Müziğin İnsan Üzerindeki Etkileri

Müzik Dinlemenin İnsan Üzerindeki Etkileri



İlk başta şunu belirtmek istiyorum;İslam alimlerinin ittifak ettikleri görüşe göre şarkı dinlemek haram yada mekruhtur.Allah’ın haram saydığı ve mekruh olan bir şeyle Allah’ın rahmetine kavuşmak da bir nevi imkansızdır.Tabi ki en doğrusunu ancak Allah bilir.

Hz Aişe anlatıyor:Resulüllah (s.a.v) bir kudsi hadis de şöyle buyuruyor;”Allahu Teala şarkıcılığı haram kıldı.Onları alıp satmayın. Paralarını,öğretilmelerini,onları dinlemeyi hepsini haram kıldı”.Sonra da Lokman Süresi altıncı ayeti okudu.

Eğlence zamanı eğlenir,ibadet zamanı ibadetimi yaparım mantığı.Haşa !.Böyle bir cümle zahiri olarak yanlış olmakla beraber,batını olarak bir nevi yapmış olduğun ibadete güvenmek ve bunu yaptığın kişinin başına kakmaktır.Yani daha açık bir ifade ile anlatacak olursak eğer;

Allah’ım ben sana olan görevimi yerine getirdim,şimdi sıra kendi arzularımı yerine getirmede.Ancak Allah (c.c) sana yapmış olduğun ibadetin kabul olduğuna dair bir işaret mi verdi ki,yapmış olduğun amele ibadete bu kadar çok güveniyorsun ? Unutmayın ki işlemiş olduğunuz günah kesindir,peşindir ve pişmanlık duyarak tövbe edilmediği sürece kalıcıdır..

Nitekim aynı şeyi amelimiz ve ibadetimiz için söyleyemeyiz.Bu bir nevi veresiyedir. Ama kabuldür ama değildir bunu bilemezsin.Ancak bundan ümit var olabilirsin.Ümit var olurken de diğer yandan korku endişesini kalbinden çıkartmayacaksın tabi ki.”Eğer Allah’a (rızası uğruna) ödünç verirseniz, Allah onu sizin için kat kat arttırır ve sizi bağışlar (1)”.Kişinin yapmış olduğu hiç bir şey karşılıksız kalmayacaktır.Zaten bunu da Yüce” Allah onu sizin için kat kat arttırır” şeklinde belirtmiştir.

“Sorgusuz,sualsiz cennete girmek isteyenler,bütün vakitlerini;terazi başında bekleyip,sevabının günahlarından daha ağır gelmesini isteyenler de vakitlerinin çoğunu ibadetle geçirsinler.Ömrün yarısını ibadetle,diğer yarısını ise isyan ile geçirenlerin durumları tehlikededir. (2)

Ancak ne acıdır ki bütün vakitlerini Allah’ı zikir,zifir,tefekkür ile geçirmek bir yana,bütün vakitlerini toplumun büyük bir kesimi,özellikle de genç nesil tamamen kendisini,hayatını bir hiç uğruna,boşa geçirip,dilini, gözünü,kulağını hep gereksiz işlere ve gereksiz uğraşlara verdi (ler).Bu dünyada yaptıkları,gözünü,kulağını ve diğer duyu organlarını gereksiz işlere verenler,mahşerde bu değer verdikleri uğraşların, kendi lehine değil,tam aksine aleyhine bir delil olacağı ve karşısında kendisinden davacı olacağı ve Yüce Allah’ın da kendisinden ömrünü nerede ,nasıl ve ne şekilde harcadığı hususunda hesaba çekileceği gerek Kur’an-ı Kerim’de gerekse hadisler ışığında bildirilmiştir.

Yüce Allah buyuruyor ki;”(Öyle insanlar da vardır ki hiçbir delile dayanmaksızın, halkı Allah yolundan saptırmak ve onunla alay etmek için boş laf satın alırlar. İşte onları zelil ve perişan eden bir azap vardır. (3)”.Burdaki “boş lafı satın aldılar” ayetinden kasıt;

“‘Levhe’l-hadis‘ insanı asıl yapması gereken önemli işlerinden alıkoyan ve hiçbir fayda sağlamadığı gibi,vaktin boşa harcanmasına neden olan oyalayıcı konuşmalar,hikaye,masal vb dinletiler anlamındadır.Tabiun’dan Mücahid,Hasan el-Basri, Katade,bunun yararından çok zararı olan türkü, şarkı ve müzik gibi vakti tüketen şeyler olduğunu söylemişlerdir. Çağımızda sinema,tiyatro,radyo ve televizyonlar eğitici,öğretici ve faydalı birer araç olarak kullanıldıkları sürece bu kavram kapsamına girmezler.Fakat insana faydalı hiç bir yanı bulunmayan, aksine aile ve toplum yapısına zararı olan,kültürü ve gelenekleri aşağılayıcı filmler, oyunlar ve programlar,bilhassa paparazzi ve benzeri programlar bu kavrama dahil edilebilirler.(4)”

“Mana olarak şarkının mahzurlu oluşunun sebebine gelince;şarkı insanı mutedil olmaktan çıkarır. Şöyle ki;insan coştuğu zaman normal durumunda yapmayı çirkin bulduğu şeyleri yapar.Başını oynatması,eliyle alkış çalması, ayaklarını yere vurması,hafif akıllı kimselerin yaptıklarını yapmaktır. Şarkı da bunu gerektirir.Hatta şarkının etkisi içkinin etkisi gibi aklı sarhoş edebilmektedir.Etkisi içkininkine çok yakındır.Bu nedenle ondan kaçınmak ve men etmek gerekir.(5)”

Şarkı dinlemek iki şeyi bir araya toplar

Birisi;kalbi Allah-u Teala’yı tefekkür etmekten ve O’nun hizmetlerini yapmaktan meşgul edip unutturur.

İkincisi;onu acil lezzet ve zevklere meylettirir.Hissi isteklerin hepsini gidermeye davete der.En başta da nikah gelir.Zevklerini hep yinelenenlerde tamamlar.Helallerde yinelenen şeylere yer yoktur. Bu nedenle onu zinaya teşvik eder.Zina ile şarkı arasında bir münasebet vardır.Çünkü şarkı ruhun zevki,zina ise nesin en büyük zevkidir.Bu nedenle şarkı,zinanın davetçisidir.(6)”

Ebu Derda anlatıyor;

Peygamberimiz,”Amellerinizin en hayırlısını,Allah katında en değerlisini, derecelerinizi en çok yükseltecek olanını, (Allah yolunda) altın ve gümüş vermekten daha hayırlı olanını,hatta düşman karşısında (savaşıp) öldürmekten ve ölmekten daha hayırlısını size bildireyim mi? dedi.

  • Ashab;
  • Bildir ya Resulüllah dediler
  • Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurdu;
  • Sürekli olarak Allah’ı anmaktır.

Nitekim böyle bir hadis karşısında,bizlerin yapması gereken şey, vaktimizi gereksiz ve boş işlerle harcamayıp, elimizden geldiği kadar, gücümüzün ve irademizin yettiği kadar Allah’ı anmalıyız,onu zikretmeliyiz .En azından böyle bir hareketin bizim aleyhimize değil de lehimize olacağı umulur.

Böyle vaktinizi boşa harcayarak,heva ve arzularınızın emirlerine uyarak, Allah’ın rahmetinden ümit kesilmemesine rağmen yine de O’nun rahmetine dahil olacağınızı mı umuyorsunuz?.Ümit ancak gerekli şartlar yerine getirildikten veya bu uğurda mücadele gösterdikten sonra umulabilir.Ekin ekiyorsunuz da,ondan verim alabilmek için onun gerekli bakımını ve ihtiyacını karşılıyorsunuz. Ondan sonra ümit ediyorsunuz ancak.Rüzgar eken sonuçta fırtına biçer.Yüce Allah buyuruyor ki; “..çok hilekâr şeytan da sizi Allah ile aldatmasın, Allah’ın affına güvendirmesin! (7)”

Başka bir ayet de ise Yüce Allah şöyle buyuruyor;”Ey iman edenler! Allah ve Resulü size hayat verecek hakikatlere sizi dâvet ettiğinde ona icabet edin.(8)”.Allah Reslü(s.a.v)’nün kişiyi gereksiz işlere,yada günaha girmesine vesile olacak işlere teşvik etmediği açıktır.Aksine o bütün insanlığa, herkesin Rabb’i olan,eşi ve benzeri olmayan Allah’a kulluk etmelerini,O’na kulluk etmenini nasıl ve ne şekilde olacağını, bu kulluk görevine yerine getirirken kişinin karşısına nelerin,hangi düşmanların ve setlerin çıkabileceğini bildirmiştir.Ancak ne yazıktır ki Ademoğlu gözünü kulağını kapatmış;”(Hidayet çağrısına kulak vermeyen) kâfirlerin durumu, sadece çobanın bağırıp çağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer. Çünkü onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple düşünmezler. (9)” ayeti dahiline maruz kalmışlardır.

Nitekim göz neyi görürse,dil neyi söylerse,kulak da neyi işitirse kalbin alışacağı şey odur.Kalbin alıştığı şeyde kişinin dışına yansır.Bu da demek oluyor ki benim kalbim temiz demekle iş bitmiyor. Kalp neyle dolu olursa dilden dökülecek şey,kalbin askerlerinin yani kişinin elinin,ayağının, dilinin, gözünün hizmet edeceği şey de o olacaktır.Hz Mevlana’nın deyimi ile;”Kalp deniz ise,dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur” ifadesi yerinde bir açıklama olacaktır.

“Ey iman edenler! Bilgiyle kalbinizi,itaat ve ibadetle de kendinizi diri tutmazsanız biliniz ki;gün gelir kalbiniz cilasını kaybedip deformasyona uğrar.Hatta gerçek özelliğini kaybedip kirlenir,pas tutar ve ölür.Böylece sizinle kalbinizin arası ayrılmış olur.Çünkü bilgisiz ve amelsiz iman, beslenmesi ve tedavisi durdurulmuş bir hasta gibidir.Tıpkı dalından kopmuş bir yaprak gibi,zamanla canlılığını da kaybedecektir.(10)”

Unutmayın ki;

Şarkı,müzik yani “Musiki,kalbde olmayan bir şeyi kalbe koymaz.ancak musiki kalbde olan şeye hareket verir ve tahrik eder (11)”.ki birde kişi şehevi arzularına hakim olamıyorsa eğer ve kendisine hedefine ulaşabilmek için kurban seçmişse (flört vs vs),Allah o kişilerin de bizlerinde yardımcısı olsun.Bu kişilerin müzik dinlemesi, kendini buna vermesi zaten tam bir felaket.”Çünkü onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. (12)”

Zaten bu flört,sevgili vs vs tamamen bir facia ve felaket.Hakimin birine aşkın ne olduğunu sorarlar. Kendisi bu soruya şu şekilde bir cevap verir; “İnsanın kalbinden beynine çıkan bir dumandır.O dumanı musiki artırır,münasebet yok eder

Kalbin gıdası da cilası da ilimdir,imandır,ameldir,ibadettir,ihlasla yapılan ameldir ibadettir.Müzik ruhun gıdasıdır diyecek olursan eğer,dikkat et de o gıda yarın cehennemde senin yakacağın olmasın.Çünkü müzik ruhun gıdası değil belasıdır vesselam…!!!



1-Teğabun Süresi’17 ; 2-İmam Gazali İhya Ulumi’d-Din C:1 Bkz:940 ; 3-Lokman Süresi’6 ; 4-M.Zeki Duman Beyanu’l Hak C:II Bkz:161 ; 5-İbn’ul-Cevzi Telbis’u İblis Bkz:347 ; 6-İbn’ul-Cevzi Telbis’u İblis Bkz:330 ; 7-Lokman Süresi’33 ; 8-Enfal Süresi’24 ; 9-Bakara Süresi’171 ; 10-M.Zeki Duman Beyanu’l Hak C:III Bkz:155 ; 11-İmam Gazali İhya Ulumi’d-Din C:2 Bkz:806 ; 12-Bakara Süresi’171

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.