Namaz Hakkında Bir Ayet-Bir Hadis İnceleme

Bir hadis-i şeriflerinde Peygamberimiz (s.a.v) : Muhakkak ki namaz, insanı, ahlak dışı davranışlardan, meşru olmayan işlerden uzak tutar(Ankebut Süresi’45) ve peygamber Efendimiz’de diyor ki: Sahibini kötülükten alıkoymayan namaz. Allah’tan uzaklaştırmaktan başka bir şeyi artırmaz şeklinde buyurmuştur.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır;”Sana vahyedilen kitabı okuyup tebliğ et, namazı hakkıyla ifa et! Muhakkak ki namaz, insanı, ahlak dışı davranışlardan, meşru olmayan işlerden uzak tutar (1)”

Bir hadis-i şeriflerinde ise Allah Resulü Peygamber Efendimiz Hz Muhammed (s.a.v): “Sahibini kötülükten alıkoymayan namaz. Allah’tan uzaklaştırmaktan başka bir şeyi artırmaz” şeklinde beyanda bulunduğu rivayet edilmektedir ki eğer bu hadis-i şerif doğru ise hangi şartlarda ve ne ile karşı karşıya kalındığı zaman mevcuttur,şayet doğru değilde uydurma hadislerden ise günahı da,vebali de uyduranların boynuna.Bize düşen uydurmadır diyerek geçiştirmek değil,sahih bir hadis-i şerif olduğunu kabullenerek ona göre hareket etmektir.Bu açıklamadan sonra;

a-) Ankebut Süresi 45 ayet-i celile de belirtildiği üzere namaz kılan birisinin hiçbir günah işlemeyeceği,hiç hata etmeyeceği manası çıkarılamaz.Her ne kadar işlemiş olduğun günahlarda ısrarcı olmamak şartıyla,ama bilerek ama bilmeyerek hataya düşeceğin aşikardır. Sonuçta yüce Allah bizlere bir nefis vermiştir ki oda ayet-i celile de belirtildiği üzere Çünkü nefis aşırı şekilde kötülüğü emreder (2)”

Bu durumda her ne kadar nefsimizi terbiye etmemiz gerekse ve bu üzerimize farz olsada Allah’ın fıtratını değiştiremezsin ve ancak nasıl ki şeytanın vesvesesinden kurtulamıyorsun ama tesirini azaltabiliyorsun;aynı şekilde de nefsin arzu ve isteklerine muhalefet olarak,nefsin arzu ve isteklerini yerine getirmeyeceksin.

Nitekim Hz Yusuf kıssasında sizlerinde bildiği üzere Züleyha Hz Yusuf’tan faydalanmak istediği zaman Allah’ın yardımı ile bu çirkin eyleme müdahil olmamıştır ama kendisi de “(Bununla beraber) nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis aşırı şekilde kötülüğü emreder; Rabbim acıyıp korumuş başka. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir (2)” demiştir.

b-) Bazı kıt görüşlü kişilerin güttüğü mantık ve düştükleri hatada şudur ki;Namaz kılıyorsan eğer kötülük yapmayacaksın.Önce kötülükten vazgeçip tam bir Müslüman olduktan sonra namaza başlayacaksın mantığıdır ki bu asılsızdır,aslı ve gerçeği yoktur.

Şöyle ki ayet-i celile de belirtildiği üzerede siz önce kötülükten vazgeçip ondan sonra namazı kılın demiyor.Muhakkak ki namaz, insanı, ahlak dışı davranışlardan,  meşru olmayan işlerden uzak tutar şeklinde beyanda buyuruyor ki;

Buna göre kıldığın namaz er yada geç seni kötülükten ve çirkin işlerden alıkoyacaktır.Bir noktada kendi kendine durup düşüneceksin.Ben namaz kılıyorum.Allah emrettiği için kılıyorum ama madem Allah emrettiği için bunu yerine getiriyorum neden diğer yasakladığı çirkin işlerden;

İçkiden, kumardan,zinadan, kibirden,riyadan, ucubdan,örtünmen gerektiği halde açılıp saçılmamam, kendimi başkalarından üstün tutmamam gerektiğini emrettiği halde neden bu çirkin işlerle kendimi heba ediyor da Allah’ın bana bahşetmiş olduğu en değerli serveti bir hiç uğruna tüketiyor da Allah’ın gadablanmasına sebep olacak işlerde harcıyorum diye düşünecektir ki saten düşünmesi de düşünmemizde gerekmektedir.

c-)Şayet eğer “Sahibini kötülükten alıkoymayan namaz. Allah’tan uzaklaştırmaktan başka bir şeyi artırmaz” hadis-i şerifi doğru ise neden Allah Resulü (s.a.v):

Siz dosdoğru olunuz.Bununla birlikte (bütün amelleri) tamamen yapamazsınız.Şunu da bilin ki amellerinizin en hayırlısı namazdır.Abdeste de ancak mümin olan bir kimse gerektiği gibi dikkat gösterir” buyuruyor ve başka bir hadis-i şeriflerinde ise kendisine namaz kılan ama hırsızlık yapan birisinin durumu sorulduğunda’o kıldığı onu ondan alıkoyacaktır‘.

Yani namaz onu hırsızlık yapmaktan vazgeçirecektir.Sizlerde takdir edersiniz ki Yüce Allah hırsızlık yapmayı yasaklamıştır ama bu yasağa rağmen Allah Resulü (s.a.v):hırsızlık yapıyor diye namaz kılmasın,kıldığı namazdan vazgeçsin yada kıldığı namaz kabul değil demiyor.

d-)Namaz kılarken kıldığıımız namaz kusurlu da olsa,kıldığımız namaz içerisinde yanlışlarımızda olsa;yani yanlışıyla doğrusuyla namazdan vazgeçmeyin ve kusurlu da olsa ki bilerek kimse namazını hatalı ve yanlış kılmaz;namazdan asla ve asla taviz vermeyin. Çünkü Allah Resulü (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde

“En akıllınız,Allah’tan çok korkanınızdır.En güzeliniz her ne kadar en az nefisle ibadet edeniniz olsa bile,Yüce Allah’ın emir ve yasaklarına uyanınızdır” buyurmuştur.Kaldı ki kıldığın namaz içerisinde kusurların,hataların olabilir.Ama bu hataları işliyorum diye yüce Allah namazımı kabul etmez diyede bir mevzu bahis değildir.

Her ne kadar namazı huşu ve ihlas içerisinde kılmamız gerekiyorsa da;namazı ter ketmek zaten başlı başına bir büyük günahtır.Hatalarında olsa yüce Allah’ın huzurundasın,O’na tazim ve saygı duyum,farz kılmış olduğu emri yerine getirmek için huzuruna çıkıp,nefsinle mücadele edip Rabbinin huzurunda durmuşsundur.

Yüce Allah bunu kusurlu olsa da ama kabul eder ama reddeder orasını bilemeyiz.Ancak hiç namaz kılmamaktansa kusurlu da olsa namaz kılmaya devam edelim,devam edin.

Ancak şunu da unutmayın ki

“Ey oğul,namazın rükü ve sücudunda ve diğer farzları tadil-i erkan ile tamamla.Çünkü asr-ı saadette birisi namaz kılardı.Resulüllah onu rükü ve sücudunu tamam etmediğini görünce şöyle buyurdu:Bir kimse bu halinde ölürse benim dinim üzere gider,fakat amelinin kendisine faidesi olmaz buyurdu.Malumdur ki,namazı tadil-i erkanla kılmazsan namazın tamam olmaz.Namazı maskaraya almış olursun.Namazı tamam olmayan kimsenin dini de tamam olmaz.

Nitekim Resulüllah (s.a.v): Namaz dinin direğidir buyurmaktadır.Direksiz din olmaz.Namaz müminin miracıdır (3)”

Bu dört maddeden oluşan açıklama belirtilen hadis-i şerifin uydurma olup sahih olmadığına dairdi.Şayet bu hadis-i şerif eğer sahih yani gerçek ise maddeler halinde şöyle açıklayabiliriz ki;

Nice Namaz Kılanlar Var ki Allah’tan Uzaklaşır Hadisi

a-) Kıldığın namazdan eğer güttüğün dava Allah rızası değilde dünyalık bir meta ise;işte bu noktada o kılmış olduğun namaz senden davacı ve aleyhinde delil olacaktır.Kaldı ki;Bir kişi Peygamber Efendimize Ey Allah’ın Resulü:Bir kişi sözde Allah için savaşır,fakat bundan maksadı dünyalık elde etmektir.Bunun durumu nasıldır diye sorunca

Peygamber Efendimiz (s.a.v):Onun herhangi bir ecri yoktur cevabını verdi.Kaldı ki yarın mahşer meydanında rivayet edilen hadis-i şerife istinaden:Yüce Allah o namaz kılana diyecek ki;Kimin için amel ettiysen git sevabını ondan iste şeklinde hitapta bulunacağı bildirilmiştir.

b-) Kıldığın namazla eğer söz konusu Allah rızası değilde insanların beğenisini ve övgüsünü kazanma isteği,insanların gözünü boyama; diğer bir ifade ile koyun postuna bürünmüş kurt gibi olacaksan;iki yüzlülük yapacaksan eğer bu durumda yine kıldığın namaz senin aleyhinde davacı olacaktır.Değil seni Allah’a yaklaştırmak belkide Allah’tan süreyya yıldızı kadar uzaklaşacaktır.Tabi ki doğrusunu ancak Allah bilir.

c-) Şayet namaz kılarsın,iyi birisi görünürsün ama aslında tüm bunları sırf kendi menfaatini gözeterek yaparsında köprüyü geçtiğin zaman aslın neyse yine ona dönersin.Hani derlerya ayağıma yer edem gör bak sana neler edem.İşte bu özellikle de evlenirken kadınların ve erkeklerin takındığı tavırdır ki buda iki yüzlülüktür,insanları aldatmaktır,kandırmaktır.

Evleninceye kadar melek görünür ama evlendikten sonra da melek görünümlü şeytana dönüşür.İşte bu durumda yine kıldığın namaz senden davacı olacaktır.Çünkü namazı kullanarak insanları aldattın.

Her ne kadar Hz Ömer “Bir kimsenin orucuna veya namazına bakmayın.Konuştuğu zaman doğru konuşup konuşmadığına,emanet edilince hıyanet edip etmediğine,dünyalık elde ettiğinde vera sahibi oldup olmadığına bakın diye buyurmuşsada sonuçta namaz kılan birisinin,kıldığı namazla insanları aldatmaması gerekir.

d-) Şayet kıldığın yada kılacağın namazla insanlara karşı bir üstünlük taslıyorsan,böbürleniyorsan,amelini büyük görüyorsan eğer yine aynı şekilde kıldığın namaz senden davacı olacaktır.Çünkü yüce Allah “Onlar namazlarında tam bir saygı ve tevazu içindedirler (4)” buyurmuştur.

Unutmayın ki Resulüllah (s.a.v):Kalbi hayır dolu,zahid ve alim bir kişinin iki rekat namazı,Allah Teala’ya uzun boylu ve devamlı ibadet edenlerin ibadetlerinden daha sevimlidir şeklinde buyurmuştur.

e-) Şayet kıldığınız namazla eğer kadın yada erkek gibi bir beklentiniz varsa eğer Resulüllah (s.a.v)’in:Kişinin hicreti ne üzere olursa eline geçecek olan odur hadis-i şerifi aklınıza gelsin.Çünkü görüyorum ki kapalı bir bayanla tanıştı yada arkadaş oldu diye sosyal paylaşım sitesindeki ne kadar içki masasında oturduğu resim varsa hepsini kaldırıyor.Zaten bunlara insan demek sanırım insanlık dışı olur.

Tüm bunlara istinaden yine de namazı ne suretle olursa olsun terk etmeyin.Yeter ki kıldığınız namazla dünyalık bir beklenti içerisine girmeyin.Allah zaten sana ihsanda bulunacaktır inşallah.

Nitekim: “Sahibini kötülükten alıkoymayan namaz. Allah’tan uzaklaştırmaktan başka bir şeyi artırmaz” diye bir hadis-i şerif mevcut olsa da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır ki; “Muhakkak ki namaz, insanı, ahlak dışı davranışlardan, meşru olmayan işlerden uzak tutar (1)” .

Yine de bilerek ve isteyerek göz göre göre büyük günahlar başta olmak üzere küçük günahları da işlememek için mücadele gayret gösterelim. Çünkü Peygamber Efendimiz (s.a.v): “En akıllınız,Allah’tan çok korkanınızdır.En güzeliniz her ne kadar en az nefisle ibadet edeniniz olsa bile,Yüce Allah’ın emir ve yasaklarına uyanınızdır”.

Ha diyecek olursanız ki ne namazı kılar nede o günahları işlerim mantığı güdenlere diyecek cevabımız ise belki de bu işlediğin günahtan daha ağır bir günahtır. Malum bu tipler çok nadir istisnalar olsa da namaz kılmadıkları gibi,o kötü gördüğü günahlardan da geri durmazlar.

Nitekim ne kadar dünyevi arzular konular aklını meşgul ederek namazı ikame etsen de,sonuçta sabır gösterip,Allah’ın huzuruna çıkma kulluk bilinci ve şuuru içinde olduğu için yine de Allah’ın rahmetinden ve mağfiretinden ümit var olursun.Aksine amelleri niyetlere feda edip de sadece niyetle yetinecek olursanız,bu ipin ucu kişiyi Allah korusun cehenneme sürükler.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır ki: “Allah’ı namazla anmak, elbette en büyük fazilettir. Allah bütün işlediklerinizi bilir.(Ankebut Süresi’45)”.Amel ve niyet ikisi birbirini tamamlayan bir bütündür.Nasıl ki insan nefes almadan yaşayamaz,amelsiz niyet,niyetsiz amel de bu misaldir diyebiliriz.Tabi ki doğrusunu ancak Allah bilir.

ve………… “Siz, kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin, aleyhinizde şahitlik edecekleri bir günün geleceğine inanmıyor ve ondan sakınmıyordunuz, ayrıca siz, yaptıklarınızın çoğunu, Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz.İşte Rabbiniz hakkında beslediğiniz bu kötü zandır ki sizi mahvetti de, o yüzden hüsrana uğrayanlardan oldunuz (5)”

ANCAK ŞUNU DA UNUTMAYIN Kİ;EN KÖTÜ AMAÇLA VE NİYETLE KILINAN NAMAZ,HİÇ KILINMAYAN NAMAZDAN DAHA İYİDİR.KALDI Kİ NAMAZI BIRAKACAĞINA NİYETİNİ DÜZELT VE O NAMAZA DEVAM EDERSEN EĞER;O NAMAZ ER YADA GEÇ SENİ ALLAH’IN YARDIMI İLE KÖTÜLÜKTEN ALIKOYACAKTIR.YETERKİ SÜREKLİLİK GÖSTER

ASLINDA BÜTÜN İŞ BELKİDE NAMAZA BAŞLAMADAN ÖNCEKİ NİYETE BAKIYOR.HANGİ NİYETLE NAMAZA DURUYORSAN ELİNE GEÇECEK ODUR.



(1-Ankebut Süresi’45);(2-Yusuf Süresi’53);(3-İmam Gazali E yyuhel Veled / bkz:61);(4-Mü’minun Süresi’2);(5-Fussilet Süresi’22-23)