Müzemmil Süresi Beyanu’l-Hak Tefsiri

Müzzemmil Süresi Mekki bir süredir.Hz Peygamber’in elçi olarak gönderilmesinin dördüncü yılında iki bölüm halinde indirilmiştir.Taoplamı 20 ayet olan bu süre,adını ilk ayetindeki ‘Ey örtüye bürünen’ anlamındaki ‘Ya eyyühe’l-müzzemmil’ hitabından almıştır.Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre 3,Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre ise 73. süredir.

Allah’ın ayetlerini inkar edenler,elçisini yalanlayanlar,henüz yaşamları devam ediyor,inceden inceye düşünmeye fırsatları var iken düşünüp kendilerini beklemekte olan kıyametten;göğün yarılacağı,çocukların aniden ihtiyarlayıp saçlarının bembeyaz ağaracağı o müthiş günün dehşetinden nasıl korunabileceklerini düşünseler daha iyi olmaz mı?

  • ‘Ey sarınıp bürünen! Birazı müstesna geceleyin kalk,Yarısı kadar,yahut ondan biraz eksilt,Yahut ona (biraz) ekle,Kur’an’ı da tane tane anlaşılır surette oku (Müzzemmil’1-4)’

‘Müzzemmil’,bir şeyi gizleyen;korkaklıktan dolayı,yorganın altına giren ya da bir örtüyü başına çekip uyuyan kimse demektir.’Elbisesine bürünen’ sözü örfte,istiare olarak tembellikten dolayı işi yapmayan,önemsememesi sebebiyle ihmalkar davranan kimse içinde kullanılır.Tefsirlerde ‘El elbisesine bürünen veya vahyin kesilmesi sebebiyle,sıkıntıya bürünen ya da nübüvvet görevini yüklenen’anlamları verilmiştir.

Tertil,dizmek,sıralamak, bilhassa inciyi,estetik bir görünüm içerisinde ipliğe dizmek;sözü en güzel bir üslup ile söylemek;Kur’an’ı acele etmeden,tane tane anlayarak okumak gibi manalara gelmektedir.

  • Kur’an’ı tertil üzere’ okumak demek

İndirilen her bölümü / ayeti ,acele etmeden harf,kelime, tertip ve cümleleri,teker teker tanıyarak,manalarını düşünerek; her ayetin siyak ve sibakı içerisindeki özgün manasını anlayıp maksad-ı İlahi’yi kavrayarak okumak demektir.

Zaten,Kur’an’ın yaklaşık 23 yılda,bölüm bölüm indirilmesindeki amaç da bu okuyuş biçimini gerçekleştirmektir.’Biz onu okuma parçaları olarak,insanlara dura dura okuyasın diye bölümlere ayırıp bölüm bölüm indirdik (İsra’106)’

Enes (r.a) kendisine,Hz Peygamber’in kıraati sorulduğunda şu cevabı vermiştir;

  • ‘Resulüllah’ın kıraati med ve tertil idi (yani uzatılması gereken hardleri bir elif miktarı çeker,metni ağır ağır anlayarak okurdu).

O : ‘Bismillahirrahmanirrahim’i okurken ‘Bismillah’ der,bir elif miktarı çekerdi,’errahman’ der,bir elif miktarı çekerdi,’errahim’ der bir elif miktarı çekerdi; başka bir rivayette ‘er-Rahmanirrahim’ der dururdu; ‘maliki yevmiddin’ der dururdu..’ deyince dinleyen kişi,Desene:’Resulüllah’ın kıraati tefsir idi’ demiştir.

Zira o ^Rab’lerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarıp sırat-ı müstakime,Aziz,Hamid olan Allah’ın yoluna iletme (İbrahim’1)’ amacını güden ‘Mübarek bir kitaptır.Biz onu,akıllar ayetlerini inceden inceye düşünsün ve öğüt alsınlar diye indirdik (Sad’29)’ denilen mu’ciz bir kitabın,veciz vasfı da ilk defa okuyanlar için böyle bir okuyuştan başkasını kaldırmaz.Allah,Kitab’ın hakkını vererek okuyan kimseleri överken (bkz:Bakara’121,manasına dikkat etmeyen veya tamamen ihmal edenleri de ağır bir benzetme ile yermiştir (bkz:Cuma’5)

  • “Muhakkak ki biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz.Gece kalkışı (var ya) o hem daha etkilidir,hem de söyleyişi itibari ile daha sağlamdır (Müzzemmil’5-6)’

Geceleyin,biraz uyuyup dinlendikten sonra,kalkıp Kur’an okumak,namaz kılmak,zikir ve tespih ile meşgul olmak,ibadet amacını daha iyi ve sağlıklı bir biçimde gerçekleştirir.Çünkü beden zinde,zihin berrak,ortam sakin ve halvete daha müsaittir.Kalp ile zihnin muvafakatı,okuyan ile okunan arasındaki ülfeti sağlayacağı için,ayetlerin daha iyi anlaşılmasına katkısı büyüktür.

  • ‘Muhakka biz Firavun’a bir peygamber gönderdiğimiz gibi,size de üzerinize şahit olarak bir rasul gönderdik (Müzzemmil’15)’

Her peygamber,kavmine şu üç manada şahittir;

Bir peygamber olarak,

Numune-i imtisal vasfıyla örnek bir insan olarak

En son hesap gününde ümmetine tanık olarak.

Şüphe yok ki Rabbin senin ve seninle beraber olanlardan bir kesimin gecenin üçte ikisinden az,yarısı ve üçte biri kadar ayakta durduğunu(zu) bilir.Gece ve gündüzü yalnız Allah takdir eder.O sizin bunu sayamayacağınızı bildiği için size doğru yöneldi.Artık Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun.Allah sizden hastalananlar olacağını,diğer bir kısmının da Allah’ın lütfundan arayarak yeryüzünde yol tepeceklerini,başka bir kısmının da Allah yolunda çarpışacaklarını bilir.O halde ondan kolayınıza geleni okuyun,namazı dosdoğru kılın,zekatı verin ve Allah’a güzel bir surette borç verin.Nefisleriniz için önden ne hayır gönderirseniz onu hem daha hayırlı hem de ecir bakımından daha büyük olmak üzere Allah’ın yanında bulursunuz.Allah’tan mağfiret de dileyin.Şüphesiz ki Allah çok mağfiret buyurandır,çokça merhamet edendir (Müzzemmil’20)

Bir hadisinde Resulüllah (s.a.v);

Kalpleriniz Kur’an ile ülfetini devam ettirdiği sürece okumayı sürdürün,ülfetiniz kesildiği an okumayı bırakın.

Çünkü;

‘Kendisinde tedebbür ve tefekkür olmadan okunan Kur’an’da hayır yoktur’ buyurmuştur.

Yani tefekkür ve tedebbür ile Kur’an ile ülfet kurarak okudunuz;o size bir şeyler söylüyor,siz de söylediklerini açık ve net olarak anlıyorsunuz… Fakat yoruldunuz veya uykunuz geldi yahuıt da zihniniz başka bir konuya takıldı… Yani dikkatinizi toparlayamıyor,mana büyüklüğünü kuramıyor,sözü anlamada güçlük çekiyorsanız,o durumda okumanın anlama yönünden size bir yararı olmayacağı için,boş yere oyalanmaktansa okumayı bırakmanız daha iyidir.

Burada şu ayetleri de hatırlamak gerekir:

  • ‘Ey iman edenler! Allah’tan korkun;her kişi yarın için ne hazırladığına bir baksın! Allah’a karşı gelmekten sakının,çünkü Allah yaptıklarınızdan haberdardır.Sakın ha,Allah’ı unutanlar gibi olmayın! Zira Allah’ı unutmak onlara kendilerini unutturdu,onlar da fasıklardan oldular (Haşr’18-19)’

‘Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız size Allah’ı unutturmasın.Kim böyle yaparsa,işte onlar zarar etmişlerdir.Biriniz,kendisine ölüm gelip çatmadan ‘Rabb’im,n’olur,az bir ömür ile ölümümü ertelesen,ben de sadaka verip Salihlerden olsam’ diyeceği gün gelmeden önce size verdiğimiz rızıktan Allah için harcayın.Zira Allah,ömrü tamam olduğu an hiçkimsenin ölümünü ertelemez.Allah yaptıklarınızdan haberdardır (Munafikun’9-11)’



Kaynak = M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:1 / bkz:65…73

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.