Namaz Kılmayanların Başına Neler Gelecek?

Namaz kılmayana kız vermek, namaz kılmayanların işlerini görmek, hasta bile olsa halini sormak, cenazesine gitmek, taşımak, komşuluk etmek, bir mahallede durmak, seve seve görüşmek ve sevişmek yani yakınlık kurmak caiz değildir.

Nitekim namaza gevşeklik gösterenler yani namazı mühimsemeyip hafife alanlar birçok azap ve cezaya uğrarlar.

Dünyadaki Cezalardan Birincisi= Ömründen bereket kalkar. Yani ömründen hayır ve menfaat görmez. Çeşitli hastalıklar, çeşit çeşit aşağılıklar, çeşit çeşit hakaretler ve zilletler içerisinde hayat sürer. Kimseden saygı görmediği gibi, çeşitli mahrumiyetler ve zaruretlere müptela olur. Sıhhatinden hiçbir hayır ve menfaat göremez.

Bir memlekette vesair ülkelerde daima ve daima hastahane, tımarhane ve hapishanede gördükleriniz, namazına devam etmeyen veya kıldığı namazda gevşeklik gösterenlerdir. Bu gibilerin, bu gibi yerlerde hiç birisinde, ne burada ne de diğer memleketlerde namazı terkedenlerden ve namaza gevşeklik gösterenlerden başkasını ya hiç göremezsiniz yada çok nadir görürsünüz.

Bunun gibi her yerde zahmetli, yorucu ve ağır işlerde çalışanlar da çoğunlukla yine namaz kılmayanlardır. Namaza devam edenler ,namazın şartlarını yerine getirenler, her yerde ve herkesin yanında hürmet, haysiyet ve itibar sahibidirler. Her işte, bu gibiler arkadaşları ve akrabaları arasında seçilmiş ve saygılıdırlar. Aşağı, çirkin, süfli ve ezici işlerde çalışanlar genellikle namaz kılmayanlar veya namaza gevşeklik gösterenlerdir.

İkincisi= Sima-i salihin, yüzünden alınır. Yani Cenab-ı Hakk’ın hizmetinde bulunmaya yarar kimselerin simalarında kendi yaratılışlarındaki güzellik ve cemalden ayrı olarak bir başka güzellik ve cemal vardır ki, namaza gevşek davrananlar her ne kadar güzelleme ve süslenme sebeplerine başvursalar da, hergün defalarca hamama girip çıksalarda, türlü türlü çeşit çeşit süslü ve yeni elbiseler giyseler de yine bu güzellik ve cemale kavuşamaz ve bu simaya bürünemezler. Her çeşit güzel kokular sürünselerde, kendilerine hasıl olan yahudi kokusuna benzer kokuyu hissedebilenlerden gizliyemezler. Bu kokuyu duyanlar vardır. Nitekim Yahudiler, Yahudiliğe mahsus olan kokudan, İslama gelip İslam dinine karar kılmadıkça kurtulamayacakları gibi, namazı terkedenler de namaza devam ve şartlarına riayet etmedikçe kurtulamazlar.

Sima-i salihin ancak namaza devam edenlerde bulunur. Bunu anlayanlar çok veya az bulunur. Hatta bu işin ehli olanlar, geçirilen namazın hangi vaktin namazı olduğunu bilebilirler.

Namaza devam edenler ,uzun zaman hamama gitmeselerde, yıkanmasalar da bunlar gibi hayli zaman çamaşır değiştirmeseler de, vücutları, elbise ve çamaşırları kirlenmez. Namazı terkedenler aksine sık sık hamama gitseler de çamaşır değiştirseler de o nezafet ve o zerafete sahip olamazlar.

Üçüncüsü= Allah Teala hiçbir ameline ecir vermez. Yani günde müteaddit defalar sadaka verse, birçok yetim sevindirse, yedirse, giydirse ,günlerce Kur’an-ı Kerim hatmetse, birçok defalar hacca gitse başka buna benzer ibadet, taat ve iyilikler yapsa, Cenab-ı Hak ona zerre kadar bile ecir ve sevap yazmaz. Dünya ve ahirette bir ecre sahip olamaz. Bütün işleri ve amelleri boştur.

Allah Teala o vakitleri namaza mahsus kıldığından bu vakitleri namazda geçirmeleri elbette ki lazımdır. Bu vakitleri Allah Teala’nın tayin ettiği şekilden ve düzenden çıkarma zulmünde bulundukları için namazı terkedenlerin her işinden, dünyevi ve uhrevi yaptıklarından iyilik, hayır ve bereket kalkar.

Dördüncüsü= Allah Teala namaz kılmayanların dualarını kabul eylemez. Allah Teala çağırılınca ‘Lebbeyk:S öyle yapılsın’ buyurur. Namaz kılmayan Allah Tealanın bu sevabından mahrumdur. Onun duası kabul olunacak makama getirilmez. Yani herhangi bir engel çıkarda geride bırakılır. Kabul olunacak yere ulaşmaz. Tıpkı dünya işlerinde istida (dilekçe) yazan bir kimsenin dilekçesinin bir yerde takılıp esas yerine ulaşmaması gibidir.

Beşincisi= Bütün mahlukat kendisine kızar ve düşman olur. Hepsinin merdududur. Salihler, yani mü’minler Allah Tealaya yar olanlar namaz kılanlardır. Ancak bunlar hayır ve berekete ve rahmete vesile olurlar. Namazda, Adem (a.s)’ın yaratılmasından yeryüzünde mümin kalıncaya kadar, bütün müminlerin ve dolayısıyla bütün mahlukatın da hakları vardır. Namaz terkedilince, Hakk’ın rahmeti örtülü kalır. Rahmetin gelmesine değil kesilmesine sebep olduğundan bütün mahlükat namazı terkedene buğz ve düşmanlık eder.

Altıncısı= Salihlerin dualarında hissesi olmaz. Yani Müslümanların dualarının bereketinden mahrum kalır. Yani hisse ,pay alamaz. Vefat etse, mezarı önünden geçen bir Müslümanın okuduğu fatihalardan gerektiği gibi faydalanamaz, pay alamaz. Allah Teala böylelerini, uluhiyet makamında özel hizmet için sayılan namaza almadığından, Hakka hizmetten kovulmuş ve bu hizmet ,için verilecek olan faydalardan mahrumlardır.

Kaynak = Vesiletü’n Necat -saadet yolu- / bkz:146-148

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.