namaz ve oruçtan yegane maksadın günahlardan uzaklaşmak olduğu ortaya çıkmaktadır (6)”.

Yüce Allah buyuruyor ki;”Kitap’dan sana vahyolunanları oku,namazı ikame et;muhakkak ki namaz insanı her türlü hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar.(Her an) Allah’ı anmak/Allah tarafından anılmak ise daha büyüktür.Allah yaptığınızı bilir.(7)”.

Bir kutsi hadiste Allah Teala şöyle buyurmuştur:

Her namaz kılan,namaz kılmış olmaz.Ben ancak azametim karşısında boyun eğen, arzularını haramlarımdan sakındıran,bana isyanda ısrarcı olmayan,açı doyuran ve açığı giydiren kimsenin namazını kabul ederim

“Doğrusu insan kendi şahsı aleyhine bir delildir,türlü türlü mazeretler öne sürse de (8)”.”Gerçekten insan cimri olarak yaratılmıştır,Başı derde düştü mü sızlanır durur,Ama servet sahibi olunca da pinti kesilir,Ancak namazlarını devamlı kılanlar böyle değildir,Onlar namazlarını devamlı ve düzenli kılarlar ,Onlar o kimselerdir ki mallarında isteyen,Dilenene ve mahrum olana haklarını ayırırlar (9)” ayet-i celileleride kulluğun sadece namazla bitmediğini ancak namazsız bir kulluğunda olmayacağını göstermektedir.”Sabır göstererek, namazı vesile ederek Allah’tan yardım dileyin. Gerçi bu çok zor bir iştir, fakat içi saygı ile ürperenlere değil (10) “.

Neden namaz kılmıyorsun elin mi yok,ayağın mı sakat,gözün mü kör,kulağın mı sağır yoksa akıldan mı noksansın.Akıldan noksansan ne ala ancak diğer saydıklarımız bile namazı kılmana engel değil.

O halde yüce Allah’ın buyurduğu üzere:

“Ve bana ne mani var ki, beni yaratmış olana ibadette bulunmayayım? (11)”,”Haydin Allah’a boyun eğin denildiğinde, boyun eğmezler (12)”,”Hakkı yalan sayanların o gün, vay hallerine! (13)”.

Oysa yüce Allah diyor ki;”Biz, gelmesi yaklaşmış bir azabı bildirerek sizi uyarıyoruz. O gün gelecek, ve her şahıs önünde, yalnız yapıp ettiklerini bulup bakacak ve kâfir: “Ah ne olurdu, keşke toprak olaydım!” diyecek (14)”.

O gün “…kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin, aleyhinizde şahitlik edecekleri bir günün geleceğine inanmıyor ve ondan sakınmıyordunuz, ayrıca siz, yaptıklarınızın çoğunu, Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz,İşte Rabbiniz hakkında beslediğiniz bu kötü zandır ki sizi mahvetti de, o yüzden hüsrana uğrayanlardan oldunuz (15)”,

“Artık onları bırak, boş işlere dalsınlar ve oynaya dursunlar. O vaad olundukları günlerine kavuşacaklarına değin (16)”.Oysa “Böyle yapmakla Biz onlara haksızlık etmedik, ama asıl kendileri öz canlarına zulmettiler (17)”,”Kahrolsun insan, o ne kadar nankördür (19)”.

İşte “Kendilerinden sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki namazı zayi ettiler, şehvetlerinin peşine düştüler. İşte bunlar da azgınlıklarının cezasını bulacaklardır (20)”,”Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur (21)”.

“O gün zalimlere, mazeretleri fayda vermeyeceği gibi, onlardan taziye vermeleri de istenilmez (22)”,”Ancak tövbe eden, iman edip makbul ve güzel işler yapanlar cennete girecekler ve asla haksızlığa uğramayacaklardır (23)”



(1-Ahzab Süresi’35);(2-İmam Gazali E yyuhel Veled / bkz:61);(3-Nur Süresi’55);(4-Maun Süresi’4-5);(5-Ebu Talib el-Mekki / Kalplerin Azığı / C:3 / bkz:329);(6-Ebu Talib el-Mekki / Kalplerin Azığı / C:3 / bkz:321);(7-Ankebut Süresi’45);(8-Kıyame Süresi’14-15);(9-Mearic Süresi’19…25);(10-Bakara Süresi’45);(11-Yasin Süresi’22);(12-Mürselat Ssüresi’48);(13-Mürselat Süresi’49);(14-Nebe Süresi’40);(15-Fussilet Süresi’22-23);(16-Zuhruf Süresi’83);(17-Zuhruf Süresi’76);(19-Abese Süresi’17);(20-Meryem Süresi’59);(21-İsra Süresi’57);(22-Rum Süresi’57);(23-Meryem Süresi’60)